Çalışma Saatleri : Pazartesi - Cuma 09:30 ile 18:30 | Cumartesi 10.00 ile 18.00

Anasayfa

Kimler Kürtaj Yaptıramaz?

Gebelik döneminde önemli hususlardan birisi de kürtaj olmaktadır. Gebelik döneminde birçok husus önem taşırken bu önemli hususlardan birisi de genel olarak gebeliğin sonlandırılması anlamına gelen kürtaj işlemi olmaktadır. Birçok husus gibi elbette gebelik süresince kürtaj yaptırmak isteyen bayanların bilmesi gereken ve hatta dikkat etmesi gereken önemli noktalar olmaktadır. Bu hususlar hem işlemin yasal olması için hem de anne ve bebeğin sağlığının tehlikeye atılmaması için son derece önemli durumlar olmaktadır.

Kürtaj Nedir?  Gebeliğin Hangi Döneminde Yaptırılabilir?

Gebelik olduğu ve fetüsün rahimde oluşmaya başladığı anlaşıldıktan sonra bazı bayanlar bir çok nedenden dolayı gebeliği sonlandırmak isteyebilir ya da sağlık durumlarından dolayı zorunlu olarak gebelik sonlandırılması gerekebilir. Kürtaj zorunlu durumlarda olabileceği gibi annenin isteği doğrultusunda da yapılabilmektedir. Bu bağlamda genel olarak kürtaj; anne rahmindeki bebeğin operasyon ile alınarak gebeliğin sonlandırılması işlemidir. Kürtajın yapılması için gebelikte belirli bir dönem vardır. Bu yönde normal bir gebeliğin sonlandırılması için verilen yasal süre 10 hafta olmaktadır. Yani 10 haftalık bir bebek yaklaşık olarak diğer bir deyişle 2,5 aylık bebek kürtaj ile alınabilmektedir. Bu süreçten sonra ise kürtaj işlemi yasal olmayacağından dolayı zorunlu durumlar dışında yapılamamaktadır.

Kürtaj Kimler İçin Uygun Değildir?

Ne yazık ki son dönemlerde oldukça yaygın bir operasyon olan kürtaj operasyonunun elbette bazı hususları bulunmaktadır. Her ne kadar herkes kürtaj yaptırabilir gibi bir algı olsa da bazı durumlarda kişilerin kürtaj yaptırmasına izin verilmemektedir. Öncelikle kürtaj yaptırmak isteyen kişinin gebelik süreci 10 haftayı yani 2,5 ayı geçmiş ise ve herhangi bir sağlık sorunu yok ise yasal olarak kürtaj yaptırmasına izin verilmemektedir. Bu durum dışında 18 yaşından küçük olan kişilerin kürtaj isteği kendisine bırakılmadan ailelerinin onayı alınarak yapılmaktadır. Şayet kürtaj yaptırmak isteyen kişi 15 yaşından küçük ise bu durum yasal mercilere bildirilmektedir ve bu şekilde kürtaj yapılmaktadır. Eğer kürtaj yaptırmak isteyen kişi 18 yaşından büyük ve evli ise bu durumda da gebe olan bayanın eşinin izni olmadan yine kürtaj yaptırması söz konusu olmamaktadır. Tüm bu hususların genelinde temel olarak 10 haftayı geçmiş gebeliklerin sonlandırılması yani diğer adı ile kürtaj yapılması geçerli bir sağlık sebebi olmaması durumunda yapılmamaktadır.

Kürtaj İşlemi Ne Kadar Sürmektedir?

Sorunsuz bir kürtaj işlemi genel olarak 5 ile 10 dakika arasında gerçekleştirilmektedir. Kürtaj işlemi lokal anestezi ile yani bölgesel anestezi ile yapılabileceği gibi genel anestezi ile de yapılabilmektedir. Şayet kürtaj işlemi öncesinde hastaya genel anestezi verilmiş ise kürtaj operasyonu sonrasında hastanın anesteziden uyanması beklenmektedir. Kürtaj işlemi sonrasında genellikle doktor tarafından hastanede yatış verilmemektedir. Dolayısıyla da kürtaj yaptıran bir kişi 1 saat içerisinde normal hayatını yaşamaya devam edebilmektedir. Bu işlem hastanede yatmayı gerektirecek bir işlem olmamaktadır. Ancak kişinin o gün kendisini çok yormaması sağlığı açısından en doğrusu olmaktadır.

 

Read More

Tüp Bebek Tedavisinde Psikolojinin Önemi 

Tüp bebek tedavisi çiftleri zorlayan bir süreçtir. Bu da psikolojik olarak yaklaşıma sebebiyet verir. Bu süreçte hem beden hem zihin aynı anda iletişimde olduğundan tedavi sırasında özellikle kadın açısından psikolojik düşmelere sebep olarak bir duygu karmaşası yaşanır. Bu açıdan profesyonel bir desteğin önemi son derece büyüktür. Çocuk sahibi olmak isteyip de olmayan çiftlerin kısırlık tedavisine girdiği an itibari ile aslında sıkıntılı bir döneme de start verilmiş olunur. Doğal yollardan gebelik sağlanamadığında yardımcı üreme tekniklerine başvurulunca bundan öncelikle fiziksel olarak ardından sosyal olarak ve maddi olarak etkilenmeler geldikçe psikolojik çöküntüler de başlar.

Anne baba adayı olan çiftler tüp bebek tedavisi sırasında sabır, büyük harcamalar yaşanacak olan bir döneme girerler. Üstelik sonucunda da bir belirsizlik vardır. Yani tedavinin sonuç vermemesi olasılığı da mevcuttur. Başarısız sonuçlarla karşılaşan çiftlerdeki psikolojik çöküntü ile baş etmek hayli zordur. Bu da özellikle kadında duygusal dalgalanmalar demektir ki; çaresizlik, umutsuzluk hatta hatta suçluluk duyguları ard arda gelir.

Tüp Bebek Tedavisinin Negatif Sonuçlanma Hali

Tüp bebek tedavisinde negatif sonuçlanmalarda psikolojik çöküntüler ardı arkasına gelir. Kadın kendini suçlu hisseder, umutsuzluk başlar, hayal kırıklıkları çifti olumsuz etkileme sürecine sokar. Negatif sonuçlar birkaç defa tekrar edince de deyim yerindeyse yas tutma dönemi bile başlayabilir. Bu da başta kadının kendini sonra eşini zedeleme dönemine dönüşür.

Tüp Bebek Ve Psikoloji

Kısırlık sorunu yaşayan çiftlerde yaşanan psikolojik etkileşimler ile başta anne adayı olmak üzere stres düzeyi fazlaca etkilenme sürecine girer. Bununla beraber baba adayı da anneden aldığı olumsuz elektrikle de aynı kapsam içerisinde yoğrulmaya başlar. Çünkü kadın bu dönemde hem zihin olarak hem beden olarak ağır bir dönemdedir. Aldığı hormon ilaçları ile bedeni alt üst olmuştur. Tedavinin cevap verip vermeyeceği endişesi ile psikolojik dengesizlikler baş gösterir. Tüp bebek tedavilerinde stres düzeyinin her artışı olumsuz bir adım olarak geri dönüş yapmaktadır. Bu kanıtlanmıştır.

Tüp bebek tedavisinde bir uzmandan destek alınması; çiftlerde görülecek farklı belirtiler olsun, stres olsun tedavinin başı ya da sonu olsun olması gereken bir detaydır. Bu dönemde alınacak destek yararlı yaklaşımlara sebebiyet verecektir. Çiftler bu dönemde sıkça duygu karmaşası yaşarlar. Bir yandan çocuk sahibi olamama korkusu bir yandan negatif olan tedavi sonuçları ilişki açısından zedelenmeler yaratır. İşte bu dönemde alınacak destekle çocuğun evlilikte odak nokta olmadığı fikri sabitlenir, anlatılmaya çalışılır. Kısırlık sorunu yaşayan ve beraberinde tüp bebek tedavisi gören çiftler ve özellikle kadın kendini bu dönemde yalnız hisseder. Bunun yanı sıra aşırı stres, öfke, herkesten kaçma, sosyallikten uzaklaşma modlarına girer. Aksine bu dönemde akışına bırakmak, stresten uzak durmak, uzaklaşma yerine kenetlenme dönemine girmek çok daha olumlu etkiler kazandıracak hatta hatta tedavinin olumlu sonuçlar vermesinde yardımcı bile olacaktır.

1- Tedavi sırasında alınan psikolojik destek olumlu sonuçlar sağlar.

2- Tüp bebek tedavisi sırasında kadının desteğe ihtiyacı yüksek seviyelerdedir.

3- Tüp bebek tedavisi sırasında yaşanan stresli günlerde eşler arasında çatışmalar artabilir.

4- Tüp bebek tedavisi sırasında alınan hormonlar sebebiyle kadında depresyon halleri yaşanabilir.

Psikolojik destek almış bir çiftle almamış bir çift arasında sonuçlanma açısından inanılmaz farklılıklar yaşanmaktadır. Tedavi zorlu bir süreçtir ve kadının bu dönemde inanılmaz bir desteğe ihtiyacı vardır. Bu destekler de kadında gebe kalma oranlarını yükselmesi açısından ciddi oranlar sağlamıştır.

 

Read More

Kadınlarda Jineloloji Muayenesi Hangi Aralıkla Yapılmalı

Jinekoloji diğer anlamda kadın hastalıkları olarak bilinen bilim dalıdır. Jinekolojik muayeneyi yapan hekime jinekolog denilmektedir. Jinekolojik muayene kadın hastalıklarının önlenmesi ve erken tanı sağlanabilmesi için çok önemlidir. Erken teşhis birçok hastalığın tedavisi için önemli olduğu gibi bayanlar için 6 ayda veya yılda bir kez jinekolojik muayene sayesinde oluşabilecek sıkıntılara çözüm bulunması için önem arz etmektedir.

Jinekolojik Muayene Nasıl Yapılır?

Kadın doğum uzmanı tarafından yapılan jinekolojik muayene işlemine başlanmadan önce doktor tarafından şikayet ile gelen veya rutin kontrol için gelen hastanın öyküsünün paylaşılması istenir. Yaşı, evli olup olmadığı, aktif kullandığı ilaç olup olmadığı, alerjisi olup olmadığı, sağlık durumu, daha önce geçirdiği bir rahatsızlığı olup olmadığı, ailede büyük sağlık sorunu olan birinin varlığı, son regl tarihi, gebelik veya düşük geçirip geçirmediği, kontrole geliş nedeni ve bunun gibi özel bilgiler öğrenilerek sisteme kaydı yapılmaktadır. Jinekolojik muayeneye gelen hasta cinsel yaşam açısından aktif değil ise karın kısmından muayene yapılmaktadır. Cinsel yaşamı aktif olan kişiler için ise daha sağlıklı olan ve teşhisin net konulabileceği vajinasından kontrol yapılmaktadır.

Öyküsü dinlenen hasta tek kullanımlık muayene gömleği giydirilerek muayene sandalyesine uzanması sağlanmaktadır. Doktor ilk olarak vajinanın içini rahat görebilmek için tek kullanımlık speculum denen alet ile rahim ağzını açmaktadır. Muayene sırasında test yapıp kontrol amaçlı vajinal kültür ve smear testi yapmak için örnek almaktadır. Bu kontrol bittikten sonra el ile kist veya myom kontrolünden sonra ultrason ile bakarak bir sorun olup olmadığını kontrol etmektedir. Teşhisi koyduktan sonra veya smear testi sonucu çıktıktan sonra teşhis ile yorumunu hastaya bildirmektedir. Gerekli ise başka testler yapmakta veya tablet ilaç yazarak tedaviyi sonlandırmaktadır. Jinekolojik muayeneye gitme şikayetleri genellikle şöyledir:

  1. Genel kontrol amacı ile
  2. Gebelik nedeni ile
  3. İnfertilite nedeni ile
  4. Adet düzensizliği nedeni ile
  5. Aile planlaması için yöntem seçme nedeni ile

Jinekolojik Muayenenin Önemi Nedir?

Yılda en az bir kere muhakkak yaptırılması gereken jinekolojik muayene her yaştan bayan için önemlidir. İlk regl olduktan sonra gidilmeye başlanması gerekmektedir. Menopoz dönemi yani adet görememe dönemlerinde bayanların kontrol yaptırarak tercihlerine göre menopoza girme veya mümkünse biraz daha ertelemesi mümkün olmaktadır. Yeni evlenen bayanların evlendikten sonra veya evlenmeden önce doğum doktoruna görünmesi gerekmektedir. Gebelik için veya ilişkiye girer iken kontrol ve korunma amaçlı neleri yapması gerektiği, aile kontrolü için yapılması gerekenler doktora danışılmalı doğru bilgiler alınmalıdır. Regl dönemlerinde yaşanan adet ağrılarının birçoğunda çıkan sonuç kist veya myomlar olmakta bunlar gebelik düşününce gebe kalmada sorun yaratmaktadır. Doktor kontrolü ile eğer erken tanı konulur ise oral olarak alınacak haplar ile önüne geçilebilmekte, ileri seviyede doktora gidilmiş ise operasyon ile kistler alınmaktadır. Vajinada yaşanan kaşınma, kanama, akıntı, koku gibi şikayetler ertelenmemeli muhakkak kontrol sağlanmalıdır. Rahim ağzı kanseri gibi oluşabilecek hastalıklar erken tanı ile önlenebilmektedir. Vajinada veya genital bölgede çıkan siğil gibi sivilcemsi yaralarda da doktora kontrol ettirilmeli bulaşan virüsün nedeni öğrenilmelidir.

Read More

Vajina Estetiği Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Estetik ve güzellik bütün toplumlarda kadınların ortak kaygısı olmuştur. Bu kaygı sadece dış görünüşle sınırlı kalmayıp en özel bölgelerin estetiği ve güzelliğini de kapsamaktadır. Tarih boyunca kadınlar güzellik ve estetik için başta makyaj olmak üzere iksirler, kremler, büyüler, bitkisel karışımlar, kutsal olduğuna inanılan sular gibi birçok yola başvurmuşlardır. Son yıllarda tıbbında ilerlemesi ile güzelleşmek için başvurulan yöntemler arasında estetik cerrahi de önemli bir yer edinmiştir. Kadınların yaygın olarak estetik cerrahi uyguladıkları bölgeler burun, dudak, yanak, göğüs ve kalça gibi günlük hayatta göz önünde olan ve güzellik algısıyla bütünleşmiş bölgelerdir. Ancak kadınlar için en önemli ve özel bir bölge olan genital bölge ve vajinanın güzelliği ve estetiği de özellikle cinsel birleşme sırasında öz güven ve buna bağlı haz alma duygusunu arttıran bir unsurdur. Tıp ve teknolojideki ilerlemeler ve kadınların bütün vücudunu güzel görme isteği ile beraber günümüzde vajina estetiği çok yaygın başvurulan yöntemler arasında yer almaya başlamıştır.

Vajina Estetiği Neden Yaptırılır

Vajina estetiği sadece estetik kaygılarla başvurulan bir operasyon değildir. Bu operasyon bazı fizyolojik bozuklukların giderilmesi ve tedavisi içinde uygulanır. Vajina estetiğinin başlıca yapılma nedenleri şunlardır;

  • Normal doğum sonrası vajinada oluşan kalıcı esnemeler ve kesilerin tedavisi
  • Vajina dudaklarında doğuştan var olan şekil bozukluklarının giderilmesi
  • Vajina daraltma
  • Sarkık mesane ve rektumun tedavisi
  • Vajina genişletme
  • G noktası büyütme
  • Kızlık zarı onarımı

Bu başlıca sebeplerin dışında lazerle genital bölge beyazlatma klitoris çevresindeki fazla dokunun alınması lazerle kalıcı epilasyon gibi birçok sebeple genital bölge estetik operasyonları yapılabilmektedir.

Genital bölge estetik operasyonları genellikle lokal anestezi veya sedasyon anestezisi (hafif uyutma) ile yapılan ve kısa süren operasyonlardır. Bu ameliyatların süresi ameliyatın türüne bağlı olarak 20 dakika ile 90 dakika arasında değişmektedir. Bu ameliyatlar sırasında ve sonrasında ağrı çekilmemektedir. Hastalar çok özel bir durum gerçekleşmezse genellikle 3-4 saat gözetim altında tutulur ve aynı gün taburcu edilirler. Vajina daraltma ve genişletme ameliyatlarından 1-1,5 ay sonra diğer ameliyatlarda ise 20-25 gün sonra cinsel ilişkiye girilebilir.

Vajina estetiği operasyonları 18 yaşından büyük her kadına yapılabilir. Kadının daha önce doğum yapmış olması veya bakire olması bu ameliyatlara engel değildir. Bu ameliyatlar sonrasında doğum yapmakta bir sakınca yoktur. Bu ameliyatlar uygun şartlarda ve uzman jinekologlar tarafından yapıldığında risk oranı son derece düşüktür. Hijyenine dikkat eden hastalarda, diğer ameliyatlarda görülen kanama, geçici şişlik ve enfeksiyon gibi durumların görülme ihtimali yok denecek kadar azdır.

Normal doğum sonrası vajinanın genişlemesi dışında bu ameliyatlarla giderilen problemin tekrar görülmesi pek rastlanan bir durum değildir.

Vajina Estetiğinin Faydaları

Vajina estetiği yaptırmak isteyenler genellikle vajinasının görüntüsünden utandığı için cinsel ilişki sırasında konsantre olamadığını ve hatta hala bakire olmasının sebebinin bu olduğunu söylemektedir. Cinsel ilişki çiftlerin karşılıklı konsantrasyonu ve bütünleşmesiyle orgazma ulaşan bir süreçtir. Bu yüzden ilişki sırasında özgüven eksikliği ilişki kalitesini olumsuz etkiler.

Estetik ve güzel bir vajina cinsel ilişkide kadının özgüven sahibi olmasını ve dolası ile ilişkiden aldığı hazzı ve orgazm sıklığını arttırır. Ayrıca bikini ve iç çamaşırı mankenliği yapan kişilerde mesleki özgüveni artırır. G noktası büyütme ameliyatları ise orgazm olma sıklığı ve orgazma ulaşma süresi doğrudan etkiler. Bu ameliyattan sonra hiç orgazm olamamış hastalar dahi sık sık orgazm yaşamaya başlarlar. Ayrıca mesane ve rektum sarkması durumunda yapılan ameliyatlarla idrar tutamama problemi tedavi edilir. Normalden uzun vajina iç dudakları ilişki sırasında acıya ve dikkati dağıtan sesler çıkmasına sebep olabilmektedir. Vajina estetiği ameliyatı ile bu olumsuzluklarda engellenmektedir.

Uzman jinekologlar tarafından uygun şartlarda yapılan vajina estetiği ameliyatları herhangi bir risk teşkil etmemektedir. Ayrıca kadınların hayat kalitesini arttırdığı ve sağlıklı bir hayat sürmelerini sağladığı için yaygın bir şekilde tercih edilmektedir.

Read More

HPV Nedir Nasıl Bulaşır 

HPV virüsü en çok kadınlarda görülen ve rahim ağzı kanserine sebep olan çoğunlukla da cinsel yolla bulaşan hastalıklardandır. Sıklıkla görülen çeşitleri özellikle genital bölgelerde kendini siğil olarak gösterir. Bir erkekte bulunan bir siğil eşiyle cinsel ilişki yaşamasa bile ten teması ile bile bulaşabilmektedir. Ciltteki herhangi bir çatlaktan vücuda giren virüs orada yaşamaya başlar. Bu siğilller bazen de makat bölgesinde ortaya çıkar. Erkeklerde peniste, testislerde, bacak aralarında, kasıklarda bu siğiller oluşabilir. HPV den korunmak için sadece prezervatif kullanmak yeterli olmamaktadır aslında en önemli detay tek eşliliktir. HPV virüsü rahim ağzı hücrelerinde beslenen bir virüstür. Çünkü oradaki hücrelere girerek yapıyı değiştirip kanser hücrelerine dönüştürmektedir. HPV ye karşı savaş denildiğinde yapılması gereken net durum düzenli kontroldür. Smear testi ya da HPV testi yapılarak kontrol sağlanır. Ancak bu testlerin uygulanabilmesi için cinsel anlamda aktiflik ve kızlık zarının bozulmuş olması gerekmektedir.

HPV Aşısı Hangi Yaşta Uygulanabilir

HPV aşısı 12 yaştan itibaren uygulanabilir. Cinsel yaşama başlangıçtan önce sonrasında bir problem yaşamamak adına korunmak adına önerilir. HPV aşısı erkeklere ve gebelere uygulanılmaz.

HPV Aşısının Koruyuculuk Süresi

HPV aşısı uygulandıktan sonra koruyuculuğunun 5 yıl olduğu kanıtlanmıştır. Ancak aşıya rağmen kadının her sene genel kontrollerinin yapılması önerilir. Her şeye rağmen tam bir koruyuculuk etkisi de olmadığından birey hala rahim ağzı kanserine yakalanma riskindedir.

HPV vücuda girdiği an itibari ile kadınlarda dış cinsel organlara ve rahim ağzına erkeklerde penis üzerinde yerleşir. Ve genital siğiller olarak artık oluşmaya başlar ve sinsice ilerleyerek hücrelerde değişiklikler başlar. Virüs bulaşması olarak cinsel temasa parmak basılsa da vücut teması ile bile bulaşma yaşanabilmektedir. Mesela hamile bir kadında HPV virüsü varsa bu doğum sırasında bebeğe geçebilir. Virüsün sinsi ilerlemesi sebebi ile uzunca bir süre herhangi bir şikayet ya da ağrı sızı söz konusu olmaz. Bazı durumlarda virüs bağışıklık sistemi sayesinde vücuttan atılabilir bazen de hangi hastalığın geleceği belli olmaz.

1- HPV virüsü her türlü cinsel ilişki ya da cilt teması ile rahatlıkla bulaşır.

2- HPV virüsünden korunmanın yolu tek eşlilik ve aşıdır.

3- HPV virüsü cinsel hayatı erken başlamış kişilerde risk sebebidir.

4- HPV virüsü özellikle genital bölgelerde rahatlıkla yerleşir.

HPV son zamanlarda çok sıkça duyulmaya başlamış olan bir enfeksiyondur. Bunun da nedeni kadınların yıllık kontrollerini aksatmaları, erkeklerin tek eşlilikten uzak bir cinsel hayat yaşamaları sebep olarak gösterilebilinir. HPV’nin oldukça fazla türü vardır. Bazıları el ve ayaklarda siğil oluştururken bazıları da genital bölgelerde oluşur. Özellikle rahim bölgesindeki oluşumlar kansere dönüşme eğilimlidir. Virüsün vücuda girmesi ile birlikte bazen bir kaç ay sonrasında bazen de uzun seneler sonrasında var olma durumları hissedebilir. Rahim ağzı kanseri kadınlarda en sık görülen kanser tipi olup öldürücüdür. Yapılan smear testi ile rahatlıkla tespit edilebilir. Daha sonra da tedaviye başlanarak temizlenme yoluna gidilir. Eğer risk yüksekse ve kadının çocuğu varsa ya da 40 yaş ve üzerindeyse rahim alınması tek çözümdür.

Read More

Gebelikte Beslenme Alışkanlığı Nasıl Olmalı?

Anne olmak her bayanın en büyük hayallerinden biridir. Ve buda en büyük hakkıdır. Anne adayı olan bayanların hormonları tamamen değişmektedir. Bazı anne adayları çok duygusal olurken bazı anne adayları ise çok enerjik olabilir. Bu tamamen gebeliğin getirmiş olduğu hormonal değişikliklerdir. Mutlaka her anne adayında görülür. Gebeliğin bir önemli yanı ise doğru beslenme işidir. Anne adaylarının geçirecekleri bu 9 aylık süreçte en doğru beslenme hangisi ise onu tercih etmeli hem bebeğinin gelişimi hem de kendi sağlığı için doğru beslenmeye dikkat etmelidir. Doğru beslenmekten kastınız nedir? diye sorduğunuzu duyar gibiyiz. Hemen cevaplayalım. Doğru beslenme anne bireyin günlük yaşantısında vücuduna faydalı olan besinleri tercih etmesi sağlıklı gıdalar tüketmesi, abur cuburlarla öğününü atlamaması, her öğününe dikkat ederek yeterli vitaminleri almasına doğru beslenme denir. Ve bu durum gebelikte iki kat daha önemlidir. Çünkü anne adayı bebeğin zihinsel ve fiziksel gelişimini göz önünde bulundurmak zorundadır. Buda doğru tercih yaparak almış olduğu gıdalardan meyvelerden oluşur.

Anne adayı ne kadar sağlıklı beslenirse, yediklerine ne kadar dikkat ederse bebeğin gelişimi ve kilosu o kadar sağlıklı olur. Sadece bebek değil anne adayı da sağlıklı beslendiği için gebeliğin getirmiş olduğu yeterli kiloyu alır. Fazlasını almaz. Buda sağlıklı ve doğru beslendiğinin küçük bir işaretidir. Aslında en önemlisi de gebelik düşünen anne ve baba adayları planlı bir gebelik olacaksa anne adayı beslenmesine gebelikten önce de bir yön vermelidir. Sadece gebelikte değil gebelikten öncede sağlıklı ve düzgün beslenmesi anne adayının artı puanı olacaktır. Şimdi aşağıdaki konumuzda gebelikte doğru beslenme alışkanlığı nasıl olmalı ve doğru beslenmeyi nasıl alışkanlık haline getirmeliyiz bunlardan biraz bahsedelim.

Gebelikte Doğru Beslenme Nasıl Olmalı Ve Nasıl Alışkanlık Haline Getirilmeli?

Her anne adayının gebelik süresi boyunca alması gereken vitaminlere, kalsiyumlara, proteinlere, demire ve lifli gıdalara ihtiyacı vardır. Gebelik takibinizi yapan doktorunuz size gerekli vitamin ilaçları, demir ilaçları, kan yapıcı ilaçlar verse de hiçbir şey birebir alacağınız gıda ile eşit değildir. İlaçları kullanmayın demiyoruz tabiî ki de doktorunuz neyi nasıl uygun görüyorsa uygulamalısınız. Fakat nasıl olsa vitaminleri, kalsiyumları, kan yapıcı ilaçlarından alıyorum diye düşünürseniz yanlış düşünmüş olursunuz. İlaçların yanı sıra tüketmek zorunda olduğunuz gıdaları unutmamalısınız ve bu duruma bebeğinizin sağlığı ve gelişimi için çok dikkat etmelisiniz. Peki bu beslenme düzenini nasıl alışkanlık haline getirebilirsiniz yani gebelikte doğru beslenme alışkanlığını nasıl elde edersiniz gelin aşağıda sizler için hazırladığımız sadece birkaç şıklarda bunları görebilirsiniz;

  • Sık sık ve az az yemelisiniz.
  • Sabahları uyandığınızda güne kahve ile değil içerisinde haşlanmış yumurta, peynir, domates vb protein içerikli gıdalarla kahvaltı yapmalısınız.
  • Öğünlerinizi asla kaçırmamalısınız.
  • Lifli meyveler tüketmelisiniz.
  • Sabah ve akşam süt içmelisiniz.
  • Öğünlerinizi atıştırmalıklarla geçirmemeli mutlaka besin değeri zengin olan kuru bakliyatlar yada sebze yemeklerini tercih etmelisiniz.

Bunları alışkanlık haline nasıl getireceğim, benim hiç düzenli beslenme alışkanlığım yok diyorsanız; Öncelikle dünyaya getireceğiniz sizin bir parçanız olan bebeğinizin gelişimini düşünmelisiniz. Siz ne yer ne içerseniz anne karnındaki bebekte onunla besleneceğini ve siz sağlıksız gıdalar tüketirseniz bebeğinizde sağlıksız besleneceğini, siz sağlıklı, doğru ve dengeli beslenirseniz bebeğinizde böyle doğru beslenerek gelişimini güzel tamamlayacağını düşünmelisiniz. Ve daha sonra öğün atlamadan dikkatli beslenmek istiyorsanız telefonunuzun alarm saatini kurabilir, bunun size yemek saatinizin geldiğini hatırlatabilirsiniz. Yeter ki isteyin.

Read More

Doğumda Doktor Seçmenin Önemi

Anne ve baba adaylarının en büyük mutluluklarından biridir çocuk sahibi olacaklarının haberini almak. Tatlı telaşlar başlar ve doğum zamanı gelene kadar anne ve baba adaylarını büyük heyecan sarar. Bu süreç içerisinde anne ve baba adayları için en önemli olan hususlardan biri iyi bir doktor seçimi yapmaktır. İşinde uzman olan, anne ve baba adaylarını iyi bir şekilde bilgilendiren, bebeğin gerekli takiplerini yapan, kontrollerinde açıklayıcı bir doktor istemek en büyük hakkınızdır. İşinde uzman olan doktoru bulmak kimi zaman çevreden araştırmalarınızla da gerçekleşebilir. Yada gitmiş olduğunuz hastanede danışanlardan da yardım alabilirsiniz.

Bebeğinizin sağlıklı gelişimi ve sağlıklı bir doğum gerçekleştirebilmeniz için iyi bir doktor mutlaka şart. Artık eski zamanlardaki gibi gebeliğin 9 aylık sürecinin her gününü evde beklemiyorsunuz. Eski zamanlarda doktora gitmek de neymiş diye düşünen insanlar oldukça azaldı ve en doğru bir kararla kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olan doktorlar sayesinde bebeğinizin her ay gelişimini takip edebilir, neler yapmanız gerektiği konusunda tecrübe sahibi olabilirsiniz.

Doğumda doktor seçmenin önemi çok önemlidir. Çünkü sağlıklı, bilinçli, ağrısız ve korkusuz bir doğum yaşayabilmeniz tamamen işin uzmanı olan doktorunuz sayesinde olacaktır. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olan doktorunuzun size verdiği öneriler ve bilgiler sayesinde doğum günü geldiğinde gayet sağlıklı bireyler dünyaya getirebilirsiniz. Dilerseniz gelin doğumda iyi bir doktor seçimi yaparken nelere dikkat etmeliyiz aşağıdaki konumuzda inceleyip biraz daha bilgi sahibi olmanıza yardımcı olalım.

Doğumda Doktor Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

  • Seçtiğiniz doktorunuza mutlaka güven duymalısınız.
  • İşinde bilgili ve deneyimli uzman bir doktor tercih etmelisiniz.
  • Seçmiş olduğunuz doktorunuzla iyi bir iletişim kurmanız gerekir.
  • İhtiyaç duyduğunuz anda iletişim kurmakta sıkıntı yaşamayacağınız bir doktor seçmelisiniz.
  • Doğumunuzun erken olabilme ihtimalini göz önünde bulundurarak o anda hemen doktorunuza ulaşabilmek için yakın bir yerde ikamet etmelisiniz.
  • İyi bir doktor seçmek için çevrenizde araştırma yapmalısınız.
  • Doktorunuzun pozitif olmasına ve sizinle iletişiminde iyi bir enerji veren doktor seçmelisiniz.
  • Özel durumlarınızı önemseyen ve sizi anlayacak bir doktor tercih etmelisiniz.
  • Seçeceğiniz doktorun tecrübe süresi ve hastalarıyla arasındaki iletişimi nasıl olduğunu araştırarak bir tercih de bulunmalısınız.

Doğumda Doğru Doktor Tercih Etmenin Faydaları Nelerdir?

  • Kendinizi güvende hissetmenizi sağlar.
  • Doğum korkunuzu yenmenize yardımcı olur.
  • Sağlıklı ve sorunsuz bir doğum gerçekleştirmenize destek olur.
  • Ağrısız bir doğum gerçekleştirmenize yardımcı olur.
  • Pozitif bir doğum süreci yaşamanıza en büyük sebeplerden biridir.
  • Bilinçli bir gebelik yaşamanıza ve gebelik sürecindeki 9 ayda neler yapmanız gerekenleri neleri yemelisiniz neleri yememelisiniz konusunda bilgi sahibi olmanıza yardımcı olur.

Gördüğünüz üzere doğum yapacağınız doktorunuzu seçmek tamamen sizin elinizde olup doğru bir tercih sonucu sağlıklı ve sorunsuz bir doğum yaşayabilirsiniz. Sizin için hazırladığımız konumuzu dikkate alarak sizlerde sağlıklı bireyler dünyaya getirebilirsiniz.

Read More

Vajinismus Kaderiniz Olmasın 

Cinsel problemler içinde kadınların en sık karşılaştığı sorunların başında gelen vajinismus, çiftler arasındaki iletişimi de bozan bir sıkıntıdır. İlişki sırasında vajina kaslarının kasılarak birleşmeye izin vermediği bir sıkıntı olan bu hastalık, aslında çok basit yöntemlerle tedavi edilip, bir sorun olmaktan çıkabilir.  Vajinismus, kadında cinsel istek olmaması değildir. Çoğu kadın ön sevişme sırsaında kendilerini oldukça rahat hisseder. Ancak birleşme esnasında, vajina kaslraı kasılarak, bir duvar gibi panisin vajinaya girmesine izin vermez. Bazı kadınlarda ise kasılma bütün vücutta gerçekleşir.

Vajinusmus Nedenleri Nedir?

Vajinusmus, bilinçaltındaki olumsuz duygulara bağlı olarak oluşan bir hastalıktır. Şunu unutmamak gerekir ki, vajinismus bir hastalıktır ve tedavi edilebilir. Çocukluk çağındaki baskılar yüzünden vajinismus oluşabilir. Kız çocuklarına yönelik olarak çocukluk ve ergenlik dönemindeki baskılar vajinismusun kaynağı olabilir. Kızlık zarı ile ilgili korumacı tavır, cinsellik ile ilgili olumsuz yönlendirmeler bunların arasındadır. Travma sonrası bozukluk da bir başka nedendir. Düşük, tecavüz, taciz gibi travmatik olaylar sonucu vajinismus oluşabilir. Bu olaylar erken yaşlarda yaşanabileceği gibi, erişkinlik döneminde de olabilir.

Vajinismus Çeşitleri Nelerdir?

Vajinismus, yaşanma şekline ve nedenine göre sınıflandırılan bir hastalıktır:

  1. 1. Primer (Birincil) Vajinismus: Bu tipte kadın daha önce hiç cinsel ilişki yaşamamıştır. Yıllar boyunca bakire olarak yaşamını sürdürebilir. En sık görülen biçimdir.
  2. Sekonder (İkincil) Vajinismus: Sağlıklı bir cinsel yaşam sürdürürken, yaşadığı olumsuz bir olay sonucu cinsel ilişkiye giremeyen kadınlar bu grubu oluşturur. Zor bir doğum geçirmek, düşük yapmak, cinsel istismara maruz kalmak gibi nedenlerle oluşabilir.
  3. Aparoni: Cinsel ilişkiye girmeyi engelleyen bir takım sıkıntıların olması halidir.
  4. Disparoni: Ağrılı cinsel ilişki yaşama durumudur. Bu sorun vajinismus kökenli olabileceği gibi altında başka nedenler de yatabilir.
  5. Vulvar Vestibulitis Sendrom: Kızlık zarının alt bölgesinde aşırı hassasiyet nedeniyle ilişkinin ağrılı olmasıdır. İsteğe bağlı olarak lokal veya genel anestezi altında yapılan ufak bir cerrahi müdahele ile bu sorun kolaylıkla ortadan kalkar.

Vajinismus Tedavi Edilebilir

Kadınların çoğu vajinismus sorunu yaşadıklarında kendilerini eksik ve başarısız hissederler. Ancak vajinusmus bir tek kendilerini değil, birçok kadını etkileyen bir hastalıktır. En güzel kısmı da, tamamen tedavi edilebilir oluşudur. Ancak toplumsal kaygılar ve tabular nedeni ile çoğu kadın, uzman bir hekimden yardım almak yerine, sorunlarını kendileri çözmeyi dener. Oysa ki vajinismusun altında yatan neden tespit edilmedikçe, hastalığın tedavisi de mümkün değildir. Kendi başına bu sorundan kurtulmak isteyen kadınlar, zaman geçtikçe daha travmatik bir cinsellik algısına sahip olur.

Tedavi sonrası kadınlar genellikle bir daha tekrarlamamak üzere bu hastalıktan kurtulur. Tedavi planlanırken, önce muayene yapılır. Ardından çeşitli yöntemlerle tedaviye geçilir. Bunlar arasında psikoterapi en etkili olanıdır.  Vajinismus tedavisi ardından, kadın cinsellik yaşamaya başlar. Cinsel yaşam eşler arasındaki uyumun önemli bir parçasıdır. Bu sıkıntının ortadan kalkması, hem eşlerin birbirine karşı olan iletişimlerini kuvvetlendirir, hem de kadının öz güvenini arttırır.

Read More

Normal Doğum Mu Sezeryan Doğum Mu?

Anne ve baba olacağının haberini almak çiftlerin en mutlu oldukları hatta ayaklarının yerden kesildiği tarifi olmayan tatlı bir olaydır. Fakat gebelik süresi boyunca anne ve baba adaylarının kafasında sürekli soru işareti olan bir konu vardır. Bu nedir mi diyorsunuz? Hemen cevaplayalım; Normal doğum mu sezeryan doğum mu? Karar vermekte güçlük çektikleri iyi bir doktor arayışının yanı sıra doğumun nasıl gerçekleşeceğidir. Anne ve baba adayları acaba hangisi en sağlıklı acaba hangisi hem anneyi hem de bebeği yormaz, daha çabuk kendilerini toparlamasında hangisi daha iyi yardımcı olur merakı hatta düşüncesi sürekli kafalarında soru işareti olur.

İkisi De Bir Doğum Yöntemidir

Anne olacağını öğrenen çevre hemen akıl verme çabalarına girer ki bu çabalar aslında çok yanlıştır. Çevrenin etkisinde kalan anne ve baba adayı yanlış bilgi yüzünden yanlış kararlar verebilirler. Bu soruların en güzel yanıtını bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı verebilir. Her zaman için işin uzmanından destek almak, sorularınızı sağlıklı bir şekilde uzmanına sorup cevap bulmak en sağlıklı karar vermenize yardımcı olacaktır. Normal doğum ve sezeryan doğum birer doğum çeşidi olup ikisinin arasında seçim yapma çabasına düşüp birbirinden daha üstün daha iyi diye düşünülmemesi gerekir. Çünkü ikisi de bir doğum şeklidir. Hangisine ihtiyaç duyulursa o doğum şekli gerçekleşir. Buna da kadın hastalıkları ve doğum uzmanı kontroller sayesinde, gebeliğin 36 veya 37. haftasında karar verir.

Plesenta yukarı çıkmışsa bebeğin gelişimi baş gelişimi ile geliyorsa ve bebeğin kilosu 4000 kilonun altındaysa, anne adayının herhangi bir sağlık sorunu yoksa kadın hastalıkları ve doğum doktoru normal doğum önerir. Anne adayının geçerli bir sebebi yoksa kendi isteğinin olması konusunda diretmemeli doktorunu dinlemelidir. Normal doğum yapacak olan anne adayı doğum anının gelmesini beklemeye başlar. Sezeryanı doktor mecbur kaldığı zaman bebeğin kilosu çok yüksek olursa, bebeğin doğum şeklinin farklı olduğu tespit edilirse ve anne adayının herhangi bir sağlık sorunu varsa o zaman sezeryan önerilir. Her iki doğum çeşidinin avantajları ve dezavantajları vardır. Doktorlar her zaman için normal doğumu önerirler. Anne adayı hem kendini daha çabuk toparlar hem de bebeği doğduğu anda görebilir.

Normal Doğumun Avantajları Ve Dezavantajları

  • Normal doğumun en büyük avantajlarından biri doğum sırasında bebeğin akciğerlerinin iyi bir şekilde hava almasına imkan tanımasıdır.
  • Anne adaylarının normal doğumdan uzaklaşmalarının bir sebebi doğum sancılarından korkmasından kaynaklanır. Ama bu durum korkulacak kadar güç bir durum değildir.
  • Doktorunun önerileri sayesinde ağrısız bir doğum yapabilir.
  • Anne ile bebek arasındaki ilk duygusal bağ normal doğumda gerçekleşir.
  • Anne kendini 1 hafta ile 10 gün arasında toparlamış olur.

Sezeryan Doğumun Avantajları Ve Dezavantajları

Sezeryan doğum bir karın ameliyatı olup doktorun batın boşluğundan kesi yapılarak rahme inip bebeği doğurtma şeklidir. Anne baygın olacağından bebek ile ilk duygusal bağ annenin kendine gelmesinden sonra gerçekleşir. Annenin sezeryan doğumda kendi toparlama süresi normal doğuma nazaran biraz uzun sürebilir.

 

Read More

Kızlık Zarı Dikimi Yozgat

Yozgat ve çevresinde, özel hastaneler kapsamında, kızlık zarı dikimi işlemleri uygulanmaya devam ediyor. Dilediğiniz her an her yerden erişim sağlayabileceğiniz ve bu alanda destek alabileceğiniz pek çok uzman doktor mevcuttur. Ancak mutlaka bu alanda destek alacağınız kişilerin uzman doktorlar olmasına dikkat etmek gerekir. Kızlık zarının yeri ve önemi oldukça göz önündedir ve aşikardır. Kızlık zarı her kızda bulunan ve doğuştan gelen bir varlıktır. Gerek varlığı gerek kullanımı gerekse yırtılması büyük bir role sahiptir ve kızların tam olarak ham maddesidir denebilir. Özellikle de manevi açıdan büyük bir öneme sahip olan ve toplumsal açıdan oldukça büyük bir statüye konulmakta olan kızlık zarı, bazı durumlar sonucunda yırtılma ve delinmelerle neticelenebilir.

Kızlık zarının yaklaşık olarak altı farklı çeşidi mevcuttur. Esnek kızlık zarından delikli kızlık zarına, ince kızlık zarından kalın kızlık zarına, yarım ay şeklindeki kızlık zarından doğuştan yırtık olan kızlık zarına varana kadar herkeste farklı şekillerde bulunuyor. Bazen kızlık zarının yırtılması büyük bir kanamayla sonuç verebilir, ancak bazı durumlarda ise hiçbir şekilde kanama göstermeden de yırtılabilir. Bu nedenle öncelikle sağlam bir muayene olunması ve bekaret kontrolüne girilmesi gerekiyor.

Kızlık Zarı Neden Dikilir?

Bazen, özellikle de gençlik dönemlerinde, istenmeyen ilişkilere girmek oldukça normal gelir. Aynı zamanda isteyerek girilen ancak sonuçları henüz bilinmeyen ilişkiler sonucunda da kızlık zarında yırtılma meydana gelebilir. Bu durumu kapatacak olan ve tamamen kökünden bu sorunu halledebilecek olan tek şey ise elbette kızlık zarını diktirmek olacaktır. Yozgat ve bunun gibi pek çok şehirde, özel hastaneler ve uzman doktorlar tarafından bu işlemler uygulanmaya devam ediyor. Alanında uzman olan doktorlar, bu durumdan şikâyetçi olarak gelen kızları bekaret kontrolüne alırlar ve detaylı bir muayeneden geçirirler. Muayene esnasında, kızlık zarının neden yırtıldığına ve nasıl bir yapıya sahip olduğuna dair bir muayene yapılır. Bu muayene sonucunda, ne zaman ve hangi çeşit dikimin yapılacağına da karar verilir.

Kızlık zarı dikimi, tamamen yırtılan ya da yarım şekilde yırtılan kızlık zarları için gereklidir. Bazen şiddetli bir kanama sonucunda da kızlık zarının yırtıldığı zannedilebilir. Ancak bu yanlış bir alarm da olabilir. Her kanama, kızlık zarının yırtıldığını göstermez. Bu nedenle kızlık zar dikimi yapılması için de, kızlık zarının tam olarak yırtılmış olması gerekir. Eğer kızlık zarı çok daha ince ve yırtılmaya meyilli, esnek olmayan bir yapıya sahipse, dikim çok daha zor yapılabilir.

Kızlık Zarının Bozulduğu Nasıl Anlaşılır?

Kızlık zarı bazı durumlar sonucunda, ilişki dışında da delinebilir. Kızlık zarı delikli, çok delikli, esnek, bölmeli, yarı bölmeli ve benzeri şekillerde ayrılıyor. Bunlardan en çok yırtılmaya meyilli olan çeşitleri ise esnek olmayan ve deliksiz olan modellerdir. Özellikle de deliksiz olan kızlık zarları çok daha kolay bir şekilde yırtılabilir. Bu nedenle kızlık zarının bozulup bozulmadığı ya da her hangi bir sorundan ötürü yırtılıp yırtılmadığı, bir uzman tarafından yapılan muayene sonucunda anlaşılır.

Kızlık zarı, hasta doğum yapar gibi yatırılan pozisyona getirilerek dikilmeye başlanır. İki bacağı açılan hastanın vajinasına takılan malzemeler vajinayı genişleterek kızlık zarının uzman tarafından rahatlıkla görünmesini sağlar. Bunun sonucunda uzman doktor, gerekli olan tüm malzemeleri steril ettikten sonra kızlık zarını son kez kontrol eder ve dikimine başlar. Eğer kızlık zarı dikiminden sonra bir hafta boyunca dikkat edilmezse, zarın yeniden yırtılma olasılığı bir hayli yüksektir.

 

Read More
Translate »