Çalışma Saatleri : Pazartesi - Cuma 09:30 ile 18:30 | Cumartesi 10.00 ile 18.00

Lohusalık Depresyonu

Lohusalık bunalımı yaklaşık tüm lohusaların % 25-40 ında görülür. Genellikle doğumdan sonraki 3. günde başlar, bazen 10. günden sonra da oluşabilir. Yabancıların ‘postpartum blues’ olarak adlandırdıkları durum 1-15 gün arasında sürer ve geçicidir. En çarpıcı semptom ağlama nöbetleridir. Anne çok duyarlı, alıngan olup duygusal çalkantı içindedir. Bebeği ve kendi sağlığı ile ilgili kaygılarla yüklüdür.  Depresyona yatkın ruh hali, sıkıntı, baş ağrısı, dinlenememe duygusu, uykusuzluk , alınganlık sıklıkla eşlik eder. Bu bulguların şiddeti  kadının daha önceki  ruh haliyle de yakından ilişkilidir. Bu klinik tablo lohusalık depresyonondan farklı algılanmalıdır , tablo çoğunlukla kendiliğinden geçer. Tek yapılacak şey anneye tam destek vermek , onun güven içinde olduğunu hissetmesini sağlamaktır.

Bu destek özellikle eş tarafından yapılmalıdır. Depresyon ise daha ciddi bir tablo olup , 2 haftada sonlanmaz. Lohusalık bunalımının  annenin sosyal  pozisyonu, kişiliği, evliliğinin gidişatı, çevresi veya psikolojik faktörlerle tamamen bağlantılı olduğunu gösteren veriler yoktur. Adet öncesi gerilim sendromu ile bağlantı kurulmuşsa da ispatlanmış değildir. Çalışmalarda herhangibir nedenle opere edilen kadının ruh hali ile lohusalık bunalımı yaşayan kadının ruh halinde benzerlikler saptanmıştır. Ancak bulguların başlaması lohusalıkta 3-4 gün içinde olurken , opere olan vakalarda hemen olmaktadır. Bazı annelerin lohusalık bunalımına yatkınlığı fazladır. Özellikle gebelik öncesi  veya gebelik süresince tacize, travmaya uğrayanlarda; iş ve evlilik hayatında sorun yaşayanlarda, ekonomik zorlukları olanlarda risk artar .

Lohusalık depresyonu  ise lohusaların  yaklaşık %10-15 i civarında görülür. Genellikle doğumdan 1 hafta sonra ortaya çıkar  , bazense 1 yıl sonrasında oluşabilir. Anne yaşı ve gebelik sayısı ile ilişkilendirilmemiştir. Ancak daha önce bu durumu yaşayan annelerde tekrarlama ihtimali yüksektir. Tam olarak bağlantısı gösterilememiş olsa da lohusalık dönemindeki  yoğun hormonal  değişiklikler olayı agreve etmektedir. Ağlama krizleri, uykusuzluk veya aşırı uyuma, yeme alışkanlıklarında aşırılıklar, umutsuzluk duygusu, yavaş hareketler, çoğu zaman bebeğini reddetme görülen semptomlardır. Vakaların bir kısmında intihar etmeye eğilim artar. Lohusalık depresyonu , lohusalık bunalımı gibi kendiliğinden geçme eğiliminde değildir. Haftalarca, aylarca , bazen tedavisi yeterli olmazsa  yıllarca devam edebilir. Lohusalıkta görülebilen hipotroidi bunları taklit edebilir. Depresyonda hem psikolojik tedavi hem de ilaç tedavisi yapılır. İlaç olarak antidepresanlar  ( trisiklik antidepresan veya serotonin geri alım blokerleri) uygulanır. Bazı olguların ise hastaneye alınıp tedavileri gerekir.

d0088326c189f5695d4532d3154c5020

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »