Çalışma Saatleri : Pazartesi - Cuma 09:30 ile 18:30 | Cumartesi 10.00 ile 18.00

Doğum

Ağrısız Normal Doğum (Epidural)

Doğum ağrısı, kendine has özellikleri olan çok yönlü bir ağrıdır ve genellikle çok şiddetlidir. Pek çok kadın için yaşadıkları en şiddetli ağrıdır. Doğum sancısı annenin gereksiz yere acı çekmesine, fizyolojik stres oluşturmasına ve annenin yorgun düşmesine  neden olur.

41d1d5bdb5eb58531ec5e08032d881ad

Miranda KERR epiduralle normal doğumu tercih eden ünlülerden sadece bir tanesi:))

Epidural anestezi çok ince bir kateter yardımıyla belden epidural saha adı verilen bölgeye girilmesi ve buraya lokal anestezik maddeler verilmesi şeklinde uygulanır. Epidural sahaya ucu künt bir iğne  yardımıyla kateter yerleştirilir ve ilaç verilir. Özellikle bu aşamada annenin birkaç dakika kıpırdamadan durması çok önemlidir. Kateter yumuşak bir maddeden yapılmış, incecik bir sondacıktır. Buradan ihtiyaç duyuldukça  önceden programlanmış otomatik pompalarla sürekli belirli doz ilaç verilebilir. Bazı durumlarda anestezi doktoru bu ilaçları belli aralıklarla kendisi vermeyi tercih edebilir.

Normal doğumda, kateter yerleştirilip ilaç verildikten yaklaşık 15 dakika sonra anne adayı kasılmaları hissetmesine rağmen ağrı duymamaya başlar. Doğum uzadığında veya ilacın etkisi azalıp hasta ağrı duymaya başladığında ise ek dozlar verilebilir. Sırta yerleştirilen bu katater hastanın istemine bağlı olarak ya doğumdan hemen sonra veya   24 – 48 saat  içinde çekilir.

Epidural normal doğum,hastanın ağrısını azaltır.Kendimde epiduralle normal doğum yapmış bir doktor olarak süreci size şöyle anlatabilirim, doğum eylemi sırasında rahim ağzı açıklığınız 3-4 cm olana kadar bekliyoruz, bu açıklıktan sonra anestezi doktoruna haber verip epiduraliniz taktırıp ilaç dozuna başlıyorsunuz.Ağrınız kesiliyor ancak adet ağrısı gibi olan bir ağrıyı hissediyorsunuz ki bu da  olması gereken kısmıdır. Bu ağrıyı da hissetmezseniz doğum sırasında ıkınamazssınız, bebeği çıkarmak için olan son dönem kasılmaları hissedemezsiniz. O yüzden size önerim artık rahim ağzınız tam açık olduktan sonra epidural ilaç dozunu doktorunuzun azaltmasına izin verin (ama ağrıyı tolere edemezseniz de o zaman azalttırmayın, doğum süreci  biraz uzayabilir)  ve tamamen bebeği çıkarmaya odaklanın;) O tatlı minnacık şey birazdan kollarınızda olacak ve bu tamamen size bağlı:)))

cb5cbd71548d4dd0e300ea3fa912a801

EPİDURALLİ NORMAL DOĞUMU ŞİDDETLE ÖNERİYORUM,ÇOK MEMNUN KALACAKSINIZ:)))
Read More

Suda Doğum

Suda doğum, diğer doğum türlerine göre daha faydalıdır. Doğum esnasında acıları daha çok hafifleterek, doğumun kolaylaşmasını sağlamaktadır. Rahme giden kan akımını artıran ve kasılmaları düzene sokmayı sağlayan bu metot, bebeğin geliş kanallarını yumuşatır ve gevşetir. Bu sayede daha rahat doğum yapılmasını sağlar. Ve en önemlisi vajina ağzında oluşan yırtıkların oluşmasını engeller. Bu da anne adayının doğum sonrası ağrı çekmesini de engeller.
 Riskli durumlarda annenin hipertansiyonu, diabeti,astımı olması, bebeğin 4000 gr’ın üstünde olduğu durumlarda,ilk gebeliklerde (epizyotomi gerekebileceğinden), bebekte gelişim geriliği veya anomalili bir bebekse önerilmez. Suda doğum için steril bir küvet yeterli olur.Suyun sıcaklığı 37 derece olmalı ve doğuma kadar bu ısıda korunmalıdır. Annenin saatlik nabız ve tansiyon takibi alınmalıdır. Suda doğum ağrıyı doğal yollardan azaltan bir yöntemdir. Tercih hastaya bağlıdır.
c33dd58fa9905ac086ea00ff867f5974
Read More

Lohusalık

LOHUSALIK DÖNEMİ

Doğumdan sonraki ilk 6 hafta (yaklaşık 40 gün ) lohusalık dönemidir.

Lohusalık döneminde neler olur?
– Kırmızı, sarı, beyaz akıntı meydana gelir, buna loşi denir. Loşi ilk üç gün kırmızı, 4-5 gün sonra sarı-pembe, 7-8 gün sonra beyaz renklidir. Ve kötü kokuludr,”dikişlerim mi enfeksiyon kaptı diyerek”çok hasta gelir,lakin bu doğaldır ve olur. Normal doğumdan  ve sezaryandan 1 hafta sonra dikiş kontrolüne gidiniz.

– Rahim doğumdan sonra günler geçtikçe küçülür. Bu dönemde ben hastalarıma korse öneriyorum.(10 gün sonra kullanmaya başlayabilir)

– Memelerden hormonların etkisiyle süt salgılanır. İlk üç gün süt miktarı azdır. Bebek emdikçe süt artar

– Şişlik ve ödemler azalır.

– Ellerde uyuşma ve bacaklarda kramp gibi şikayetler geçer.

– Anne gebelik boyunca aldığı kiloları verir. Vücut şekli yavaş yavaş normale döner.

Ne gibi sıkıntılı durumlarla karşılaşabiliriz?

– Meme başından çatlakları:Bu dönemde benim önerim meme başı kremleri özellikle lansinoh pomad öneriyorum,bir de bu kremler olmazssa ben evicap kapsül öneriyorum,ucunu delip meme başına sürünüz,rahatlama sağlayacaktır.

-Ateş yüksekliği:İlk 24 saatte sebep ya memeleri boşaltmamanız(meme angojmanı) ya da İdrar yolu enfeksiyonu etken olabilirç

– İdrar yolu enfeksiyonları doğumdan sonra sık görülür. İdrar yaparken ağrı ve yanma meydana gelir.

– Endometrit denilen rahim içerisinde enfeksiyon oluşması nadiren meydana gelir. Bu durumda çok kötü kokulu akıntı, halsizlik, ateş gibi belirtiler olur. Antibiyotik ile tedavi edilir.

Cinsellik ve Banyo

Doğumdan 6 hafta sonra cinsel ilşki serbesttir.Neden 6 hafta derseniz,bu süreçte ancak yara yeri iyileşmesi olur ve o yüzden bu süreyi veririz.

Banyo,normal doğumdan hemen sonra öneriyorum,sezaryandan sonra 2.gününüzde öneriyorum,iki doğum türünde de duş şeklinde banyo(oturarak değil) öneriyorum,sezaryan yeriniz açık olarak banyo yapınız,duştan sonra kuru bırakmanız yeterli,sonrasında belki 5 gün antiseptik kullanımı olabilir.

Doğumdan sonra ne zaman adet görülür?

Doğum sonrası emziren kadının ilk adeti genellikle 6. haftada olur. Ancak daha geç de olabilir. Emzirme annenin üreme kapasitesini azaltsa da gebelik riski her zaman mevcuttur. Bu nedenle 6. haftadan sonra uygun bir doğum kontrol yöntemi için doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

Read More

Epizyotomi Bakımı

PİZYOTOMİ BAKIMI

Normal doğum sırasında bebeğin rahat bir şekilde doğması için yapılan kesiye epizyotomi denir.Epizyotomi doktor tarafından yapılır ve yine aynı şekide doktor tarafından dikilir.Epizyotımi dikişleri alınmaz,emilebilen dikiş ipleri kullanılır.
Epizyotomi bakımı nasıl yapılmalıdır?

4d7c324cd5522e65dabef778d64df4b2

Dikiş yerinde batma ve yanma olabilir,bunun için benim önerim anestol pomad ve bactroban pomad kullanmanızdır.Biri ağrıyı rahatlatır (anestol),bir diğeri de dikişlerin enfeksiyon kapmasını önler.(bactroban)Ağrı ve yanma hissi 1 haftaya kadar azalacaktır endişe etmeyin.Yine betadinle pansuman günde 2 kere olmak üzere yapabilirsiniz.

Read More

Lohusalık Depresyonu

Lohusalık bunalımı yaklaşık tüm lohusaların % 25-40 ında görülür. Genellikle doğumdan sonraki 3. günde başlar, bazen 10. günden sonra da oluşabilir. Yabancıların ‘postpartum blues’ olarak adlandırdıkları durum 1-15 gün arasında sürer ve geçicidir. En çarpıcı semptom ağlama nöbetleridir. Anne çok duyarlı, alıngan olup duygusal çalkantı içindedir. Bebeği ve kendi sağlığı ile ilgili kaygılarla yüklüdür.  Depresyona yatkın ruh hali, sıkıntı, baş ağrısı, dinlenememe duygusu, uykusuzluk , alınganlık sıklıkla eşlik eder. Bu bulguların şiddeti  kadının daha önceki  ruh haliyle de yakından ilişkilidir. Bu klinik tablo lohusalık depresyonondan farklı algılanmalıdır , tablo çoğunlukla kendiliğinden geçer. Tek yapılacak şey anneye tam destek vermek , onun güven içinde olduğunu hissetmesini sağlamaktır.

Bu destek özellikle eş tarafından yapılmalıdır. Depresyon ise daha ciddi bir tablo olup , 2 haftada sonlanmaz. Lohusalık bunalımının  annenin sosyal  pozisyonu, kişiliği, evliliğinin gidişatı, çevresi veya psikolojik faktörlerle tamamen bağlantılı olduğunu gösteren veriler yoktur. Adet öncesi gerilim sendromu ile bağlantı kurulmuşsa da ispatlanmış değildir. Çalışmalarda herhangibir nedenle opere edilen kadının ruh hali ile lohusalık bunalımı yaşayan kadının ruh halinde benzerlikler saptanmıştır. Ancak bulguların başlaması lohusalıkta 3-4 gün içinde olurken , opere olan vakalarda hemen olmaktadır. Bazı annelerin lohusalık bunalımına yatkınlığı fazladır. Özellikle gebelik öncesi  veya gebelik süresince tacize, travmaya uğrayanlarda; iş ve evlilik hayatında sorun yaşayanlarda, ekonomik zorlukları olanlarda risk artar .

Lohusalık depresyonu  ise lohusaların  yaklaşık %10-15 i civarında görülür. Genellikle doğumdan 1 hafta sonra ortaya çıkar  , bazense 1 yıl sonrasında oluşabilir. Anne yaşı ve gebelik sayısı ile ilişkilendirilmemiştir. Ancak daha önce bu durumu yaşayan annelerde tekrarlama ihtimali yüksektir. Tam olarak bağlantısı gösterilememiş olsa da lohusalık dönemindeki  yoğun hormonal  değişiklikler olayı agreve etmektedir. Ağlama krizleri, uykusuzluk veya aşırı uyuma, yeme alışkanlıklarında aşırılıklar, umutsuzluk duygusu, yavaş hareketler, çoğu zaman bebeğini reddetme görülen semptomlardır. Vakaların bir kısmında intihar etmeye eğilim artar. Lohusalık depresyonu , lohusalık bunalımı gibi kendiliğinden geçme eğiliminde değildir. Haftalarca, aylarca , bazen tedavisi yeterli olmazsa  yıllarca devam edebilir. Lohusalıkta görülebilen hipotroidi bunları taklit edebilir. Depresyonda hem psikolojik tedavi hem de ilaç tedavisi yapılır. İlaç olarak antidepresanlar  ( trisiklik antidepresan veya serotonin geri alım blokerleri) uygulanır. Bazı olguların ise hastaneye alınıp tedavileri gerekir.

d0088326c189f5695d4532d3154c5020

Read More

Doğum Sonrası Beslenme

Doğum sonrası beslenmede bir anne için sütü en önemli kavram haline gelir. O yüzdendir ki süte göre bir beslenme programı belirlemeliyiz.

Doğum sonrası beslenme şekli annenin sezaryen veya normal doğum yapmasına göre değişmektedir. Eğer anne normal doğum ile 80a81565627e7767e6912294c9b3e9f6bebeğini dünyaya getirdiyse, doğum sonrası özel bir diyete alınmaz, ancak her emziren anneye olduğu gibi bol sıvı gıda tüketimi önerilir. Eğer anne bebeğini sezaryen denilen ameliyat ile dünyaya getirdiyse, anneye diyetisyen kontrolünde özel bir beslenme programı uygulanması gerekmektedir. Bu programda, anne ilk gün sadece sıvı gıdalar ile beslenir. Daha sonra annenin gaz ve gaita çıkarmasına göre yumuşak gıdalara veya normal beslenmeye geçilir. Bu geçiş dönemi ortalama 2-4 gün arasında değişmektedir.

Emziren annelerin yaptığı en büyük hatalardan biri de sütün kalitesini veya miktarını artırmak için gereğinden fazla yemek yemesidir. “Emziriyorum, sütüm artsın…” diye daha fazla pilav, daha fazla tatlı gıda tüketilmektedir. Unutmamak gerekir ki, anne sütünün miktarı tüketilen pilava, makarnaya, böreğe değil sıvı gıdalara bağlıdır. Anne, günde ortalama 3 litre sıvı gıda tüketmelidir. Süt, su, ıhlamur, bitki çayları, meyve suyu, az şekerli kompostolar tercih edilmesi gereken sıvı gıdalardır.

Read More
Translate »