Çalışma Saatleri : Pazartesi - Cuma 09:30 ile 18:30 | Cumartesi 10.00 ile 18.00

All posts by admin

Hamilelikte Kaç Dönem Vardır?

Hamilelik, hemen hemen her kadının hayali olan bebek için gün saydıkları, harika bir dönemdir. Aile olmanın keyfine varıldığı, en özel zamanlardan birisidir. Anne ve baba adayları bu dönemde oldukça heyecanlıdırlar. Bebeklerini kucaklarına almak için sabırsızlanan anne ve baba adayları, aynı zamanda değişen dünyalarına da ayak uydurmaya çalışmaktadırlar.

Hamilelik uzun ve inişli, çıkışlı bir dönemdir. Zaman zaman keyifli, zaman zaman stresli ve kaygılı hisseden anne adayları, bu dönemde olabildiğince yalnız bırakılmamalıdır. Hamile kadınlar için destek çok önemlidir. Psikolojik destek sağlayan bir eş ve çevresinin olması hamile kadınları oldukça rahatlatacaktır.

Dönem Dönem Hamilelik

Hamilelikte 3 dönem bulunur. Bu dönemler dokuz aylık sürecin, üçer aylara bölünmesi ile ortaya çıkmış olan dönemlerdir. Bu dönemlerin her birine trimester adı verilmektedir. Yani hamileliğin ilk üç aylık dönemi birinci trimester, ikinci üç aylık dönemi ikinci trimester ve son üç aylık dönemi de üçüncü trimester olarak adlandırılır. İlk üç aylık dönem ve son üç aylık dönem çok önemlidir. Hamileliğin ortasında kalan ikinci üç aylık dönem ise; anne adayının en rahat olduğu ve vücudunun hamileliğe alıştığı dönemdir. İlk üç aylık dönemde, hamileliğe alışma evresi anne adaylarını oldukça yorarken, ikinci üç aylık dönemde rahatlamış ve sakinleşmiş olan anne adayları, gebeliğinin keyfini çıkarmaya başlayacaktır. İkinci üç aylık dönemde artık bebek hareketleri de yoğun bir şekilde hissedilmeye başlanmıştır. Bu anne adayı için oldukça heyecan vericidir. Bebek hazırlıklarının da ikinci üç aylık dönemin son zamanlarında yapılması önerilmektedir. Zira anne adayının en keyifli olduğu zamanları değerlendirmesi olumlu olacaktır. Son üç aylık dönemde ağırlaşma yaşayan ve çabuk yorulan anne adaylarının bebek odası hazırlaması zorlaşacaktır.

İlk Üç Aylık Dönem

Hamile kadınların, bebeklerinin olacağını öğrendiği ilk üç aylık dönem en önemli zamanlardır. Bu dönemde hamile kadınlar;

  • Mide bulantısı,
  • Koku hassasiyeti,
  • Alınganlık,
  • Ani duygu durum değişiklikleri,
  • Halsizlik ve uyku hali gibi olumsuz etkiler hissedebilirler. Bunlar gayet normal durumlardır. Hemen hemen her hamilelikte yaşanabilecek olan bu durumlar elbette anne adaylarını zorlamaktadır.

Son Üç Aylık Dönem

Son üç aylık döneminde ise hamileler; mide yanması, şişkinlik gibi farklı etkiler hissetmeye başlar. Son dönemde iyice büyüyen bebek, artık rahimi yukarıya itmekte ve mideyi sıkıştırmaktadır. Ancak son dönemin heyecanı ile anne adayları için artık olumsuz etkilere dayanma direnci de artış göstermiştir. Son üç aylık evrede artık vücut ağırlaşır ve kendini doğuma hazırlar. Doğuma hazırlanan vücutta zaman zaman yalancı kasılmalar ve sancılar hissedilmesi de normal bir durumdur. Bebek hareketlerinin dikkatle takip edilmesi gereken bu dönemde anne adayının bol bol istirahat etmesi ve kısa yürüyüşler yapması önerilir.

Aynı zamanda hamileliğin her evresi gibi son üç aylık evresinde de anne adayının stresten uzak durması gerekir. Taze meyve, sebzeler ile zenginleştirilmiş öğünler tüketmesi anne adayının ve bebeğin son dönemde oldukça yararına olacaktır. Ayrıca bu dönemde anne adayında uykusuzluk ve bel ağrısı gibi şikayetler de artış göstermiştir. Yatarken uygun pozisyonu bulmakta zorlanan hamile kadınların uygun yastıklar ile belini ve omurgasını destekleyerek yatması uygun görülür. Yine anne adayının ödem ve şişliklerini önlemek amacıyla tuz tüketimini de sınırlandırması gerekmektedir. Fazla tuz tüketildiğinde el ve ayaklarda şişmeler görülür. Bu da anne adayını rahatsız eder ve olumsuz etkiler. Bol bol su içmek ve kısa yürüyüşler yapmak hamileliğin son döneminde anne adaylarını oldukça rahatlatacaktır. Son dönemde doğuma odaklanan hamilelerin olumlu düşünmesi de oldukça önemlidir.

Devam

Hamilelik Zehirlenmesi Nedir? Neler Yapılmalıdır?

Tıpta gebelik zehirlenmesi preeklampsi olarak bilinmektedir. Zehirlenme olarak adı geçse de asıl nedeni rahim yatağında bulunan arterlerin daralmasından dolayı plesanta bebeği beslemez gelmesidir. Bu durumda vücutta ödem şişlik ve yüksek tansiyon gibi durumlar meydana gelebilir. İdrarda fazla miktarda protein bulunur. Gebelikte bazen ölümle bile sonuçlanabilen gebelik zehirlenmesi vakaları görülmektedir. Hamilelerin yaklaşık %6 sında bu risk görülmektedir.

Gebelik Zehirlenmesine Neden Olan Sorunlar

Gebelikte tansiyon 160 ile 100mmHg olması ve idrarda protein kaçağının görülmesi, şiddetli mide ağrısı ve idrarda azalma trombosit değerlerinin azalması preeklampsi sırasında gelişen bulgulardandır. Beyin ödemine kadar giden bu durumda sara nöbetleri de eklenmektedir. Gebe anne adayında ayrıca akciğer ödemi ve böbrek yetmezliği de görülmektedir. Tansiyonun yükselmesi sırasında beyin kanaması riski de ortaya çıkar. Bebeğin gelişimi gerilediği için anne karnında bebek ölümü yada erken doğum riski de görülmektedir.

Gebelik Zehirlenmesinin Nedenleri

  • İkiz gebelik yada çoğul gebelikler
  • Obez hamilelik
  • Hamilelikte hipertansiyon sorunu olanlar
  • Böbrek ve karaciğer hastası anne adayları
  • Otoimmün hastalığına bağlı nedenler
  • Fazla gebelik geçiren anneler
  • Gizli şeker hastalığı olan hamilelikler
  • 35 yaş üstü ile 18 yaş altı gebelikler

Gebelik Zehirlenmesi Nasıl Anlaşılır Belirtileri Nelerdir?

Anne adayı hamileliğinde aşırı kilo aldığında hipertansiyon ve ödem gibi durumlar ortaya çıkabilir. Aşırı su tutan vücut damarlardan suyu dışarı kaçırmaya çalışır. Damar yatağının bozulmasından kaynaklanan durumda zehirlenme meydana gelebilir. Gebelikte normal olarak ödem el ve ayaklarda görülebilir bunun gebelik zehirlenmesi ile ilgisi yoktur.

Gebelik Zehirlenmesinin Tedavisi Var mı?

Riskli olan gebelikleri takibe almak gerekir. Tansiyonun yükselmemesi için yada düşürülmesi için bazı tansiyon ilaçları doktor tarafından verilir. Aşırı tuzlu yiyeceklerden kaçınmanız bu dönemde önem taşır. Riskin ortadan kalkması doğumun yapılması ile son bulmaktadır. Anneye eklampsi ve gebelik zehirlenmesi başlamaması için magnezyum tedavisi yapılır. Doğumdan sonrada anneyi yakın takibe almak herhangi bir riskin ortaya çıkmasını önlemektedir.

Gebelik Zehirlenmesi Tekrar Ortaya Çıkabilir mi? 

Anne adaylarının gebelik zehirlenmelerine karşı sağlıklarına özen göstermeleri gerekir. Kilolarını kontrol etmeli aşırı yağlı ve kilo aldırıcı yiyecekler yememeleri sağlıklı olarak beslenmeleri önerilir. İkiz yada çoğul gebelik durumlarında ortaya çıkan gebelik zehirlenmesi yaşanmaması için anne adayı düzenli kontrol altına alınması ve rutin kontrollerini ihmal etmemesi gerekir. Yorgunluk stres gibi durumlardan  düzenli uyuyarak hamileliğini geçirmeye özen göstermelidir. Daha önceden preeklampsi yaşayan hamileler tansiyonlarını takip etmek ve kan tahlillerini takip etmek durumundadırlar.

Gebelik Zehirlenmesi Hangi Aylarda Ortaya Çıkar?

Genellikle hamilelik döneminin 20. haftasından sonra tansiyona dikkat edilmesi gerekir. İdrarda protein ile ortaya çıkan gebelik zehirlenmesinde tansiyon 140/90 mmHs olarak görülür. Sara nöbetlerinin eklenmesi sonucu  eklampsi durumu ortaya çıkmaktadır. Anne ve bebeğin ölümüne neden olan gebelik zehirlenmesi probleminden hamileliğiniz boyunca sık sık doktor kontrollerinizi izi ihmal etmeden sürdürürseniz kolay ve sorunsuz bir hamilelik dönemi de geçirebilirsiniz. Hamilelikte tuz alımınıza ödem oluşmaması açısından dikkat etmek tansiyon sorunu problemini de ortadan kaldıracaktır. Ayrıca sıkıntı ve stresten kaynaklanan durumlarda hamilelikte risk oluşturmaktadır. Herhangi bir sorununuz olduğunda mutlaka doktora danışmalısınız. Bazı belirtilerle karşılaşırsanız bulantı,kusma, ödem karın ağrısı ve karaciğerde aşırı şiddetli ağrı gibi durumlarda zaman kaybetmeden doktora gitmenizde fayda vardır. Erken tedbir alarak hem sizin hem de bebeğinizin sağlığını riske sokmadan önlem alabilir erken müdahale edilebilir.

 

Devam

Hamilelikte Yapılmaması Gerekenler

Hamilelik, kadınların tüm hormonlarının değiştiği ve geliştiği mucizevi bir süreçtir. Her kadın hamilelikle birlikte değişir ve olgunlaşır. Planlı gebelik ya da plansız gebelik yaşamış olan bir kadın gebeliği süresince birçok şeye dikkat etmelidir. Bir kadın özellikle hamile kaldıktan sonra yaşam şartları ne olursa olsun bir takım değişiklikler yapmak durumunda kalır. Çünkü bu özel süreçte artık düşünmesi gereken minicik bir aile üyesi daha vardır ve bilinçlenmek zorunlu hale gelir. Öncelikle hamile bir kadının doktor seçimi ilk önemli detaydır. Anneler bu dönemde oldukça seçici ve heyecanlı davranabilirler. Uygun doktoru bulmak da kimi zaman zorlaşır. Daha hassas ve alıngan olan hamile kadınlar, gebeliği boyunca kendisine eşlik edecek olan doktoru itinayla seçer ve güvenmek ister.

Hamilelik Özen Gerektirir

Hamilelik başladığı andan itibaren, anne adayının beslenmesine yeni bir düzen getirmesi de zorunlu hale gelir.İlk olarak eğer sigara kullanan bir anne adayı ise, bunu öğrendiği andan itibaren sigara kullanmamalıdır. Aynı zamanda sigara içilen ortamlardan uzak durmalı ve dumana maruz kalmamalıdır. Bu, kesinlikle dikkat edilmesi gereken bir durumdur ve ihmal edilmesi bebekte doğabilecek bir çok sorunla karşı karşıya bırakır. Kendi sağlığını ve doğacak olan bebeğinin sağlığını düşünen bir annenin alkol ve sigara gibi zararlı etkenlerden uzak durması şarttır. Ayrıca anne adayının özellikle ilk üç aylık dönemde hareketlerine de oldukça dikkat etmesi gerekir. Zira ilk üç aylık dönem bebek gelişimi ve vücut değişimi açısından önemlidir ve riski fazladır. Ağır kaldırmamak, eşyaları çekip itmemek, kendisini çok yormamak ve sık sık dinlenmek, düzenli beslenmek de anne adaylarına oldukça iyi gelecektir. Bu dönemde doktor kontrollerini de düzenli takip etmek gerekir.

Hamilelikte beslenme konusunda özellikle yenmemesi ve içilmemesi gereken gıdalara da dikkat edilmelidir. Bu gıdalardan bazıları;

  • Yüksek oranda cıva içeren dip balıkları,
  • Alkollü içecekler,
  • Sigara, nargile, elektronik sigara gibi ürünler,
  • Melisa çayı gibi bazı bitki çayları,
  • Sakatat ürünleri ve çiğ etler (salam, sosis gibi). Hamilelerin bu saydığımız gıdaları tüketmeleri gebelikte olumsuz sonuçlar doğuracağından, uzak durulması en doğru tercih olacaktır.

Hamilelere Nasıl Davranılmalıdır?

Hamilelik daha önce de belirttiğimiz gibi kadınların en hassas oldukları dönemdir. Özellikle hamileliğin ilk üç ayı ve son üç ayı içerisinde kadınların duygu durumundaki dalgalanmalar bir hayli yükselecektir. Bu yüzden de etrafındaki insanların ve özellikle eşlerinin hamile kadınlara karşı oldukça itinalı davranmaları icap eder. Ruh hallerindeki dalgalanmalar sebebi ile, gebe kadınlar fazlası ile kırılgan ya da agresif davranışlar sergileyebilirler. Muhatabı olan kişilerin, bunu göz önünde bulundurarak, onlara karşı anlayışlı ve sakin davranmaları gerekir. Hamileliğin getirdiği hormon değişikliği sebebiyle anne adayları kolayca sinirlenir, kolayca üzülür ve çok basit şeylere büyük tepkiler verip ağlama krizlerine girebilirler. Bu gibi durumlarda eşlerinin daima yanında olduğunu hissettirmesi çok önemlidir. Anne adayı duygusal olarak boşlukta hissettiğinden bu dönemde eşinin desteğini alabilmesi çok önemlidir. Bu duygu durum değişiklikleri her anne adayında farklı olabilir. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta, çok büyük seviyelere ulaşmamasıdır. Eğer çok büyük ve abartı durumlar yaşanıyorsa, doktora bildirmekte de fayda vardır.

Hamilelerin Eşlerine Düşen Görevler

Hamilelik, anne adayları için sevinçli ve zorlu bir süreçtir. Aynı zamanda baba adayları için de heyecan, panik, sevinç gibi karmaşık duyguların hissedildiği bir süreçtir. Hamilelik sürecinde baba adayları, anne adayına karşı oldukça yardımsever ve özverili olmalıdır. Onu sakinleştirmeli, stres yaratan durumlardan olabildiğince uzak tutmalıdır. Zaman zaman ağrıları olan hamile eşlerine, rahatlatıcı masajlar yapması da çok iyi gelir. Bu uzun ve mucizevi süreçte eşlerin birbirine karşı destek olması ve anlayış göstermesi, süreci olumlu ve keyifli geçirmek için son derece önemlidir.

Devam

Vajina Estetiğinden Kimler Yararlanabilir?

Günümüzde vajina estetiği, çok önemsenen ve gerektiği durumlarda estetik açıdan doğal ve güzel bir  görünüm sağlamak için yapılmaktadır. Hatta estetik ameliyatları içinde hızlıca popülerleşen bir cerrahi olmuştur. Bu operasyon sayesinde hastalar kendilerini daha mutlu hissetmektedir.

Bazı kadınlarda doğuştan labia minora’ların yani küçük dudakların daha dışarıya doğru sarkık veya asimetresi düzgün olmayan durumları vardır. Bu durum hem işlevsel hem de mental olarak bir takım sorunlara yol açmaktadır.

İç Dudak Küçültülmesi ( Labioplasti )

İç dudak küçültme operasyonlarına kadınların çok rağbet ettiği görülmektedir. Bu durum yine rahatsız edici olabilmekte ve cinsel ilişkide ağrıya yol açabilmektedir. Hatta iç dudaklarda renk bozukluğu da görülmektedir. Normal vajinada iç dudaklar dışarıya doğru taşma yapmaz. Asimetrik görüntüde bozukluk olmaz. İç dudakların  büyük olması bakteri ve zararlı şeylerin girmesini engellemesi açısından olumlu bir şeydir. Ancak aşırı büyüklükte olması gereken temizliğin yapılamaması konusunda olumsuzluk gösterir. Regl dönemlerinde lokal travmatik durumlara yol açabilmektedir. Labioplasti operasyonu ile bu problemden kalıcı olarak kurtulmak mümkündür.

Bu operasyon ergenlik dönemini bitirmiş olan tüm kadınlarda uygulanmaktadır. Ayrıca bakire olan kadınlarda da bu işlem yapılabilmektedir. Gebe kalmaya ve normal doğum yapmaya olumsuz bir katkısı yoktur. 30 ile 40 dakika içinde işlem tamamlanmaktadır. Hiçbir iz kalmaz ve hasta bir hafta gibi kısa bir süre dinlendikten sonra normal sosyal aktivitelerini yapabilmektedir.

Vajina Estetiğini Kimler Yaptırabilir?

  • Doğum sonrası yapılan kesilerden hoşnut olmayanlar
  • İç dudakta görülen sarkmalar, asimetrik bozukluk ve büyüklük görülenler
  • Rahim sarkması olanlar
  • Vajina girişinin darlığından ya da genişliğinden muzdarip olanlar
  • Cinsel fonksiyonu bozuk olan kişilerde
  • Klitorisin şeklindeki bozukluğu olanlar
  • G noktasını  büyütmek isteyenler
  • Mesleği olarak fiziksel görünümüne önem vermek isteyenler
  • İlişki sırasında haz yaşamakta problem çekenler
  • Dar pantolon, tayt ve mayo giymekten çekinenler

Ayrıca yaşa bağlı vajinada renk değişiminin olması da vajina estetiğini gerektirebilir.

Vajina Daraltma (Vajinoplasti)

Bu operasyon genellikle cinsel haz için uygulanmaktadır. Yaşın ilerlemesine, zorlu doğumlara ve cinsel ilişki şekline göre bu işlem gerektirebilir. 30 dakika ile 1 saat arasında değişebilen bir ameliyattır. Lokal ve hafif anestezi eşliğinde yapılır. Vajina daraltma operasyonu ile vajinanın estetik açıdan görünümü düzeltilmektedir. Gevşemiş kaslar düzene girer. Kanaldaki gerginlik sağlanır. Kadın ve erkekte cinsel hazzı yükseltir. Dikkat edilmesi gereken hususlar; 2 ay boyunca cinsel ilişkiden uzak durmak gerekir. Kabız olmamaya dikkat edilmelidir. Yine işlem sonrası kegel egzersizleri yapılması çok önemlidir.  İşlem ardından buz kompresi uygulanması ödem oluşmasını engelleyerek rahat bir iyileşme sağlayacaktır.

Kliteroplasti Operasyonu

Böbreküstü bezlerinin yol açabildiği hormonal bazı sebeblerden dolayı klitorisin büyük olmasını sağlayabilir. Fazlaca klitorisi uyarmak yani mastürbasyon fazlalığı ve genetik faktörler de etkiler. Bazı kadınlarda klitoris boyutu normal olmasına karşın yağ dokusundan ötürü büyük gözükebilir. Bu operasyon 35 ile 40 dakika içinde tamamlanabilir. Operasyon sonrası doğru hijyenin sağlanmaması ya da işlem sırasında kanamanın olması olumsuz sayılabilecek yönleridir.

Dikkat edilmesi gereken husus ise, klitorisin olduğundan küçük yapılması cinsel hazzı etkileyebilmektedir. Bu yüzden işin ehli bir hekim tercih edilmelidir.

Doğum İzlerinin Düzeltilmesi

Problemli doğum geçirenlerde ve doğum esnasında gelişigüzel kesiler atılmış kadınlarda doğum izleri düzeltilebilir. Bu işlem lokal anestezi altında 30 dakika içinde yapılmaktadır. Operasyondan sonra ağrı ve kanama nadir gerçekleşir. Ancak estetik açıdan iyi bir görünüm sağlanmış olur.

Devam

Genital Bozukluklar Kader Değil

Kadınlar güzellik konusunda genellikle dış görünüşlerine önem verseler de, aslında genel olarak estetik görünmeyi önemserler. Son yıllarda gündeme gelen genital bölge estetikleri ise büyük bir açığı kapatmaktadır. Böylece kadınların özgüveni de yerine gelmektedir.


Vajina çeşitli nedenlerle deformasyona uğrar. Sağlık açısından zararı olmayan bu durumun estetik açıdan oluşturduğu durum, kadınlar için psikolojik bir sorun haline gelebilir. Vajinal estetik uygulamaları çok yeni bilinen uygulamalar arasındadır. Hala bu konuların tabu olmasından kaynaklı olarak, bu çeşit işlemler genellikle en az tercih edilenler arasında yer alır. Fiziksel sağlık kadar psikolojinin de iyi olması önemli bir konudur. Ancak görünen o ki, uygulamalar konusunda yaşanan gelişmeler, kadınların oldukça fazla dikkatini çekmiş durumdadır.

Genital organlarda yaşanan genişleme ve şekil değişikliği kadınların zamanla cinsellikten uzak durmalarına yol açabilir. Bu da ilişkilerde bir sorun oluşturabilir. Eğer bu rahatsızlık çok ileri boyutlara ulaşırsa, estetik uygulamalar kaçınılmaz olabilir. Bunun da ötesinde vajinasında meydana gelen rahatsız edici görüntüden çekinen kadınlar, rutin kontrollerini bile aksatmaya başlarlar. Bu da kadın sağlığı açısından riskli bir durum oluşturur.

Vajina Daraltma Neden ve Nasıl Yapılır?

Vajinada genişleme çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Çoklu doğum, iri bebek doğumu, doğum kesiğinin yanlış olması ya da yapısal nedenlerle vajina genişlemesi sorunu oluşabilir. Bu kadınlar cinsel ilişkiden zevk alamama, idrar kaçırma gibi sorunlarla karşılaşabilirler.
Vajina daraltma ihtiyaca bağlı olarak lokal veya genel anestezi altında yapılır. Anestezi şekli hastanın isteği ve ihtiyaçları doğrultusunda belirlenir. Yaklaşık 30-40 dakika sonunda hasta, operasyondan çıkmış olur. Operasyon sırasında vajinanın genişlemiş bölgesi daraltılır. Daraltma operasyonu ihtiyaca göre değişiklik gösterir. Böylece sorun da ortadan kalkar.

Genital Operasyonlar Neleri Kapsar?

Daraltma estetik operasyonlardan biridir. Ancak vajina estetiği bununla sınırlı değildir. Vajinada oluşan sorun sadece genişleme olarak ortaya çıkmaz. Klitoriste sarkma da yaşanan sorunlardan biridir. Bu dudaklar operasyonla küçültülerek daha estetik bir görüntüye ulaşılması sağlanır. Her iki uygulama için de hastanın 18 yaşından büyük ve ergenliğini tamamlamış olması yeterlidir. Hastanın evli olup olmadığına bakılmaz. Ayrıca kızlık zarının bozulacağı korkusuyla genital estetik uygulamalardan kaçınmak da doğru değildir. Kızlık zarı, vajina girişinin gerisinde bulunur. Estetik operasyonlar sırasında kızlık zarı herhangi bir zarar görmez.
Operasyonun ardından hastanın dikkat etmesi gereken birkaç hassas nokta vardır. Öncelikle hastanın iki ya da üç gün içerisinde gündelik yaşama dönmesi mümkündür. Ancak bu süreçte ve sonrasında kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmesi önemlidir. Doktor tarafından verilen ilaçlar düzenli kullanılmalı ve pansumanlar ihmal edilmemelidir. Dikişler zamanla kendiliğinden düşer. Tam iyileşme için ise iki aylık bir süre gerekir. Bu ameliyatların ardından iki ay kadar cinsel ilişkiye girilmesi önerilmez.

 

Devam

Vajina Daraltma Ameliyatları Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kadınların üreme organı olarak tanımlanan vajina, özellikle cinsel anlamda önem içeren bir organ olarak bilinmektedir. Bu bölgede oluşmakta olan aşırı genişlik ve gevşeklik zamanla ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Yapısal, genetik, vücutta değişkenlik gösteren bulgular, gibi kalıtsal nedenlerden oluşmakta olan vajina genişlemesi sonradan da oluşan nedenlere de bağlı olabilmektedir. Bu nedenler arasında normal doğum sonrasında, aniden alınan aşırı kilo, sıklıkla girilen ilişki, kürtaj gibi nedenler yer almaktadır. Bütün bu etkenlere bağlı olarak zaman içerisinde genişleme gösteren vajina estetik görüntüsünü kaybetmekte sarkık ve gevşek bir görünüme kavuşmaktadır. Tıp alanında uygulanmakta olan yeni bir estetik yöntem ile vajinanın eski görünümüne kavuşması sağlanabilmektedir. Vajina daraltma adı verilmekte olan bu cerrahi müdahale, kişinin isteği sonrasında yapılmaktadır. Şimdilerde oldukça talep görmekte olan bu operasyon çoğunlukla özel hastane ve kliniklerde uygulanmaktadır. Vajina sıkılaştırma yada vajina yenileme ameliyatı olarak ta anılabilmektedir. Estetik alanında uygulanan son yenilikler arasında yer almaktadır.

Ameliyatın Uygulanma Süreci

Vajina daraltma ameliyatı öncesinde gerekli olan tüm kontrollerin uzman doktorlar tarafından yapılmış olması gerekmektedir. Ameliyat gerektirdiği kanısı sonrasında, ameliyat sonrası süreci düşünülerek belirli zamanların beklenmesi gerekmektedir. Bu zamanların başında kişide oluşacak kanamanın başka kanamalar ile karıştırılmaması nedeni göz önüne alınarak regl döneminin bitmesi gelmektedir. Bitiminden itibaren 10 gün beklenerek ilgili operasyon uygulanabilmektedir. Ayrıca ameliyat öncesi bu süreçte kişinin sürekli kullanmakta olduğu ilaç ve türevlerini kullanmayı bırakması ve vücuttan bu ilaçların etkilerinin atılması süreci de beklenmesi gereken zaman diliminde yer almaktadır.

Ameliyat Sırasında Uygulanacak Yöntemler

Vajina daraltma ameliyatı da her cerrahi operasyon gibi anestezi içererek yapılmaktadır. Lokal veya genel anestezi olarak bilinen her iki tür de bu ameliyat sürecinde uygulanabilmekte olan türlerdendir. Lokal tipi anestezi kişinin operasyon sonrasında daha çabuk toparlanmasına ve yatak istirahati gerektirmeden taburcu olmasına olanak sağlamaktadır. Ancak genel anestezinin ayılma süreci zaman istediğinden bu süreç uzamaktadır. Ameliyat sırasında vajinanın ön kısmından başlanarak genişlemeyi sağlayan kas ve dokuların bu bölgeden ayrıştırılması sağlanmaktadır. Ortalama olarak yarım saatlik bir süreç gerektiren bu ameliyat sırasında birçok farklı yöntem kullanılmaktadır. Bu vajina daraltma ameliyatı sırasında kişinin genişleyen vajinası yaklaşık olarak 1-3 cm arası daraltılmış olmaktadır.

Ameliyat Sonrası Dönem  

Fazla ağrılı geçmeyen vajina daraltma ameliyatı sonrasında oturma sırasında şikayetler görülebilmektedir. Çoğunlukla kanamanın durdurulması adına uygulanmakta olan tampon buna sebebiyet vermektedir. Çabuk iyileşebilme özelliğine sahip olan vajinal dokular kendini büyük bir hızla yenilemektedir. Ancak  ameliyat sırasında oluşan dikişlerin tamamen iyileşmesi ortalama olarak 15-20 günü bulmaktadır. Bu iyileşme sürecini desteklemek adına ameliyat sonrasında dikkat edilmesi gereken belirli kurallar bulunmaktadır. Bu kuralların başında;

  • Ameliyat sırasında  vajina içine ve dışına atılan dikişlerin oldukça iyi korunması ve zedelenmemesi,
  • Dikişlerin günlük olarak pansumanının yapılması,
  • Vajina temizliğine büyük önem gösterilmesi,
  • Kullanılacak olan hijyen ürünlerinin özenle seçilmesi,
  • Doktor tarafından söylenen talimatlara uyulması ve ilaçların düzenli kullanılması gibi hususlar yer almaktadır.

Böylelikle vajina daraltma ameliyatı sorunsuz bir şekilde tamamlanmış olmaktadır. Bu ameliyat sonrasında çoğunlukla eski sıkılaşmış haline geri dönen bir vajinal görüntü oluşmaktadır. Ameliyatın üzerinden geçen uzun süreç kişinin tekrar normal doğum yapması ile oluşan vajina genişlemesi ile sona ermektedir.

Vajina Daraltma Ameliyatında Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Neticede anestezi gerektirmekte olan bir operasyon niteliği taşımakta olan vajina daraltma ameliyatının her aşaması oldukça büyük dikkat gerektirmektedir. Bu nedenle öncelikle ameliyat gerçekleştirilecek olan hastane olanaklarının iyice araştırılması gerekmektedir. Çoğu ameliyat sonrasında oluşmakta olan kanama ve enfeksiyon risklerinin bu ameliyat içinde geçerli olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle ameliyat sırasında kullanılacak olan materyallerin herhangi bir enfeksiyona sebebiyet vermeyeceğinden emin olmak gerekmektedir. İlgili ameliyatın en önemli hususu operasyonu yapacak olan cerrahın işinde uzmanlaşmış olmasından geçmektedir. Aksi takdirde oldukça basit görünmekte olan bu operasyon kötü sonuçları beraberinde getirebilmektedir.

Devam

Tüp Bebek Tedavisinde Anne Adayının Sorumlulukları Nelerdir?

Doğal yöntemlerle bebek sahibi olmayan bireyler için uygulanan bir yöntemdir. Kadın yumurtalarının erkek üreme hücresi ile birlikte laboratuvar ortamında işlem yapılması halidir. Tüp bebek tedavisinde birçok yöntem kullanılmaktadır. Özellikle bazı ilaçların desteği ile kadın yumurtaları üzerinde uyarma işlemi yapılarak birden fazla yumurta elde edilmektedir. Tüp bebek için başvuru yapan bireylerin çoğu etkili bir tedavi sürecinden geçerek bebek sahibi olabilme hayallerine kavuşmaktadır.

Tüp Bebek Tedavisinde Aşılama İşlemi

Tedavi sürece çiftler üzerinde sıkıntı ve stres yaratabilmektedir. Mutlaka bilinçli bir araştırma yapılmalı ve doktor yardımı ile bu süreci olumlu bir şekilde atlatmaya çalışılmalıdır. Tedavi sürecine başlamadan önce çiftlerin mutlaka olumlu düşünceler içerisinde olmaları gerekmektedir. Bu tedavi sürecinde anne adayına büyük sorumluluk düşmektedir. Anne adaylarının mutlaka pozitif düşünce içerisinde olarak tedavi sürecine başlamaları gerekmektedir. Anne adayları üzerinde pozitif düşünce hakimiyeti konusunda en büyük rol tabi ki de eşlerden geçmektedir ve anne adayı üzerinde eşlerinin mutlaka yardımcı rol oynamaları gerekmektedir.

Anne ve baba olmak isteyen bireylerin tüp bebek için herhangi bir çekinme duygusuna yer vermeden doktorlardan çekinmeden akıllarına takılan tüm soruları sormaları gerekmektedir. Bu şekilde sağlıklı bir tedavi sürecine başlanmış olunur.

Aşılama Sonrası Neler Yapılmalıdır?

  • Aşılama sonrası yaklaşık 30 dk. boyunca sırt üstü uzanmalısınız.
  • Tedavi süreci boyunca ağır kaldırılmamalı ve efor gerektiren faaliyetlerden uzak durulmalıdır.
  • Aşılama yapıla ilk gün banyo yapılmamalıdır.
  • Aşılama yapıldığı günü izleyen iki gün içerisinde cinsel ilişkiden uzak durulmalı ve doktorun söylediği tarihten itibaren net bir bilgi edinmelisiniz.
  • Temiz ortamlarda yatmalı ve mutlaka uyku düzeni oluşturulmalıdır. Bunlara ek olarak sağlıklı beslenmek çok önemlidir.
  • Aşılama tedavisi sürecinde kanama ile karşılaşıldığında korkmamalı ve bunu doktorunuzla paylaşmalısınız.
  • Aşılama işlemine takip eden 14 gün içerisinde gebelik testi yapılarak sonuçları öğrenmek mümkündür.
  • Aşılama süreci ağrısız geçebilmektedir ilk başlarda kasık ağrıları çekebilirsiniz bu süreç devam ederse mutlaka doktorunuza bilgi vermelisiniz.
  • Aşılama sürecinde kanamalar meydana gelebilir fakat çok yoğun bir şekilde seyretmez. Aşılama sürecinde kanama durumu yaşarsanız panik yapmamalısınız. Fakat kanama ağır ve yoğun bir şekilde devam ediyorsa mutlaka doktorunuza bilgi vermelisiniz.
  • Aşılama sürecinde kanama meydana gelir özellikle 15 gün sonrasında meydana gelen bir kanama çeşidi vardır. Anne adayları bu kanamayı takip etmelidir ve kanama meydana gelmesi durumunda korkmamalı ve doktoruna bilgi vermelidir.
  • Aşılama sürecinde sonuç alınılmasa bile doktorunuz tarafından tüp bebek tedavisi için başka yöntemlere geçebilirsiniz.

Aşılama önce anne adayına yapılan bir takım testler vardır. Bunlar çocuk sahibi olmak için herhangi bir engel var mı? Sorusuna cevap bulmak için yapılmaktadır.

Tüp Bebek Tedavisinde Anne Adayının Sorumlulukları

Bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin tüp bebek tedavi sürecine geçmeden önce mutlaka kendilerini bu duruma ve tüp bebek tedavi sürecinden doğacak her türlü sonuca hazır olmaları gerekmektedir. Anne adayının stresten uzak bir şekilde doktoruyla görüşmesi ve tüm tedavi sürecinde pozitif bir şekilde süreci takip etmesi gerekmektedir. Anne adayına en büyük desteği yine eşi verecektir. Çiftler doktorlarından çekinmeden her türlü soruyu sorarak sağlıklı ve bilinçli bir süreçten geçmeleri gerekmektedir. Bu şekilde anne adayı için tedavi süreci başlar ve tedavi yöntemi kapsamından doktoru tarafından gerekli bilgiler verilir. Anne adayı hangi yöntemi kullanırsa kullansın mutlaka stresten uzak bilinçli ve pozitif düşüncelerle doktoruyla tam kapsamlı bir iletişim kurarak tedavisine devam etmesi gerekmektedir. Sonuç ne olursa olsun bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin her zaman olumlu düşünerek tedavi süreçlerine başvurmaları önerilmektedir.

Devam

Gebelik Zehirlenmesi Nasıl Anlaşılır?

Gebelik zehirlenmesi, her gebenin başına gelebilecek bir hastalıktır. Adı her ne kadar zehirlenme olsa da tam olarak bir zehirlenme durumu söz konusu değildir. Hamilelik döneminde ortaya çıkan yüksek tansiyon sebebi ile gelişen bir komplikasyondur. Gebelik zehirlenmesinin nedeni olan yüksek tansiyonun ve zehirlenmenin tam olarak neden kaynaklandığı ise kesin olarak bilinmemektedir. Nedeni tam olarak bilinmese de bu hastalığa bebeğin eşinden kaynaklanma ihtimali oldukça mevcuttur. Fakat bu durum kesin olarak kanıtlanmış bir faktör değildir. Gebelik zehirlenmesinde genellikle idrarda protein atılmasının miktar olarak fazla olması da gebelik zehirlenmesi ile bağlantılıdır. Bu nedenle doktorlar gebelik zehirlenmesinden şüphelendikleri kişilerde protein kaçağı olup olmadığını kontrol etmek amacı ile takip etmektedirler.

Gebelik Zehirlenmesi Belirtileri Nelerdir?

Gebelik zehirlenmesi özellikle riskli gebeliklerde ortaya çıksa da bütün hamilelerin bu konuda takipte olması gerekir. Bu nedenle gebelik zehirlenmelerinin belirtileri bilinmeli, doktordan bu konu hakkında bilgi alınmalı ve belirtiler var ise mutlaka gebeliği takip eden doktor ile görüşülmelidir. Hamilelerde özellikle sık sık tansiyon takibinin yapılması ise gebelik zehirlenmesi ihtimalidir. Gebelik zehirlenmesinin başlıca belirtileri şu şekildedir;

  • Şiddeti fazla olan baş ağrısı durumu
  • Hamilelerin bilinç kaybı yaşaması
  • Görmede problem ortaya çıkması
  • Nefes alırken zorlanmak
  • Karın ve mide bölgesinde şiddetli ağrı
  • Dinlenme ile geçmeyen yorgunluk
  • En büyük belirtilerden birisi ise el, yüz ve ayaklarda olağan dışı bir şişlik olması

Bu belirtiler gebelik zehirlenmelerinin başlıca belirtileridir. Bu belirtilerin olması kesin olarak gebelik zehirlenmesi olduğu anlamına gelmese de ihmal edilmemesi gereken belirtilerdir. Bu durumda yapılması gereken bir uzmana başvurarak gerekli tahlil ve takiplerin yaptırılmasıdır. Eğer gebelik zehirlenmesi teşhisi kondu ise acilen gözlem altına alınması gerekir.

Gebelik Zehirlenmesi Riski Kimlerde Daha Fazladır?

Gebelik zehirlenmesi riski bütün hamilelerde vardır. Fakat bazı hamileler bu riski daha fazla taşır. Bu hamilelerin başında ise fazla kilolu olan anne adayları gelmektedir. Fazla kilosu olan kişiler hamile kaldıkları zaman büyük bir risk altındadırlar. Bunun dışında erken yaşta hamile kalanlar ve 40 yaşından sonra hamile kalan kadınlar yine gebelik zehirlenmesi riski taşımaktadır. İlk hamileliklerde ve ailesinde daha önce gebelik zehirlenmesine maruz kalan kişilerde gebelik zehirlenmesi görülmesi ihtimali oldukça fazladır. Şeker hastalığı ve böbrek hastalığı olan kişilerde de gebelik zehirlenmesi ihtimali yüksektir. Kan pıhtılaşması sorunu olan kişilerde yine bu risk diğer gebelere oranla daha yüksektir.

Gebelik Zehirlenmesi Nasıl Anlaşılır?

Gebelik zehirlenmesi belirtileri mevcut olsa da bu hastalık bütün gebeliklerde belirti olacağı anlamına gelmez. Bazı gebelerde hiçbir belirti olmamasına rağmen gebelik zehirlenmesi durumu ile karşı karşıya kalınabilir. Gebelik zehirlenmesinin anlaşılması için hamile olan kişinin tansiyonunun sürekli takip edilmesi gerekir. Gebelik zehirlenmesinin anlaşılması için mutlaka tansiyon ölçümü yapılması gerekir. Çünkü gebelik zehirlenmesi olan bir kişide daha önce hiçbir tansiyon sorununu olmamasına rağmen tansiyon yüksekliği durumu söz konusudur. Bunun dışında ise idrar toplanması ile yapılan test sonucunda idrarda protein kaçağı olup olmadığı kontrol edilir. Gebelik zehirlenmesi olan kişilerde idrarda protein kaçağı durumu söz konusudur. Daha sonra yapılan kan tahlilleri ile karaciğer ve böbrek gibi organların fonksiyonlarına bakılarak gebelik zehirlenmesi olup olmadığı anlaşılabilir. Trombositlerde meydana gelen düşüklük gebelik zehirlenmesinin teşhisi açısından çok önemlidir. Bununla birlikte karaciğer enzimlerinde meydana gelen yükselme gebelik zehirlenmesi teşhisinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Gebelik zehirlenmesinin anlaşılması için belirtilerin takip edilmesi ve düzenli olarak kan tahlili yapılması gerekir. Ayrıca gebelerde tansiyon ölçümü de gebelik zehirlenmesi riski olabildiğinde sürekli yapılmalıdır.

Devam

Tüp Bebek Tedavisine Hangi Durumlarda Başvurulur?

Bir yıl boyunca korunmaksızın düzenli cinsel ilişkiye girildiği halde gebe kalınmadığı durumlarda doktor önerisi ile tüp bebek tedavisine başvurulur. Bu süre en fazla 1,5 yıla kadar olmalıdır. Tüp bebek tedavisine baba adayının sperm sayısını ve hızını araştırılarak başlanır, basit klinik araştırmalarla sperm kalitesi ve sperm miktarı saptanır.

 

Kadının adet düzeni hesaplanır, adet düzensizliği yumurtlama takvimi çıkarılır. İhtiyaç duyulduğunda hormon testi yapılır, özel ultrason aletiyle vajina içine girerek bir sorun olup olmaması hakkında bilgi edinilir. Gerektiğinde rahime bir miktar ilaç eklenerek tüplerde tıkanıklık olup olmadığı incelenir. Çiftler 30 yaşından küçük ise en az 1 yılı beklemeleri gerekir. Çiftlerin yaşı 30 ve 35 yaşı geçmişse 6 ay gibi bekleme süresi yeterli olacaktır, bu süreçte çocuk sahibi olunamazsa uygun doktora başvurmaları gerekir. Muayeneler sonucunda yumurtlamasında sorun var ise uygun ilaç ve  tedaviyle yumurta oluşumu ve çatlaması için gerekli tedaviler uygulanır. Bu tedaviler arasında tiroit bezi ölçülür, prolaktin yüksekliğine bakılır,  polistik ovar gibi problemlerine bakılır.

Histereskopi veya laparoskopik olarak bilinen cerrahi işlemlerle rahim içinde yapışıklıklar ayrılır. Rahim içinde herhangi yara ve iltihap var ise temizlenir, gerektiği zaman doktor kontrolünde antibiyotikle iltihap temizlenir. . Anne adayını çocuk sahibi olma şansı artırılır. Ancak erkekte sperm kalitesi düşük veya sperm bulunmaması, sperm sayısının 5 milyonun altında olması, kadında tüpler kısmen kapalı ve yumurta sayısı düşük, her iki çiftin yaşı ilerlemiş ise bu durumlara mutlaka tüp bebek tedavisine başvurulur.

Tüp Bebek Tedavisinde Ne Zaman Karar Verilir?

Günümüzde kısırlık ve tüp bebeğine duyulan ihtiyaç giderek artarak devam etmektedir, bu sayı 10 milyonu bulmuştur. Buda demektir ki her 100 çiften 15i birçok nedenlerden dolayı çocuk sahibi olamamış ve tüp bebek tedavisine ihtiyaç duymuştur. İlk öncelikle normal yoldan çocuk sahibi olamayan çiftlere aşılama işlemi yapılır. Eğer buda fayda etmemiş ise tüp bebek tedavisine başlanır.

  • Anne 35 yaşından büyük ise 6 ay içinde normal şartlarda bebek sahibi olunmazsa
  • Hamile olma şansı 40 yaşından sonra azaldığı için 3 ay içinde uzman bir doktora başvurulması gerekir.
  • Adet düzeni düzensiz ise 21 günden kısa 35 günden uzun uygun tedaviye başvurularak yumurta rezervi azalıp azalmağı kontrol edilir.
  • Anne adayı önemli karın ameliyatı geçirmiş ise yapışıklık var mı diye muayene edilir. Cinsel yolla bulaşan hastalık varsa tespit edilir.
  • Birinci derecede kısırlık gibi hastalık var mı araştırılır. Hamilelik planlanmadan önce ne gibi korunma yolları kullanılmış, herhangi bir sorun oluşmana karşı önlemler alınır.
  • Erkekler içinde bazı araştırmalar yapılması şarttır. Yaşı göz önünde bulundurularak sperm sayımı ve hızı kontrol edildikten sonra herhangi bir testis ameliyatı geçirmiş mi?

Çocukluk döneminde kabakulak gibi hastalık geçirmiş mi, cinsel yolla bulaşan hastalıklar hepatit ve HIV gibi bulaşıcı hastalık geçirmiş mi, kanser tedavisinde radyoterapi ve kemoterapi gibi kısırlık yaratan tedavi sürecinden geçtiğini araştırılır. Anne adayında araştırıldığı gibi birinci derecede akrabalarında kısırlık bebek sahibi olamama durumu var mı araştırılır.

Tüp bebek tedavi süreci ne kadardır?

Bu süreç yaklaşık 15 gün sürer, Erkeğin sperm verme süreci ise 10 dakika kadar kısa bir süreci kapsar. Kadınlarda ise adet dönemi hesaplanarak yumurtlama takibi hesaplanır. Adetin başlangıcından itibaren ortalama 15 gün sayılarak yumurtlama takibi yapılır. Çatlayan yumurtayı  4 veya 6 saat içinde erkeğin spermi ile döllenerek kadının rahmine tekrar gönderilir. 2 gün ile 5 gün arasında embriyo oluşumu takip edilir, bunu sağlamak için folik asit ilacı verilir.

Devam

 Vajina Estetiğinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Genital bölgede meydana gelen deformasyonların giderilmesi adına bir takım cerrahi müdahaleler yapılır. Bu ameliyatlar sayesinde hastanın özgüveninin yerine gelmesini sağlarken, cinsel sağlık ve genel sağlık sorunlarına da çözüm olanağı sağlar.

Vajina Estetiği Sorunları Kadınlar Üzerindeki Etkileri Nelerdir?

Vajina genişlemesi birçok sebeplerden dolayı ortaya çıkan ve kadınları büyük oranda rahatsız eden bir durumdur. Vajina genişlemesi yaşayan kadınlar vajinoplasti ameliyatı ile tedavi edilir. Özellikle normal doğum sonrası yaşanan genişleme, sarkma episyotomi adı verilen doğum sırasında bebeğin kafası çıkması için yapılan küçük kesiler nedeniyle oluşan genişleme yaşayan kadınların başvurduğu tedavi yöntemidir. Çok sayıda üst üste yapılan normal doğumlar genişlemeye sarkmaya sebep olacağı için vajina daraltma işlemlerine başvurulur. Vajinanın genişlemesi kadınları olumsuz etkilediği gibi erkeğinde cinsel yaşamında olumsuz etkiler meydana gelir, Bunun sebebi genişleyen vajina kayganlığı azalttığı için his azalmasına da sebep olmasıdır. Vajınoplasti adı verilen tedavi yöntemi kalıcı olarak sorunu çözebildiği için sık tercih edilen tedavi yöntemlerinden birisidir.

Vajina estetiğinde sık rastlanan kadınlar için estetik sorunları iç dudak sarkma daraltması en sık rastlanan operasyonlar arasında yer almaktadır. Labioplasti adı verilen bu yöntem dışa doğru sarkan ve kötü bir görünüm yaratan iç dudaklar yapılan estetik müdahale ile daraltılarak eski haline getirilebilmektedir. Yine vajina daraltma ameliyatları çok uygulanmakta olup çeşitli nedenlerden dolayı genişleyen sarkan vajinayı daraltarak daha iyi sağlıklı bir görünüme kavuşmasını sağlar.

Vajina Estetiğine Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • İlk olarak daraltma ameliyatı yapacak  tecrübeli doktor araştırılır.
  • Her şeyden önce sağlık daha önemli olduğu için fiyatı araştırmak yerine alanında uzman ve tecrübe sahibi doktor araştırmak gerekir.
  • Ameliyat yapılacak kaliteli ve sağlıklı bir sağlık merkezi araştırılır ve operasyon uzman bir doktor tarafından yapılması çok önemlidir.
  • Estetik ameliyattan sonra hasta 1 hafta sonra normal yaşamına devam edebilir.
  • Vajina daraltma ameliyatından 4 hafta sonra cinsel ilişkiye rahatlıkla girebilmektedir.,

Lobioplasti sonrasında doktorun verdiği ağrı kesici ilaçları antibiyotikleri kesinlikle kullanmaya özen gösterilmelidir. Bu ameliyat sonrasında özel pansuman yapılmasına gerek yoktur. Temizliği ılık su önden arkaya doğru temizlenip yıkanır, mutlaka kuru tutulması gerekir. Labioplasti ameliyatın 3 gün sonra banyo yapılabilir, küveti doldurup banyo yapmak yerine ayakta banyo yapmaya dikkat edilmesi gerekir. Denize havuza 1 ay içinde girilmemesi önerilmektedir. Labiopslastiden sonra 1 ay bisiklete, motosiklete kesinlikle binilmemeli, ameliyatlı bölgenin gerilmesine darbe almamasına dikkat edilir.

Bu darbeleri yaratacak spor hareketleri yapılmaması gerekir. Dikişlere zarar verici dar kıyafetler yapışan iç çamaşırları giyilmemesine dikkat edilmemesi gerekir. Dikişlere zarar verici ağır nesneler kaldırılmamalı, oturup kalkarken dikişlere zarar verici oturma tarzından kaçınılmalıdır. Ameliyattan yaklaşık 1 ay sonra cinsel ilişkiye girilebilir, öncesi dikişlere ve daraltma yapılan bölgeye zarar vereceği için önerilmemektedir.

Labioplasti Ameliyatı Hakkında Bilgi, Ağrı Ve Sonrasında Doğum

Labioplasti için yapılan vajina daraltma ameliyatı ağrılı bir ameliyat olmamaktadır. Ameliyat sırasında gerekli uyuşturucu iğneler yapılır, sonrasında ise gerekli ağrı kesici ilaçlar kremler verilmektedir. İşlem sonrasında sızlamalar olabilmekte fakat birkaç içinde bu sızlamalar geçmektedir. Labioplasti estetik ameliyatında dikişler kullanılır, dikişler dışarıdan bakıldığında görülmez gizli dikiş atılır. Bu dikişleri sonradan almaya gerek yoktur, kendiliğinden eriyen bir dikiş kullanılmaktadır. Labioplasti ameliyatta iyileşme sonrasında iz bırakmaz, ameliyat olduğu belli olmaz. Ameliyat sonrası 10 gün içinde lekelenme tarzında lekelenme görülebilir. Labşoplasti gibi genel estetik ameliyatları sonrası normal doğum yapmak mümkündür, engel olmaz. Hiç doğum yapmamış  labioplasti yaptıran bayanlar da normal doğum yapabilir.

 

Devam