Çalışma Saatleri : Pazartesi - Cuma 09:30 ile 18:30 | Cumartesi 10.00 ile 18.00

All posts by admin

Hamilelikte Sabah Bulantısı

Sabah hastalığı olarak bilinen sabah bulantısı erken gebeliğin yaygın bir semptomudur ve çoğu durumda ilk üç ayın ardından ortadan kaybolur. Bunun nedeni gebelik sırasında hormon değişiklikleri ve yemeye bağlı yaşanan değişimlerdir. “Sabah hastalığı” olarak adlandırılmasına rağmen, bulantı günün herhangi bir saatinde olabilir. Bu bakımdan bulantının sadece sabah ile sınırlı olmayacağı unutulmamalıdır. Sabah bulantısı bebeğe zarar vermez. Bununla birlikte, hamile bir kadın şiddetli ve devam eden bir kusma yaşarsa, bir doktora başvurması gerekebilir.

Sabah Bulantısı Nasıl Önlenir?

Sabah bulantısı veya mide bulantısını önlemek için bazı yiyeceklere dikkat etmek ve yemek yeme tercihlerini değiştirmek gerekebilir. Bunun için şunlar dikkat edebilirsiniz;

  • Daha küçük yudumlarla daha az yemek yemeyi tercih edin.
  • Çok fazla içecek tüketmekten kaçının. Yemekler arasında sık sık su içmek yararlı olacaktır.
  • Yağlı, baharatlı ve kızarmış gıda tüketiminizi sınırlayın.
  • Isıtıldığında yiyeceklerin daha güçlü bir kokusu olduğunu ve bulantıyı daha da tetikleyebileceğini unutmayın. Mümkünse, başkalarından yemek pişirmede yardım etmelerini isteyebilirsiniz.
  • Sabahları kuru bir bisküvi yemeyi alışkanlık haline getirebilirsiniz.
  • Geceleri yatmadan önce sağlıklı bir atıştırmalık yemek yararlı olabilir. Meyve, yoğurtlu kraker gibi farklı ürünleri tercih edebilirsiniz.
  • Zencefilli tablet, kuru zencefilli alkolsüz bira, nane çayı veya zencefil çayı tüketmeyi deneyin.
  • Tadı, kokusu veya görünümü sizi hasta hissettiren gıdalardan kesinlikle kaçının.
  • Doktorunuz önermedikçe sabah bulantısını önlemek adına herhangi bir ilaç kullanmayın.

Diş Temizliğine Dikkat

Kusmaya neden olan mide asidi, diş minelerine zarar verir. Dişleri kusmadan hemen sonra temizlemek için diş fırçası kullanmayın. Aksi takdirde dişlerinize ciddi zarar verebilirsiniz. Ağzınızı temizlemek için su bu tür durumlarda yeterli olacaktır.

Sabah Bulantısı Ne Kadar Sürer?

Sabah bulantısı genellikle gebeliğin 16 ila 20 haftasından sonra geçmeye başlar. Bununla birlikte, bazı kadınlar daha uzun süre mide bulantısı yaşamaya devam edebilmektedir. Sabah bulantısı bazen gebeliğin hafif rahatsızlığı olarak düşünülür. Ancak bu durum bebek bekleyen bir annenin günlük aktiviteleri ve yaşam kalitesi üzerinde önemli ve olumsuz bir etkisi olabilir. Bu süreç çoğunlukla diyet değişiklikleri yapmak ve bol dinlenmek suretiyle çözüme kavuşturulabilir. Ailenin ve arkadaşların desteği, sabah bulantısını daha kolay yönetilebilir hale getirebilir.

Sabah Bulantısına Neden Olan Şey Nedir?

Sabah bulantısının kesin olarak nedeni bilinmiyor. Bununla birlikte, bazı tahminler ve tetikleyici durumlar tespit edilmiş durumda. Bunlar ise şöyle;

  • Östrojen düzeylerinin yükselmesi (Gebeliğin erken dönemlerinde kadın seks hormonu östrojen düzeylerindeki değişiklikler, kısa süreli bulantı ve kusmaya neden olabilir)
  • hCG seviyelerinde yaşanan değişiklik (vücudun gebelikten sonra üretmeye başladığı bir hormondur)
  • Beslenme yetersizliği (beslenmedeki vitamin eksikliği başka bir neden olarak düşünülür)
  • Gastrik problemler (Progesteron gebelik için rahmin hazırlanmasına yardımcı olan ve rahim astarını koruyan bir hormondur. Progesteron üretimi arttıkça mide bulantısının da arttığı tahmin edilir.)

Sabah Bulantısını Neler Tetikler?

Birçok sebep, sabah bulantısının artmasına yol açabilir. Bunlar arasında şunlar bulunur;

  • Önceki gebelikteki bulantı ve kusmalar
  • Kadın fetüsünde yaşanan değişimler
  • Aile hastalıkları geçmişi
  • Genç yaşta anne olma
  • Şişmanlık
  • Stres ve psikolojik etkenler
  • İkizler veya üçüzler gibi birden fazla gebelik durumu
  • İlk gebelik.
  • Genişletilmiş plasenta, aynı zamanda sabah bulantısı için bilinen bir risk faktörüdür.

Tüm bunlarla birlikte sabah bulantısı, pek çok hamilenin ortak sorunlarından birisidir. Görüldüğü üzere nedeni tam olarak bilinmediği gibi 2-3 aylık sürenin ardından ortadan kalkmış olması, hamileliğin ilerleyen dönemlerinde kadınların son derece rahat bir hamilelik yaşamasını sağlamaktadır. Özellikle yeme güçlüğü çekilmesi nedeniyle hamilelerin bitkin ve yorgun hissetmesine neden olan bulantı, doktor ile birlikte ortak bir tedavi sürecinin başlatılmasını gerektirebilir. Aynı zamanda bulantı nedeniyle hiçbir yiyecek tüketemeyen annelerin gebeliğini riske atmaması adına doktorundan destek alması zorunlu olacaktır.

Kusmaların nedeni aynı zamanda anne adayları tarafından da fark edilebilmektedir. Tüketilen yiyecekler, bir koku ya da ortamdaki diğer etkenlere bağlı olarak bulantı yaşanabileceği gibi bunların fark edilmesi de mümkündür. Bu tür durumlarda ortamda anneyi rahatsız eden durum ortadan kaldırılarak daha rahat bir hamilelik yaşanabilir ve aynı zamanda sabah bulantısı da böylece önlenebilir.

Devam

Gebelikte Egzersiz Nasıl Yapılmalı?

Hamilelik sırasında doktor kontrolü dahilinde egzersiz yapmak faydalıdır. Fakat hamilelik dönemi dikkat edilmesi gereken hassas bir dönem odluğu için bilinçli bir şekilde egzersiz yapılması gerekmektedir. Bu konuda önerilere göz atabilirsiniz.

Egzersizlerin Katkısı Nelerdir?

Hamilelik sırasında düzenli egzersiz, sağlığınız ve refahınız için önemlidir. Duruşu iyileştirebilir, sırt ağrısını önleyebilir, yorulmayı azaltabilir, stresi alabilir ve doğum için ihtiyacınız olan akıcılık oluşturabilir. Ayrıca hamilelikte gelişen bir şeker hastalığının önlenmesinde de yardımcı olabilmektedir. Çoğu aerobik, direnç ve esneklik egzersizleri gebelik sırasında güvenlidir. Ancak her kadın ve her gebelik farklı olduğu için hamilelik döneminde herhangi bir egzersiz programına başlamadan önce doktora danışmanız çok önemlidir.

Egzersiz ve Nabız

Egzersiz yaparken kalp atış hızınızı akılda tutun. Egzersiz sırasında kalp atış hızının 140 atımın üzerine çıkarmaması önerilir. Gebe kalmadan önce fiziksel olarak aktif olan çoğu kadın hamilelik boyunca fiziksel aktiviteyi sürdürebilir. Fakat yoğunluğun azaltılması gerekebilir. Maksimum kalp atış hızınızın yaklaşık % 70’inde egzersiz yapmanız riski tamamen önleyecektir.

Hamilelikte Kim Egzersiz Yapmamalı?

Hamilelik sırasında egzersizin güvenli olup olmadığını anlamak için doktora danışmak şarttır. Bununla birlikte astım, kalp hastalığı veya şeker hastalığı gibi rahatsızlıkları olan kadınların egzersiz noktasında mevcut rahatsızlıkları baştan engel olabilecektir.  Ayrıca, kanama veya lekelenme, düşük plasenta, tekrarlayan düşük, erken doğum riski, geçmişte erken doğum yapma gibi gebelikle ilgili durumunuz varsa egzersizi yapmamanız daha iyidir.

Suyu İhmal Etmeyin

Antrenmanlarınız boyunca su içmeye özen gösterin. Hamilelik sırasında egzersiz yaparken bol miktarda su içilmelidir. Egzersiz yapmaya başlamadan 20-30 dakika önce antrenman sırasında her 20-30 dakikada bir su içmelisiniz. Ayrıca rutininizin ardından tuvalete gitmeyi de unutmayın.

Hangi Antrenman Programı?

Size göre bireyselleştirilmiş bir egzersiz programı için doktora ya da uzmana danışın. Bununla birlikte, sağlıklıysanız ve gebeliğinizde komplikasyon gelişmiyorsa, çoğu kadının takip edebileceği bazı genel programlar vardır. Beş dakikalık bir ısınma ve beş dakikalık gerilme ile antrenmana başlayın. Yaklaşık 15 dakika kardiyovasküler aktivite almaya ve kalp atış hızınızı kontrol etmeye çalışın. Yavaş yavaş tempoyu düşürün. Çoğu egzersiz, dikkatle uygulandığı sürece hamilelik süresince güvenlidir.

Hamileyken, birçok egzersiz yapabilir. Sadece aşırıya kaçmamalı ve sınırları iyi bilmek gerekir. Yüzme, yürüyüş veya düşük etkili aerobik dersleri gibi aktiviteler sizin veya bebeğinizin sağlığı açısından yararlıdır. Hamileliğiniz ilerledikçe denge veya koordinasyon gerektirmeyen egzersizleri tercih etmelisiniz.

Esneme Egzersizleri

Egzersizinizden önce ısınmaya yardımcı olmak için germe hareketleri yapın. Germe, kaslarınızı diri tutmak ve diğer hareketler için onları hazır hale getirmek adına önemlidir.

Boyun Rotasyonu

Boyun rotasyonu boynunuzdaki ve omuzdaki gerginliğin hafifletilmesinde yardımcı olabilir. Başınızı öne doğru bırakarak başlayın. Ardından başınızı yavaşça sağ omzunuza, ardından ortasına ve sol omzuna doğru döndürün.

Omuz Döndürme

Omuz rotasyonları hareket aralığının korunmasına yardımcı olur. Omuzlarınızı öne getirerek başlayın, sonra arkaya doğru gerdirin ve tekrar öne çekin.

Yüzme Hareketi

Yüzme hareketleri kas gerginliğini azalttığı gibi esnekliğin korunmasına yardımcı olur. Sağ kolunuzu yukarı kaldırın ve yana doğru bükülürken vücudunuzu ileri doğru uzatın. Sol kol ile bunu tekrarlayın ve bu diziyi 10 kez tamamlayın.

Bacak Sallama

Bacak sallamak dolaşımı korumaya yardımcı olabilir. Bacaklarınızı ve ayaklarınızı uzatarak oturun. Bacaklarınızı yumuşak bir sarsıntı hareketi ile yukarı ve aşağı hareket ettirin.

Ayak Bileği Döndürme

Gebelik sırasında ayak ve ayak bileği şişmesi yaygındır. Ayak bileği rotasyonları ise dolaşıma yardımcı olur ve bu bölgedeki sıvı birikimini azaltabilir. Ayağınızı ve ayak bileğinizi kullanarak geniş daireler çizin. Sağa dört kez ve solda dört kez döndürerek bu egzersizi tamamlayın.

Yoga Egzersizleri

Yoga yapmayı isterseniz, özellikle hamilelik veya doğum öncesi yoga dersleri almanız gerekir. Eğer bu konuda deneyimliyseniz hamilelik döneminizde de yoga yapabilirsiniz. Yoganın pek çok yararı vardır. Ancak hamileyken bazı hareketlerden kaçınmanız gerekebilir. Normal bir sınıfta yoga sınıfına giriyorsanız, eğitmene önceden hamile olduğunuzu bildirin.

Gebelikte Hangi Hareketler Yapılmamalıdır?

Hamileyken bazı egzersizler güvensiz olarak kabul edilir. Hamilelik sırasında şunlara dikkat edin;

  • Nefes tutma
  • Düşme ihtimalinin yüksek olduğu aktiviteler (kayak veya binicilik gibi).
  • Futbol, ​​futbol, ​​basketbol ve voleybol gibi temas sporları.
  • Hafif abdominal travmaya neden olabilecek egzersizler
  • Sarsıntı hareketleri veya hızlı yönde değişiklikler içeren aktiviteler
  • Atlama veya koşu gerektiren etkinlikler.
  • Uzanırken zıplama.
  • Ayakta dururken bel büküm hareketleri.
  • Ağır egzersiz atakları ve ardından uzun süre faaliyetsizlik.
  • Sıcak, nemli havalarda egzersiz

 

Devam

Kürtaj Kaç Aydan Sonra Yapılmaz?

Kürtaj, tıp dilinde vücudun boşluklarında oluşan zararlı dokuların kazınıp alınması demektir. Kürtaj istenmeyen bir gebeliğin ortadan kaldırılması için uygulanan tıbbı işlemlere verilen isimdir. Kürtaj işlemi istenmeyen bir gebelik oluşumu dışında annenin sağlığı açısından zarar oluşturulacak bir durum var ise de yapılmaktadır. Düşük yapmış olan kişilerin rahminde bebeğe ait parçalar kalmışsa, rahim içerisindeki zararlı doku atılamadıysa da bu işlem yapılmaktadır. Kürtaj halk arasında bilindiği gibi sadece bebek aldırmak için yapılan bir işlem değildir, aynı zamanda rahim içinin temizlenmesi için de gerekli olan bir tıbbı işlemdir. Hamile olmayıp, uzun süredir adet gören ve kanamanın kesilmediği bayanların rahminin temizlenmesi için de kürtaj işlemi uygulanmaktadır. Bu işleme ise Probe kürtaj denilir. Bu işlem sonrasında kanamanın nedeni araştırılır, tedavi amaçlı yapılan bir uygulamadır.

Kürtaj İçin Gerekli Olan Süre

İstenmeyen bir gebelik oluşumunda, tıbbı açıdan kürtaj olmak isteyen bayanların belli bir süre içerisinde bu işlemi gerçekleştirmesi gerekmektedir. Bu süre ise 10. Gebelik haftasına kadar geçerlidir. 10. Haftayı geçmiş olan gebeliklerde kürtaj işlemi uygulanmamaktadır. Yasal olarak 10. Haftayı bir gün geçmiş olan bebeklerin alınması kesinlikle yasaktır. Bu nedenle bu kürtaj işlemini gerçekleştirmek isteyen kişilerin mutlaka gebelik sürecini iyi takip etmesi gerekmektedir, yaklaşık olarak iki buçuk aya tekabül eden bu süreç, doktor kontrolü ile kesin bir şekilde öğrenilmelidir. Kürtaj kaç aydan sonra yapılamaz denildiğinde iki buçuk ayı geçen kişiler bu işlemi hiçbir şekilde gerçekleştiremezler.

Hangi Durumlarda Kürtaj İşlemi Gerçekleştirilir

Kürtaj süresi yasal olarak aşmış olan anne  ve bebeklerde, bazı riskli durumlarda kürtaj işlemi gerçekleştirilebilmektedir. Eğer anne sağlığını ya da bebek sağlığını riske atacak bir durum var ise kürtaj süresi geçse bile bu işlem mecburen gerçekleştirilir. Örneğin, bebeğin sağlık sorunu var ise, anomali gibi rahatsızlıklarla dünyaya gelecek ise kürtaj işlemi gerçekleştirilir ya da ilaç yöntemi ile annenin düşük yapması sağlanır.

Kürtaj Gebelik Sürecince Yaptırılabilir Mi?

Kürtaj işlemi 10. Gebelik haftasına kadar, her hafta yaptırılabilmektedir. Kürtaj işlemi için bebek ne kadar küçük ise kişinin sağlığı açısından oluşacak riskler o kadar ortadan kalkar. Bunun için gebeliğin ilk haftasında kürtaj olmak anne sağlığı için her zaman daha iyidir. Uzmanlara göre en ideal kürtaj süresi 5 ve 6. Haftalardır fakat ilerleyen haftalarda da kürtaj işlemi yasal olarak gerçekleştirilebilmektedir.

Hamileliğin Sürdürülmesini Önleyen Hastalıklar

Gebelik süresi boyunca sıkıntı yaşanan ya da daha sonradan ortaya çıkan annenin sağlığını etkileyecek riskli durumlar olabilir. Bu gibi durumlarda kürtaj işlemi 10. Haftayı aşsa da uygulanabilmektedir. Hamileliğin sürmesini engelleyen hastalıklar ise; lösemi, kronik anemi, lenfomalar, pıhtılaşma hastalıkları, hemolitik sarılıklar, kronik şizofreni, psikoz manyak depresif, paranoya,  kızamık, sıtma, Down sendromu, marphan sendromu gibi rahatsızlıklardır.

Kürtaj Sonrasında Oluşabilecek Rahatsızlıklar

Kürtaj sonrasında en çok merak edilen konular kısırlığın oluşup oluşmayacağıdır. Kürtaj sonrasında hiçbir şekilde kısırlık gibi sağlık problemleri oluşmaz. Önemli olan kürtajın, tıbbı açıdan uygun şartların olduğu hastanelerde yapılması gerekmektedir.  Kürtaj işleminde kişilerin isteğine göre anestezi işlemi uygulanmaktadır. Genellikle kürtaj işlemi doktorun tecrübe ve tercihine göre vakum uygulaması ile yapılmaktadır. Kişiler olabildiğince gereksiz kürtaj olmaktan kaçınmalılardır. İlerleyen dönemler de kişilerin sağlığı için bu durum tehlike arz edebilir. İki ve ya üçüncü kez kürtaj olma işleminde herhangi bir sıkıntı yaşamazsınız. Fakat bazı durumlarda kişinin sağlık durumunda riskler ortaya çıkabilmektedir. Bunun için olabildiğince kişilere korunmalılardır.

Devam

Tüp Bebek Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Tüp bebek tedavisi, kişilerin çeşitli yöntemleri deneyip hamile kalamaması sonucunda uygulanmaktadır. Tüp bebek uygulaması laboratuvar ortamında yumurtalıkların sperm ile birlikte döllenmesini sağlamaktır.  Döllenen yumurtalıklar tekrar rahmin içerisine enjekte edilmektedir. Bu şekilde kişilerin gebe kalması sağlanmaktadır, yardımcı üreme tekniği olarak kullanılan bu yöntem günümüzde oldukça yaygındır.

Tüp Bebek Aşamaları

Tüp bebek tedavisinde ilk aşama olarak, annenin yumurtalıkları ve babanın spermleri laboratuvar ortamında döllenmektedir. Bu döllenme sonucunda embriyo oluşacaktır ve embriyo anne rahmine yerleştirilir. Kişilere bu uygulamamlar yapılmadan önce mutlaka çiftlerin daha önceden geçirmiş oldukları hastalıklar incelenmektedir. Anne adayının daha önceden geçirdiği gebelikler ve düşük oranlarına bakılır, eski tahliller tekrar incelenir. Tüm bu bilgilere göre doktorunuz sizler için en iyi tüp bebek planlamasını yapacaktır. Planlamalar sonucunda sizlerle birlikte tedavi süreci konuşulup tedaviye başlanacak olan gün seçilir.

Yumurta Toplama Aşaması

Yumurta toplama aşamasında gelişmiş olan yumurtalar toplanır ve döllenme işlemi için laboratuvarda saklanır. Bu işlem gerçekleştirilirken babadan da sperm örneği alınır, eğer baba sperm vermek istemiyor ise mikro TESE yöntemi ile de sperm elde edilebilmektedir. Bu aşamadan sonra döllenme aşaması gerçekleşmektedir. Döllenme aşamasında spermler ile yumurtalık döllendirilir. Döllenene yumurtalarda laboratuvar ortamında saklanmaktadır. Döllenme işlemi sonucunda anne adayına kısa süreli bir işlem ile embriyo yerleştirilir, yaklaşık olarak bu işlem beş, on dakika sürmektedir. Bu işlem sonrasında 12 içerisinde gebelik testi uygulanır.  Sonuca göre tüp bebek uygulamasının başarılı olup olmadığı görülür.

Tüp Bebek Aşamalarının Süreleri

İlk aşama bir gün içerisinde tamamlanmaktadır. Daha sonra 15 gün kadar ikinci aşama sürecektir, yumurtaların toplanacağı aşama ise yarım saat sürmektedir ve kişiler bir iki saat dinlenmesi için uygulama merkezinde bekletilmektedirler. Bu işlemden yaklaşık olarak 3- 4 gün sonra tüp bebek merkezi ziyaret edilir ve transfer işlemi beş dakika da gerçekleştirilir. İşlemler tamamlandıktan sonra 12 gün beklenir ve hamilelik testi yapılır. Bunun için tekrar uygulama merkezine gitmenize gerek yoktur, bir hamilelik testi alarak evde kendiniz de bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz. Tüp bebek tedavisi ne kadar sürer denildiğinde bu işlemlerin hepsi bir ayınızı almayacaktır. Kısa bir süre içerisinde tedaviniz gerçekleştirilecektir.

Kısırlığa Sebep Olan Rahatsızlıklar

Kısırlığın pek çok farklı sebebi olabilmektedir. Bunlardan biri kanal tıkanıklığıdır. Spermler kanal tıkanıklığı durumunda yumurtalıkla bir araya gelemez. Bu da hamilelik durumunu engeller. Endometriosis, yani rahim dokusunun rahim dışında gelişmesi durumudur ve oldukça ağrılıdır. Yumurtlama bozuklukları, düzensiz adet görme ya da hiç adet görmeme durumunda ortaya çıkmaktadır. Bu gibi durumlarda kişiler tüp bebek tedavi yöntemine başvurabilirler. Tedaviye başlamak için ise kişilerin adet gününe göre birkaç gün geçtikten sonra 3. Gün gibi tedaviye başlanabilir. Bu şekilde tedavi aşamaları uygulanmaya başlanacaktır.

Tedavi İçin Yaş Önemli Bir Faktör Mü?

Tedavi işlemi için kişilerin yaşları da oldukça önemli bir faktördür. 35 yaşı ve üzerindeki anne adaylarının yumurtalık rezervleri azalacağı için yumurtalığın yapısında farklılıklar ve doku bozuklukları ortaya çıkabilmektedir. Bu yüzden hamileme kalma oranı yaş ilerledikçe azalmaktadır. Gene de çiftlerin isteğine göre tüp bebek yöntemi uygulanır ve hamile kalma oranı az da olsa bu şekilde çocuk sahibi olan kişiler de vardır. Tüp bebek tedavisi için kişiler ilk olarak mutlaka muayene olmalılardır. Tedaviye doktorun uygun gördüğü süreler ve uygulama biçimine göre başlanmalıdır. Hiçbir şekilde tedavi sürecini aksatmamalısınız. Bu şekilde olumlu bir sonuç alacaksınızdır.

Devam

İstenmeyen Gebeliklerde Kürtaj Seçeneği

Bebek sahibi olmak istemeyen kadınlar, hasta mahremiyeti dahilinde bebeğini aldırma imkanına sahiptir. Özellikle uygulanacak olan kürtaj tedavisi için çok farklı soru işaretleri bulunan kişiler herhangi bir çekince yaşamadan bu operasyonlardan yararlanabilir.

Türkiye genelinde uygulanabilen bu operasyonlarda hedef rahim içerisinde oluşmuş cenini alınması ve hamileliğin ortadan kaldırılmasıdır. Bu kapsamda farklı yöntemler ve teknikler uygulanabilir. Yöntem her ne olursa olsun sorunsuz bir şekilde yapılan operasyon başarılıdır. Kadınlar kısa sürecek operasyon sonrasında rahminde oluşmuş ceninden arınır. Böylece mevcut hamilelik sonlanır. Kadınların operasyonlara yönelik çok farklı soru işaretleri olabilecek gibi iyi bir merkezden alınacak destek sayesinde mevcut sorunlar ortadan kaldırılabilir. Özellikle kişilerin bu tip operasyonları aile planlaması yöntemi olarak görmemesi gerekmektedir. Zira bu tip operasyonlar zorunlu kalmadıkça önerilmez. Rahimde oluşmuş olan caninin alınması, aynı zamanda onun yaşamına son vereceğinden dolayı, bu karar çok ciddidir. Kişilerin bu nedenle de dikkat etmesi gerekir. Uzmanlarla yapılacak görüşmeler neticesinde, özellikle yasal süre içerisinde kişilerin bebek aldırabilmesi mümkündür. Fakat yasal sürenin geçilmesi halinde hiçbir şekilde yasal olarak sağlık merkezlerinden destek alınamaz. Bu nedenle kürtaj yaptırmayı düşünen kişilerin özellikle yasal süre içerisinde işlemlerini yaptırması gerekir. Süre geçtikten sonra kişiler istenmeyen gebeliği devam ettirmek zorunda kalacaktır. Bu hem bebek hem anne hem de baba için çok daha zorlu bir hayat getirebilir. Bu nedenle kişilerin özellikle ilişkiye girdikten sonra hamileliğin yönelik önlem alması ve hamilelik oluşmuşsa dahi en kısa süre içerisinde bu konuda destek alması gerekecektir.

Kadınlar İçin Hamilelik Başlangıcı Ve Kürtaj İşlemleri

Hamile kadın kadın pek çok zaman daha geç müracaat bulunduğundan dolayı kürtaj çalışmaları daha zorlu geçebilmektedir. Bu nedenle de başlangıcı itibariyle kadınların hamilelik sürecinde kararlı olması önemlidir. Özellikle bebeği aldırmak isteyen kişiler, bu aşamada sağlıklı bir şekilde karar vermek zorundadır. Tüm dış etkilerden uzaklaşarak kişiler kendi kararlarını vermeli ve ardından sağlık kurumlarına müracaat etmelidir. Zira bir bebeğin dünyaya gelmesi en çok annenin ve bebeğin hayatını etkileyecektir. Bu nedenle de herhangi bir sorun yaşanmaması ve ileriye dönük daha büyük problemlere yol açılmaması adına ilk adımlarda doğru karar verilmelidir.

Türkiye genelinde yapılabilecek operasyonlarda tüm mevzuatlar aynı şekilde uygulanır ve yasal süre içerisinde müracaat eden kadınlara gerekli tıbbi destek sunulur. Fakat yasal süre içerisinde müracaatını yapılmaması halinde kişilere çok farklı yaptırımlar uygulanacaktır. Destek sağlanamayacağı gibi kişiler Bu hamileliği sürdürmekten başka çare elde edemez. Operasyonlar sanıldığı gibi çok fazla ağrılı ya da acılı geçmez. Bu bakımdan operasyonlar için en basit bölüm operasyonların uygulanmasıdır. Operasyonlar kolay bir şekilde yapıldığından dolayı kadınların herhangi bir sorun yaşamadan işlem yapması ve bebeğini aldırması mümkündür.

Doğru Merkez, Sorunsuz Operasyon

Kürtaj işlemlerinde kadınların bu durumu gizli tutma isteği, sağlıksız ve bu alanda uzman olmayan yerlerin tercih edilmesine neden olabilmektedir. Türkiye’de hizmet veren tüm sağlık kurumlarında hasta doktor haklarına saygılı olarak hiçbir şekilde operasyonların paylaşılmaması esastır. Bu bakımdan kadınların yaptıracağı operasyonun duyulacağı korkusu yaşaması yersizdir. Yapılacak başvurular ile birlikte kadınların bu konuda destek alması söz konusudur. Bu bakımdan herhangi bir çekince yaşamadan uygun bir süre içerisinde destek alınmalıdır. Türkiye genelinde hizmet veren merkezler için internet üzerinden araştırma yapılarak en uygun olan merkez belirlenebilir. Bu aşamanın ardından ise bu merkez üzerinden gerekli tıbbi sürecin başlatılması yeterli olacaktır.

Türkiye genelinde bebek aldırma işlemlerine yönelik toplum baskısı da fazla olduğu için istenmeyen gebeliklerde genelde süreç gizli bir şekilde yürütülür. Kadınlar ya da çiftler ortak bir karar alarak kendilerine tanınmış bu hakkı kullanabilmektedir. Merkezlerde yapılacak operasyonlarda kişilere gerekli olan tüm destek sağlanır. Uzman bir hekim tarafından yürütülen bu işlemlerde operasyon sonrasında nelere dikkat edilmesi gerektiği de detaylı olarak aktarılır. Üstelik kadınların pek çok konuda soru işareti olduğu gibi uzman ile yapılacak görüşmeler sonrasında bu konularda bilgilendirme yapılarak sürecin sorunsuz bir şekilde geçmesi sağlanabilir. Tüm bu bilgiler göz önünde bulundurulduğunda ise kararlı olan ve operasyon yaptırmak isteyen kişiler için Türkiye’deki mevcut şartlarda herhangi bir engel durum söz konusu değildir.

Devam

Çocuk Sahibi Olmak için Alternatif Yöntem Tüp Bebek

Bebek sahibi olmak pek çok çift için en çok istenen durumlardan birisi olsa da çeşitli genetik sorunlar ya da farklı sağlık problemleri bebek oluşumunu engelleyebilmektedir. Bu tür durumlarda normal yollar ile hamile kalınamadığından dolayı tüp bebek tedavisi devreye girmektedir. Tüp bebek normal yollar ile hamile kalamayan kadınların laboratuvar ortamlarında verilecek destekler ile birlikte hamile kalması ve bebek sahibi olması amaçlanmaktadır. Özellikle son dönemlerde tüp bebek tedavilerinin oldukça çeşitlenmesi bebek sahibi olmak isteyen çiftler için de oldukça zengin bir seçenek yaratmaktadır. Bu açıdan çiftler için büyük bir şans yaratan tüp bebek tedavisi çoğu çiftin uyguladığı ve tercih ettiği bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır.

Tüp Bebek Tedavisine Başlama

Tüp bebek tedavisi olmak isteyenler bölgede pek çok farklı seçenek sahiptir ve yapılacak incelemeler sonrasında en uygun merkezi neresi olduğu tespit edilerek bu merkezden tüp bebek için destek alınabilmektedir. Tedavisi oldukça kısa olduğundan dolayı tüp bebek tedavisinde başlayan bir çiftler hamilelik ve bu tedavinin sonuçlanıp sonuçlanmadığı öğrenilebilmektedir. Bu açıdan özellikle tüp bebek çalışmalarının başlatılmasının ardından kişilerin bu konuda hamilelik müjdesini alması da çok kısa sürebilmektedir. Tüp bebek tedavisinde oran çok yüksek değildir ve özellikle düşüklerin sağlık durumuna göre bu başarı oranında değişiklikler yaşanabilmektedir.

Şans ve hamilelik oranı konusunda bilgi almak için tüp bebek tedavi merkezlerine müracaat etmelidir. Merkezleri müracaat edilen kişiler için ilk olarak bir kontrol yapılacak ve ardından bir bebeğin neden oluşmadığına dair nedenler araştırılacaktır. Özellikle bu araştırmalar sonucunda bebeğin oluşmaması ve hamilelik başlamasının nedeni bulunursa tüp bebek tedavisinin başarıya ulaşması çok daha artacaktır. Bu açıdan bakıldığında Türkiye’de pek çok farklı çift tüp bebek tedavisiyle hamile olma ve bebek sahibi olma imkânına ulaşırken uygun ve alanında uzman bir tüp bebek tedavi merkezi sayesinde bu imkândan sizler de yararlanabilirsiniz. Özellikle yaşı ilerlememiş çiftlerin tüp bebek tedavisi ile hamile kalması ve çocuk sahibi olması çok daha yüksek ihtimalle ve başarı oranı yüksek olan bir operasyon ifade etmektedir. Bu nedenle çiftler özellikle çocuk sahibi olamadığı durumlarda gecikmeden destek almalı ve tüp bebek merkezlerine müracaat etmelidir.

Böylece daha uygun bir zamanda tüp bebek tedavisine başlanacağı ondan dolayı çiftlerin başarı ihtimali ve bebek sahibi olma imkânı da artacaktır. Tüp bebek tedavilerinde bu tip detaylar oldukça önemli olduğu gibi kişiler yapacakları incelemeler ve alacakları destekler ile birlikte bu konuda daha iyi sonuçlara ve bilgilere ulaşabilmektedir. Tüp bebek tedavisi sırasında farklı ilaç kullanımları görülebilir. Bu nedenle vücutta farklı değişikliklerin yaşanması da söz konuştur.

Tüm bu aşamaları için önceden hazırlıklı olarak olası olumsuzluklardan daha az bir şekilde etkileyebilmektedir. Bu açıdan tüp bebek tedavisi sırasında manevi ve maddi olarak çiftlerin duruma hazırlanması her zaman sonucun çiftlerde daha az bir psikolojik etki yaratması sağlar. Türkiye’de pek çok bebek tedavi merkezinde farklı çiftler her yıl içerisinde destek alırken eğer siz de hamilelik noktasında sorunlar yaşıyorsanız bu konuda destek almaktan çekinmemeli ve uygun bir merkezde tedavi olmalısınız.

Artan Başarı Oranıyla Büyük Umut

Türkiye’de tüp bebek tedavilerinde artan başarı oranı son dönemlerin en büyük şanslarından birisi olmaktadır. Çiftler, daha fazla başarı öyküsü duydukça bu konuda talepkar olurken, bebek sahibi olmayan kişiler de bu konuda tüp bebek yönteminden yararlanma şansına sahiptir. Eğer siz de yıllardan beri bu konuda çözüm bulamamışsanız, yeni yöntemden yararlanabilirsiniz. Bu aşamada iyi bir merkezi bulmanız ve bu merkezden destek almanız sizin için en büyük avantajlardan birisi olacaktır. Sürekli yenilenen ve gelişen sektörde, kişilerin iyi bir şekilde tıbbi destek alabilmesi adına bu konuda iyi bir merkez ve uzman ile çalışması gerekir. Bu konuda ne kadar doğru bir seçim yapılırsa, elde edilecek sonuç da o kadar iyi olacaktır. Bu bakımdan herhangi bir çekince yaşamadan bu konuda destek almalıdır. Tedavi sırasında çiftlerin çekinebileceği durumlar olsa da tüm bunlar bir tıbbi destek olduğu için bu çekincelerin de ortadan kaldırılması gerekir. Uzmanın alanında başarılı olması en çok bu tür durumlarda yarar sağlar.

 

 

Devam

Epidural Normal Doğum Nasıl Yapılır?

Günümüzde doğum işlemleri eskiye nazaran daha acısız bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Özellikle epidural normal doğum ile kadınların acıyı ve ağrıyı hissetmeden doğum yapması sağlanmaktadır. Bu doğum için prenses doğum da denilmektedir. Özellikle acı eşiği düşük olan kadınlar doğum yapmaktan çok korkmaktadırlar. Oluşan psikolojik korkudan dolayı da doğum sırasında kasılmalar daha sık görülmektedir ve doğum oldukça zor gerçekleşmektedir. Fakat epidural analjezi ile doğumlar artık çok daha kolay bir şekilde acısız gerçekleştirilmektedir. Bu işlem sadece normal doğumlarda değil aynı zamanda sezaryen ile yapılan doğumlarda da çok fazla tercih edilmektedir.

Ağrısız Doğum Nasıl Olur?

Epidural anestezi ince bir kateterin  belden epidural denilen bölgeye verilmesi ile gerçekleştirilmektedir. Bu bölgeye lokal anestezi uygulanır ve annenin acıyı hissetmesi önlenmektedir. Anne hiçbir şekilde baskıyı ve acıyı hissetmeyecektir. Anne doğum esnasında kendinde olacağı için dokunmaları hissedecektir. Bu lokal anestezi mutlaka sağlık personelleri tarafından ameliyat ortamında hijyenik bir biçimde gerçekleştirilmelidir. Bu işlem yapılmadan önce de mutlaka anne adayı bilgilendirilir ve sorusu var ise bilgilendirmeye devam edilir.

Bu lokal anestezi anneye yatar pozisyonda verilmelidir. Epidural iğne girmesi sırasında mutlaka gerilmesi gerekmektedir, bu şekilde daha az acı hissedilecektir. Bu işlem sırasında anne mutlaka kıpırdamadan birkaç dakika boyunca durmalıdır. Doğum sırasında bu anestezinin dozu azaldıkça, acı hissedilmesin diye tekrar lokal anestezi uygulanmalıdır. Bu doz ameliyat öncesinde doktorlar tarafından ayarlanmaktadır.

Lokal Anestezi Ne Kadar Sürede Etki etmeye Başalar

Anneye uygulanan lokal anestezi yaklaşık olarak 15 dakika sonra etkisini göstermeye başlar ve anne dokunmaları hissetse bile ağrı ve acı hissetmemeye başlayacaktır. Bu kadar kısa bir süre de anne adayı uyuşturulur ama bilinci sürekli açık kalacaktır. Bu şekilde anne doğumunu gözlemleyebilmektedir. Epidural kateter takılması anne tarafından acısız ve kısa sürede gerçekleşecek bir işlemdir.

Ağrısız Doğumun Avantajları

Ağrısız doğumda anne normal doğuma göre daha kısa bir süre içerisinde doğum geçirecektir ve doğum sonrasında anne hemen ayağa kalkabilmektedir. Doğum esnasında çok fazla güç ve efor sarf etmeyen anneye bebek hemen gösterilir ve emzirmesine de izin verilmektedir. Aynı zamanda anne psikolojik olarak rahatlayacağı için kas spazmları da gerçekleşmez ve doğum daha kısa bir sürede gerçekleşir. Doğumdan sonra anne de herhangi bir şekilde sağlık problemi de gözlemlenmez. Bu işlem sezaryen doğumlar için de uygulanmaktadır ve gene anne hiçbir şekilde acıyı hissetmeyecektir.

Ağrısız Doğum Kimlere Uygulanmaktadır?

Bu anestezi şekli oldukça başarılı sonuçlar doğurur ve çok fazla da  bir sıkıntı oluşmaz. Bazı durumlarda doğum sonrasında %1 oranında baş ağrısı gözlemlenebilmektedir. Bu anestezi şekli anestezi malzemelerine alerjisi olan kişilere kesinlikle uygulanmamalıdır. İğne bölgeye batırıldığında kızarma ve enfeksiyon yaşanabilir. Nörolojik olarak hastalık şüphesi olan kişilere de kesinlikle uygulanmamalıdır. Bunun dışında uygulamayı reddeden anneler için de bu uyulma kesinlikle yapılmamaktadır. Epidural normal doğum bu gibi durumların dışında uygulanabilmektedir.

Epidural Normal Doğum Yan Etkileri

En çok rastlanan yan etki durumu tansiyon düşüklüğüdür.  Bunu önlemek için annelerin doğum öncesi sıvı tüketimi gerçekleştirmesi istenmektedir. Aynı zamanda doğum süresi boyunca kişilerin tansiyon takibi de yapılmak zorundadır. Eğe kişi çok fazla kilo aldıysa ve bel bölgesinde çok fazla yağlanma var ise bir süre sonra acıların duyulması durumu gerçekleşebilmektedir. Epidural anestezi başarısız olabilme durumu vardır. Çok az bir oranda da olsa doğum sonrasında baş ağrısı oluşabilmektedir. Nadiren de olsa idrar yapamama durumu görülmektedir.

 

 

Devam

Genital Estetik Nedir? Yöntemleri Nelerdir?

Genital estetik, kadınlarda vajina bölgesindeki şekil bozukluklarını gidermek amacı ile yapılan cerrahi operasyonlara verilen genel ismidir. Genellikle Genital bölgedeki şekil bozukluğundan dolayı pek çok kadın psikolojik sorun yaşmaktadır, bu yüzden de bu operasyon çok fazla tercih edilmektedir. Hatta o kadar yaygın bir işlemdir ki burun estetiği kadar çok talep görmektedir. Teknolojinin de oldukça gelişmiş olasından kaynaklı olarak bu işlemler oldukça kolay bir biçimde kısa sürede halledilmektedir. Genital estetik 30 dakika gibi kısa bir süre içerisinde gerçekleştirilmektedir.

Genital Estetiğin Tercih Edilme Sebepleri

Genellikle kadınlar cinsel ilişki sırasında Genital bölge beğenmeme durumundan dolayı sorun yaşamaktadırlar. Bu durum psikolojik olarak da kadınların etkilenmesine sebep olmaktadır. Genital bölgede şekil bozukluğunun oluşmasından dolayı kadınlar cinsel ilişki sırasında utanç ve çekinme hissetmektedirler, bu da ilişkiyi olumsuz yönde etkilemektedir. Bu sebeplerden dolayı Genital bölge estetiği çok fazla tercih edilen bir operasyondur.

Vajinal Genişlikten Dolayı Operasyon

Vajinal bölgedeki genişlikten dolayı da çok fazla operasyon işlemi gerçekleştirilmektedir. Bunun en büyük sebebi ise doğumlardır. Normal doğumlarda vajinada belli bir oranda genişleme olur, bu da kadınları sağlık açısından da etkileyebilmektedir. Bunun dışında vajinanın iç dudaklarının büyük olmasından dolayı da vajinal estetik işlemi gerçekleştirilmektedir. Bu durumdan dolayı genellikle kadınlarda orgazm olamama durumu görülmektedir. Bu sebepten dolayı da kadınlar çok sık vajinal estetik olmaktadırlar.

İç Dudak Küçültme Operasyonu

İç dudak küçültme operasyonu genellikle sarkık dudaklar ve büyüklüğünden rahatsızlık duyuluyor ise gerçekleştirilen bir işlemdir. Dudak büyüklüğü sağlık açısından da enfeksiyonel durumların oluşmasına sebep olabilmektedir. Bu yüzden de dudak küçültme operasyonu yapılmaktadır. Dudakların büyük olması aynı zamanda kadınların cinsel ilişki sırasında ağrı çekmesine de sebep olmaktadır. Sadece cinsel organın beğenilmemesi gibi bir durumda değil aynı zamanda sağlık için de bu işlem gerçekleştirilmektedir.

İç Dudaklardaki Değişikliğin Sebebi Nedir?

Vajinada yaşanan iç dudak değişikliği genellikle kadınlarda ergenlik döneminde gerçekleşmektedir. Ergenlik döneminde meydana gelen hormonel bozukluklardan dolayı iç dudak değişimleri gerçekleşebilmektir. İç dudaklardaki bozukluktan dolayı vajina sürekli olarak nemli kalmaktadır ve bu da enfeksiyonel olayların daha çok yaşanmasına neden olmaktadır.

Vajinal Estetik Nasıl Yapılır?

İç dudak küçültme operasyonu yarım saat ile kırk dakika arasında değişiklik göstermektedir. Bu ameliyat için kişilerin adet döneminin bitimi ideal zamandır. Aynı zamanda hastanın psikolojik olarak da kendini bu ameliyata hazırlaması gerekmektedir. Hasta kendini hazır hissettiğinde bu operasyon gerçekleştirilmelidir.  Ameliyat sonrasında hiçbir şekilde iz kalmaz ve ameliyat olunduğu da dışarıdan anlaşılmamaktadır. Kişiler bu ameliyattan sonra iyileşme süresi boyunca cinsel ilişkiye girmemelilerdir.  İyileşme süresi ise yaklaşık olarak 4 hafta kadar sürecektir.

Vajinal Daraltma İşlemi

Vajina daraltma işlemi iç dudak küçültme operasyonu ile aynı zamanda yapılabilir. Bu operasyonu genellikle doğum sonrasında genişleyen vajinaya sahip olan kadınlar daha çok tercih etmektedirler. Bu operasyon sonucunda vajinanın şekli düzeltilir ve normal boyutlarda daraltma gerçekleştirilmiş olunur. Gevşemiş olan vajina kasları yeniden işlev kazanır. Bu şekilde oluşan gerginlik ile cinsel ilişki sırasında kişilerin zevk alma oranları yükseltilmiş olunur. Vajinanın genişlemesi durumu genellikle ilerleyen yaşlarda daha sık görülmektedir. Bu yüzden ameliyat oranları da ileriki yaşlardaki bayanlarda daha sık görülmektedir. Operasyon sonrasında kişiler de özgüven yenilenmesi olur ve psikolojik olarak kendilerini daha iyi hissedeceklerdir. Bu işlemler sonrasında kişiler ani hareketlerden kaçınmalılardır ve bisiklet gibi araçlara da bir süre binmemelilerdir. Bu şekilde iyileşme tamamlanacaktır.

Devam

Dış Gebelik Belirtileri Nelerdir?

Dış gebelik döllenen yumurtanın rahim içinde değilde rahimin dışında bir yere tutunmasından kaynaklanan bir gebelik türüdür. Genellikle bu dış gebelikte çok sık anne kayıpları yaşanmaktadır. İlk üç ay içerisinde anneyi kaybetme riski oldukça yüksektir. Fakat bu durum gebeliklerin %1’inde görülmektedir. Döllenen yumurta rahimin içine doğru ilerleyemez ve tüplerden geçemez. Bu yüzden de genellikle tubal gebelik olarak da adlandırılabilmektedir. Dış gebelik belirtileri normal gebelik ile aynıdır bu yüzden de kolay kolay kişiler bu durumu fark edemezler. Dış gebelik ilerleyen safhalarda tüpleri germeye başlar ve yırtılmaların oluşmasına sebep olur, annede kanamalar meydana gelecektir. Kişi bu durumu fark etmez ise kanamalar iç kanamaya dönüşecek ve annenin sağlığını yitirmesine sebep olacaktır.

Dış Gebelik Oluşmasının Sebepleri Nelerdir?

Dış gebeliğin oluşmasının pek çok sebebi olabilmektedir. Özellikle tüplerde oluşan tıkanıklıklar buna sebeptir.  Tüplerin hareket durumunu azaltan faktörler dış gebelik oluşumuna zemin hazırlayacaktır. Yaşanan enfeksiyonlar sonucunda dokularda hasar meydana gelmektedir ve tüplerdeki yapışıklık artarak tıkanmaya başlayacaktır. Bu tıkanıklıkların boyutu spermin geçeceği boyutu da engelleyecek durumda ise kısırlığa sebebiyet vermektedir. Bu yapışıklığa sebep olan tek şey enfeksiyonlar da değildir aynı zamanda daha önceden geçirilmiş olan ameliyatlar, dokuların yapışmasına neden olabilmektedir. Over kistinin oluşmasından dolayı çok fazla bu tarz cerrahi operasyonlar gerçekleştirilmektedir. Ayrıca apandisit ameliyatlar sonucunda da bu tarz yapışıklıklar oluşabilmektedir.

Kişilerde doğum sonrasında da tüplerde tıkanma görülebilmektedir. Spiral kullanımı gebelik oluşumunu büyük ölçüde olumsuz etkiler, daha önceden ektopik gebelik geçirmiş kişilerde ise dış gebelik riski her zaman daha yüksektir. Anne adayı bir kez dış gebelik geçirdiyse ikinci hamileliğinde dış gebelik olma oranı yüksek ihtimaldir.

Dış Gebelik Anlaşılabilir Mi?

Dış gebelik belirtileri normal bir gebelik ile aynı olduğu için kişi bu durumu kolay kolay fark edemez. Çoğu ölümlerin sebebi de erken fark edilmeyen dış gebelikten dolayıdır. Dış gebelik belirtileri olarak kişiler normal gebelikteki gibi mide bulantıları çekmeye başlarlar, kasılmalar gerçekleşir, adet gecikmesi olur. Fakat ilerleyen safhalarda bu belirtiler değişecektir ve kasıklarda ağır ağrılar, anormal derecede vajinal kasılmalar gerçekleşecektir, vajinada kanama ve baygınlık hissi oluşacaktır. Bu gibi durumlarda hemen kişinin doktora gitmesi gerekmektedir. Aksi durumda bu kanamalar iç kanamaya dönüşeceği için müdahale edilemez ve anne hayatını kaybedecektir.

Dış Gebelik İçin Tedavi Mümkün Müdür?

Dış gebelik oluşumunda eğer bir yırtılma meydana geldiyse bu durumun tedavisi yoktur ve hemen cerrahi müdahale yapılması gerekmektedir.  Laparoskopi işlemi yapılarak dış gebelik temizlenmektedir. Fakat bazı durumlarda hastanın sağlığı için dış gebeliğin oluştuğu tüpün alınması gerekebilmektedir. Eğer hastada yırtılmalar gerçekleşmediyse, doktor kontrolünde kişinin gebeliği sürekli olarak gözlemlenmelidir. Bu duruma bekle ve gör evresi denilmektedir. Dış gebeliklerin bazılarında yırtılmalar gerçekleşecek kadar büyüme gerçekleşmez ve bir süre sonra kendiliğinden bu embriyo dışarıya atılmaktadır. Bu sırada ise vajina da kanama meydana gelmektedir.

Bhcg Değerlerinin Düşmesi

Dış gebelik geçiren kişilerde bhCG değerlerinin düşmesinde dolayı iç kanama riski oldukça azalır. Bu değerlerin doktor kontrolünde sürekli olarak ölçülmesi gerekmektedir. Bu değerler gebelik öncesi değerlere ulaşana kadar takip işlemleri devam edilmelidir.  Bu gibi durumlarda bebeğe ait kalp atımı duyulmuyor ise kişilerin cerrahi bir operasyon olmasına gerek yoktur.

Nadiren dış gebelik tüpleri dışında da embriyonun tutunduğu yerler olabilmektedir. Karın boşluğuna yerleşen gebeliklerde görülebilmektedir. Nadirde olsa tüp içine yerleşme durum da görülebilmektedir. Genellikle bu durumlar ise düşük ile sonuçlanmaktadır.

 

Devam

Ağrısız Doğum Yöntemleri Nelerdir?

Bayanların en çok korktukları konulardan biri de normal doğum sırasında yaşanacak olan ağrılar ve sancılardır. Fakat her doğum sırasında ağrı yaşansa da ağrısız doğum için bazı yöntemler bulunmaktadır. Çeşitli yöntemler ile doğum sancılarının giderilmesi sağlanmaktadır.  Doğum ağrısını azaltmak için çeşitli ilcalar kullanılabilmektedir. Ayrıca hamile olan bayanların bu dönemde bilgilendirilmesi ve psikolojik olarak rahatlatılması da oldukça önemlidir. Ağrısız doğum yöntemleri için anestezi yöntemi en çok başvurulan yöntemdir.

Anestezi İle Ağrısız Doğum

Anestezi uygulaması ile doğum yapacak olan kişilerin ağrıları azaltılmaktadır. Doğum için lokal anestezi ve epidural analjezi uygulanmaktadır. Lokal anestezi bebeğin doğumu sırasında yapılır ve ağrının duyulmasını engeller. Aynı zamanda doğum sonrasında da oluşabilecek olan yırtıkların dikilmesin de lokal anestezi uygulanır ve annenin acıyı hissetmesi engellenecektir. Lokal anestezi sayesinde doğum sırasında ve sonrasında yaşanacak acı hissedilmemiş olunur. Epidural analjezi yöntemi ile de doğumun başından sonuna kadar anneye uygulanan yöntemdir. Ağrısız doğum olarak bilinen bu yöntem ile anne hiçbir şekilde ağrı hissetmeden doğumu gerçekleştirecektir. Aynı zamanda annenin bilinci açık olacağı için de doğumu takip edebilmektedir. Bu uygulama için ilk olarak anneye omurga kısmından anestezi enjekte edilir ve bu işlem doğum sırasında da uygulanarak annenin acıyı hissetmesi önlenmektedir.

Spinal Analjezi Yöntemi

Bu yöntem ile belden omurga aralığına girilerek omurilik zarı içerisine lokal anestezik madde enjektesi uygulanır. Bu anestezi yöntemi ile beş ile on dakika arasında anne uyuşacaktır ve ağrı hissetmeyecektir. Bu anesteziden sonra kişinin tansiyonu ve sağlık durumu sürekli olarak kontrol edilmelidir. Bu uygulamada annenin bilinci açık da olsa baş ağrısı, tansiyon düşüklüğü, solunum baskısı gibi bazı yan etkiler oluşabilmektedir.

Ağrısız Normal Doğum ( Prenses Doğum )

Günümüzde doğumlar oldukça sancısız bir şekilde halledilebilmektedir. Bu ağrısız doğum için epidural analjezi yöntemi uygulanmaktadır.  Bu doğuma halk arasında prenses doğumda denilmektedir. Genellikle bu yöntem yurt dışında daha fazla kullanılmakta olsa da son yıllarda ülkemizde de yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Ağrısız Doğum Nasıl Yapılır?

Epidural anestezi ince bir kateter yardımı ile kişinin belinden lokal anestezi verilmektedir, anne doğum işlemi sırasında tüm dokunmayı ve baskı işlemlerini hisseder, bu işlem annenin sağlığı için hastane ortamında uygulanmaktadır.  İğnenin yapılacağı alanında mutlaka temizlenmesi gerekmektedir ve antiseptik uygulanmalıdır.  Anneye uygulanan bu iğne ile cilt ve cilt altının uyuşturulması sağlanır. Ameliyat süresi boyunca da belli dozlarda bu ilaç anne adayına verilmeye devam edilir ve hiçbir şekilde doğum sırasında acı hissi oluşmaz. Bu yüzden de anneler rahat ve acısız bir şekilde doğum geçirmiş olurlar.

Ağrısız Doğumun Avantajları

  • Bu doğumun en büyük avantajı ağrısız oluşudur.
  • Ağrısız bir doğum olduğu için de doğumun işleyişi hızlanır ve daha kısa bir süre içerisinde doğum gerçekleştirilir.
  • Anneler doğum sonrasında çok kolay hareket edebilirler ve ayağa kalkarak yürüyebilirler.
  • Ağrı hissedilmediği için annelerde psikolojik olarak bir rahatlama gerçekleşir, kas spazmı oluşmaz.
  • Doğum sonrasında anne çok yorgun olmayacağı için bebek de anne kucağına daha kısa bir süre de verilir.
  • Anne daha az efor sarf ettiği için rahatlıkla bebeğini besleyebilir.
  • Baş ağrısı gibi rahatsızlıklarda çok az bir oranda görülmektedir.
  • sezaryen gerekli ise eğer ilacın dozu arttırılır ve gene annenin bilinci açık bir şekilde doğum işlemi gerçekleştirilebilmektedir.
  • Doğum kesesinin açılması durumunda da anneler bu onarım işleminde hiçbir şekilde ağrı ve ya acı hissetmezler.
Devam
Translate »