Çalışma Saatleri : Pazartesi - Cuma 09:30 ile 18:30 | Cumartesi 10.00 ile 18.00

Kısırlık

Kadınlarda Kısırlık Tedavisi Nedir?

Kadının korunmadan cinsel ilişkiye girmesine rağmen 1 yıl boyunca hamile kalamadığı durumlarda kısırlık ihtimali değerlendirmeye alınmalıdır. Kısırlığın belirlenmesi durumunda ise vakit kaybedilmeden kısırlık tedavisi uygulanmaya başlanır. Peki, kadınlarda kısırlık tedavisi nedir?

Kadında Kısırlık Testi Nasıl Yapılır?

Korunmasız olarak 1 yıl boyunca cinsel ilişkiye girmesine rağmen hamile kalamayan, ya da 35 yaşını aşan, düzensiz adet gören ya da hamile kalmayı zorlaştıran hastalıkları olan kadınlara kısırlık olup olmadığını belirlemek amacı ile kısırlık testi uygulanmaktadır.

Kadınlarda kısırlık testi olarak ilk aşama yumurtlama testi yapılmasıdır. Kadınlarda yumurtlama testi için Progesteron testi uygulanır ve hormon seviyesi ölçülür. Yine ultrason ile görüntüleme yapılarak yumurta çatlatması süreci takip edilir. Buna ek olarak tüplerin açık olup olmadığının anlaşılması için ilgi testlere ek olarak rahim testleri yapılır.

Kadınlarda Kısırlık Tedavileri

Kadınlarda kısırlık tedavisi sürecinde atılması gereken ilk adım kısırlığı yaratan nedeni bulmaktır. Zaten bu nedeni ortadan kaldırdığınız anda kısırlık tedavisi gerçekleşmiş olacaktır. Örneğin tüplerde daralma nedeni ile kısırlık yaşayan bir kadının tüp bebek tedavisi görerek bebek sahibi olması son derece kolaydır. Çünkü bu yöntemde yumurta toplama işlemi özel yöntemlerle yapılmakta olup yine embriyo laboratuvar ortamında tüplerde oluşturularak sonradan rahim içerisine yerleştirilmektedir.

Yine miyom nedeni ile gebe kalamayan kadınlarda miyom ameliyatı ile miyomun alınması ile gebelik elde edilebilir. Burada önemli olan kısırlığın nedenleri hakkında detaylı bir araştırma yapmak ve bu nedeni ortadan kaldırarak tedavi sürecini başarı ile tamamlayarak gebelik planlaması aşamasına geçilmesidir.

Read More

Açıklanamayan infertilitede yapılan testler nelerdir?

Açıklanamayan infertilite tanısı konulan hastalarda başlangıç seviyesinde hangi testler yapılmış olmalıdır?

 

Standart değerlendirme tanımında çiftin en az girişimsel işlemle değerlendirilmesi esastır.

Kadın; over rezervi, ovulasyon varlığı, genital sistemde doğumsal anomali veya sonradan gelişen bir patolojinin olup olmadığı ve tubal açıklık kapsamında dört temel başlık üzerinden incelenmelidir.

Düzenli menstrüel siklüsü olan bir kadın ovulatuar olarak kabul edilebilir. Bu hasta grubunda mid-luteal progesteron  ölçümü ile ovulasyonun araştırılması rutin değerlendirmede önerilmemelidir . Klinik hiperandrojenizm varlığında mid-luteal P ölçümü ile ovulasyon teyit edilmelidir .

Oligomenore veya düzensiz menstrüel siklüs tarif eden kadınlarda mid-luteal fazdan sonraki menstruasyona kadar haftalık P ölçümü yapılmalıdır.

 

Anovulasyonun tesbiti ve/veya düzensiz menstrüel siklüsun varlığında serum prolaktin, TSH, FSH ve estradiol ölçümleri yapılmalıdır.

Transvajinal ultrasonografi (USG) iç genital sistemin değerlendirilmesinde ilk değerlendirme için yeterlidir .

Tubal açıklığın değerlendirilmesinde histerosalpingografi (HSG) standart değerlendirme kapsamında kullanılmalıdır.

Erkeğin ilk değerlendirilmesinde kullanılacak test spermiogramdır

Read More

Kadın İnfertilitesi

KADIN İNFERTİLİTESİ NEDENLERİ 

3 ana başlık altında toplayabiliriz.

1.Ovulasyon bozuklukları(Yumurtlama)
– Anovulasyon
– Düşük over rezervi

2.Uterusa ait nedenler
– Uterus anomalileri
– Myom,polip
– Adenomyozis
– Intrauterin yapışıklıklar
– Enfeksiyon

3.Tuboperitoneal faktörler
– Tubal obstrüksiyon(yapışıklıklar)
– Endometriozis

Bu infertilite nedenlerinden en sık gözükeni ovulasyon bozukluklarıdır. %20-25 oranında görülür. Yumurtlayamayan hasta daha çok adet görememe veya arada adet görme şikayeti ile birliktedir. Bu grubu daha çok polikistik over sendromlu hastalar oluşturur ki bu hastalık ve hasta grubu ayrı bir başlık konusudur. İleriki yazılarımda da bu durumu ayrıntılı anlatacağım 🙂

Read More

Erkek infertilitesi

ERKEK İNFERTİLİTESİ NEDENLERİ

Erkek infertilitesi tek başına infertilitenin yaklaşık %20’sinden sorumludur. Erkek infertilite(kısırlık) insidansı %7’dir ve bu olguların %90’ında da neden bozulmuş spermatogenezdir.

4 ana başlık altında şöyle incelenir.

1.Hipotalamo-hipofizer bozukluklar    %1-2
2.Testiküler hastalıklar                         %30-40
3.Sperm transport bozuklukları           %10-20
4.İdiyopatik                                            %40-50

Menide hiç sperm olmaması ne demektir? (AZOSPERMİ)

1- Bu durum ya testislerde sperm üretiminin olmaması ya da taşıyıcı kanalların doğuştan yokluğu veya tıkanması sonucu oluşmaktadır. Üretim problemlerinde çoğunlukla sebep bulunamamakta ise de testislere yönelik geçirilmiş travma, ergenlik sonrası geçirilen kabakulak enfeksiyonu, kemoterapi ya da radyoterapi azoospermiye neden olabilmektedir. Kromozomal problemler (Klinefelter sendromu, Y kromozomu problemleri) de menide sperm olmamasına neden olabilmektedir. Kistik fibrozis hastalığı, doğuştan kanalların yokluğu durumunda araştırılmalıdır. Önceden geçirilmiş genital enfeksiyonlar da kanallarda tıkanma yapabilmektedir. Bazen erkeklerde retrograd ejakülasyon denilen meninin boşalma sırasında geriye doğru idrar torbasına geçtiği durumlar sözkonusu olabilir. Bu durum prostat ameliyatları ya da bazı ilaçların yan etkisi olarak karşımıza çıkmaktadır.
2- Sperm sayı (oligospermi), hareket (astenospermi) ya da yapısında (teratospermi) normalden azlık ve zayıflık olması

Hormon eksikliği, enfeksiyonlar, antidepresan ilaçlar, tansiyon ilaçları, vücut geliştirmede kulanılan anabolizan ilaçlar, uyuşturucu ilaçlar, sigara ve alkol kullanımı, sık sıcak banyo alınması ve sauna bunlardan bazılarıdır.

3- Semen analizinin normal olmasına rağmen spermin yumurtayı dölleme kapasitesinde sıkıntı olması; döllenme olmaması ya da beklenenden az döllenme olması

Baş ve kuyruk patolojilerinde sıklıkla görülmektedir.

4- Ejakülasyon olmaması

Read More

Açıklanamayan infertilite

AÇIKLANAMAYAN İNFERTİLİTE

Açıklanamayan infertilite tüm infertilite nedenlerinin yaklaşık %15’ini oluştusur. Korunmasız düzenli ilişkiye rağmen 1 yıl içerisinde gebelik elde edilememiş (kadın yaşı 35’in üstünde ve 6 ay) çiftlere yapılan tüm infertilite değerlendirme testleri normal sınırlarda saptandığında açıklanamayan infertilite tanısı konur.

Nasıl Tanı konur?
Bir çift yıl içinde düzenli ilişkiye rağmen gebelik elde edemiyorsa,temel infertilite araştımaları yapılmalıdır.

BU TESTLER:
Erkekte;semen analizi,Kadında ise ovulasyon tayini için usg ile foliküler monitorizasyon,siklusun 20-22.gününde progesteron düzeyleri,beklenen menstürasyon gününden 2 gün önce endometrial günlendirme için biopsi,tubal açıklıkve rahimin değerlendirilmesi için HSG’dir.

RUTİN LAPAROSKOPİ AÇIKLANAMAYAN İNFERTİLİTE TANISINDA KESİNLİKLE GEREKLİ DEĞİLDİR.

Eğer bu temel testler anormal bulgularla sonuçlanmaz ise,diğer infertilite nedenleri dışlanır ve açıklanamayan infertilite tanısı konur.

PEKİ OLASI NEDENLER NELER?

1.İmmunolojik nedenler: Yani vücudun koruma mekanızmasındaki hücrelerin anormal artışı veya azalışı etken olabilir.Özellikle Natural killer hücreler üzerinde çalışılmaktadır.

2.Hafif derece tubal hastalık: HSG,Laparoskopi ile doğrulanmış hafif peritubal adezyonlar ki,bunların infertilite ile bağlantısı kesin olarak bilinmese de gösteremeyebilir ki bu durumunda  tüm tedavi planına etkisi genel anlamda azdır.

3.Endometriozis: Detaylı bir laparoskoik inceleme yapılmadığı veya usg’de endometriomaların gösterilmediği durumlarda açıklanamaya infertilite tanısı alabilir ki hafif ve orta dereceli endometriozis kaynaklı subfertilitede ne  cerrahi ne medikal olmakla beraber kontrollü ovaryen hiperstimülasyon ve aşılama(ıuı)dır.

4.İleri kadın yaşı: Yaşlanan overlerde daha fazla foliküler atrezi ve az sayıda foliküler gelişim mevcuttur.

TEDAVİ YAKLAŞIMLARI NELER OLMALI?

1.Beklentisel yönetim:Kısa süreli infertilitesi olan genç kadınlarda beklemeleri önerilebilir.

2.Aktif Yönetim          → Klomifen sitrat

                                    → Klomifen sitrat+IUI(AŞILAMA)
                                    → Gonadotropin tedavisi+IUI
                                    → IVF
GEBELİK ORANLARI NASIL?

Açıklanamayan infetilitede tedavi yaklaşımları

Tedavi Gebelik oranı
Tedavisiz %1.3-4
CC %5.3
IUI %4.7
CC+IUI %9.5
KOH %4.1
KOH+IUI %8.7-11.4
IVF %39
Cc: klomifen sitrat,ıuı:aşılama,koh:kontrollü ovaryan hiperstimülasyon
Read More

Endometriozis ve İnfertilite

Endometrial dokunun uterusda bulunduğu  lokalizasyonun dışında, overler, pelvik periton, tüpler, myometrium veya
vücudunun başka dokularda yerleştiği ve esas olarak pelvik ağrı, dismenore, disparoni(ağrılı cinsel ilişki) ve infertilite belirtileri ile karşımıza çıkan, kronik ve progresif seyreden bir hastalıktır. Üreyebilen kadınlarda %5 oranında iken; infertil populasyonda % 25-50 gibi yüksek oranda görülmesi, bu hastalığın gebe kalma üzerine olumsuz etkilerinin bir göstergesidir.
6c82451d6250b7758a4a4fa230bfa696
Endometriozis hastalığı, minimal ektopik odaklardan, ileri derecede anatomik bozukluğa yol açan yapışıklıklar ve derin ovaryan endometriomalara kadar değişen bir spektrumda kendini gösterebilir.
Endometriozis neden kısırlık yapıyor?

1.Endometrial bozukluklar: Rahim içindeki dokuda, endometriumda, hormonal ve hücresel fonksiyon bozukluğu endometriozis hastalarında suçlanmaktadır.

2.Hormonal ve ovulasyon bozuklukları: Çatlamayan yumurtanızın sanki çatlamış gibi davranması ve bununda erken hormon yükselmelerine sebep olması endometriozis hastalarında sık gözükür ki bu da hormanal dengesizlik yaparak fertiliteyi engeller.

3.Uterus anomalileri: Uterus 3 dokudan oluşur,Bir tanesi endometriumdur ki bu embriyonun yerleştiği ve büyüdüğü tabakadır.Bir tanesi de rahimin kas tabakası olan myometriumdur.Endometriozis hastalarında bu tabakanın anormal kasıldığı görülmüştür.Bu durumun embriyo yerleşmesini engelleyebileceği öne sürülmüştür.

4.Yumurtlama bozuklukları: Yumurtalarda anormal foliküler gelişim,kötü yumurta kalitesi;yumurtalardaki fonksiyon bozukluğu olarak ortaya çıkmaktadır.

5.Over rezervine etkisi: Endometriozisli hastalarda yaştan bağımsız olarak over fonksiyonlarının azaldığı öne sürülmektedir.

Endometriozisli hastalarda tedavi yaklaşımlarını ayrı bir konu olarak anlayabileceğiniz bir dilde ilerleyen zamanlarda yazacağım.Takipte kalın:)
Read More

Prematür Ovaryan Yetmezlik (POY)

PREMATÜR OVARYAN YETMEZLİK

Prematür overyan yetmezlik (POF) 40 yaşından önce over fonksiyonlarının bozulmasına ikincil gelişen adet görememe ve yükselmiş gonadotropin düzeyi ve neticesinde gelişen kan östrojen düzeylerinde düşme ve bu durumun yol açtığı fizyolojik ve psikolojik problemler ile karakterize bir tablodur.

Kimlere prematür ovaryan yetmezlik diyoruz?

1. 40 yaşın altında olmak
2. 4 aydan uzun süredir adet görememe
3. 1 ay ara ile bakılan FSH  düzeyinin 40’ın üzerinde olması ve düşük östrodiol seviyeleri

Bu değerlerin üçü birarada olduğu zaman tanı koyuyoruz.

BAZAL FSH düzeyi 10 üzerinde olması prematür ovaryan yetmezlik gelişme riski açısından uyarıcı olmalıdır.

PREMATÜR OVARYAN YETMEZLİK NEDENLERİ NELERDİR?

1. Genetik nedenler   (X kromozomu ile ilişkili bozukluklar- trizomi X,Turner,sendromu,Frajil X)

2. Otoimmun nedenler (Adisson hastalığı,Tiroid hadtalıklar,Adrenal yemezlik)

3. Enfeksiyonlar (Kabakulak,TBC,CMV)

4. Çevresel faktörler (Özellikle SİGARA)

5. Cerrahi nedenler

HANGİ TAHLİLLER İSTENMELİ?

1. Hormon profili:FSH,LH,E2,AMH,PRL
2. USG:Antral folikül sayısı
3. Karyotip Analizi
4. Adrenal yetmezliğe yönelik testler(açlık kortizol düzeyi)
5. Tiroid testleri(TSH,Antitiroid peroksidaz antikorları)
6. Paratiroid hastalıklar(Ca,P,Mg)
7. Diabete yönelik testler (Açlık kan şekerş,açlık insülin düzeyi)
8. Kemik dansitometrisi

TEDAVİSİ
Hormon replasman tedavileri seçeneğimizdir.Tedavi için Oral Kontraseptifler kullanılabilir.

Prematür ovaryan yetmezlikli bir hasta gebe kalabilir mi?

Prematür overyan yetmezliği olan olguların çok az bir kısmı fertilite açısından hiçbir tedavi almadan gebe kalabilmektedir. (%5-10) Bu yüzden bu olgular için diğer alternatifler in vitro fertilizasyon, oosit bağışı ve evlat edinmedir.
Read More

Over rezerv testler

Over Rezerv Testleri

Over rezervi, overlerde follikulogenez ve steroidogenez fonksiyonunu yerine getirecek folliküllerin sayı ve kalitesini, yeterliliğini tanımlamaktadır. Kadının yaşı arttıkça over rezervi primordiyal folliküllerin apoptotik kaybına bağlı olarak azalır.

Over Rezerv Testleri: Biyokimyasal testler ve USG belirtiçlerden oluşmaktadır.

Biyokimyasal testler:
→ Bazal Serum FSH
→ Bazal Serum E2
→ Bazal Serum İnhibin B
→ Antimüllerian hormon(AMH)

Ultrasonografik belirteçler:
→ Antral folikül sayısı
→ Over volümü
→ Ovaryan stromal kan akımı

AMH nedir?

AMH yumurtalıklardan salınan glikoprotein yapıda bir hormondur.Siklusun herhangi bir günündedüzeyi ölçülebilir,ilerleyen yaş ile beraber yumurta sayısının azalmasına bağlı AMH düzeyleri düşer, menopazla birlikte ölçülemeyen düzeylere iner.

FSH VE İNHİBİN B’den daha önemli bir belirteçtir.

AMH değeri 1ng/ml altında olması ovaryan stimülasyona kötü yanıt,düşük embriyo kalitesi,ve kötü gebelik sonuçları ile ilişkilendirilmiştir.

Ovaryan rezerv markerlarının prediktif değerleri

İstenen sonuç İstenmeyen sonuç
YAŞ 35in altında olması 35in üstünde olması
FSH 10’nun altında olması 10’nun üstünde olması
E2 75’in altında olması 75’in üstünde olması
AMH 1’in altından olması 1’in üstünde olması
İnhibin B 45’in üstünde olması 45’in alında olması
Antral folikül sayısı 5’in üstünde olması 5’in altında olması
Read More
Translate »