Tüp Bebek Tedavisi Ankara

Kısırlıkta Etkili Yöntem Tüp Bebek

Normal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftlerin alternatif üretme yöntemlerini tercih etmesi gerekir. Özellikle 1 yıl boyunca korunmasız olarak cinsel ilişkiye giren çiftler, çocuk sahibi olamıyorsa kısırlıktan söz edilebilir ve bu tür durumlarda kısırlık için tedavi alınması şarttır. Farklı etkenlere bağlı olarak yaşanabilen bu durumda kişilerin iyi bir merkezden alacağı destek, sorunsuz bir şekilde hamileliğin başlamasını sağlayabilir. Bazen sebepler çok basit ve çözülebilir olduğu gibi bazen çok daha karmaşık olabilir. Sebebi her ne olursa olsun kişilerin bu konuda yapması gereken en önemli şey, iyi bir sağlık merkezinde bütün bir tedavi almaktır. Uzman tarafından yapılacak incelemeler ile birlikte kısırlık ve kısırlığa bağlı bir sorunun olup olmadığı kontrol edilir. Yapılacak kontroller sonrasında ise kişiler için uygun bir tedavi yöntemi belirlenerek çocuk sahibi olunabilmesi adına adımlar atılır.

Bu aşamada kısırlık tespit edilirse öncelikli olarak bu sorunun aşılması hedeflenir. Eğer kısırlık tamamen ortadan kaldırılamıyorsa, tüp bebek tedavi yöntemine geçiş yapılır ve böylece hamilelikteki şans daha da arttırılabilir. Türkiye genelinde pek çok merkezde sunulan bu hizmetler, kişilerin sorunsuz bir şekilde destek almasını sağladığı gibi siz de çevrenizdeki iyi merkezlerden bu konuda yardım alarak çocuk sahibi olma hayallerinizi gerçekleştirebilirsiniz.

ankara tup bebek tedavisi
tup bebek ile cocuk sahibi olma

Kısırlıkta Tüp Bebek İle Çocuk Sahibi Olunabilir Mi?

Kısır olan çoğu kişi ve çift gibi en çok merak edilen konuların başında çocuk sahibi olma ihtimalinin olup olmadığıdır. Günümüzde kısır olduğu halde tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olan pek çok çift vardır ve doğal yollarla hamile kalınmasa da tıbbi müdahaleler ile birlikte tüp bebek sayesinde çocuk sahibi olunabilir. Bu nedenle kişilerin yapacağı işlemlerde destek alması adına iyi bir merkezi tercih etmesi gerekir. Bu merkezler aracılığı ile kişilerin sağlık sorunlarını çözmesi söz konusu olduğu gibi düşük şanslarda dahi kişilerin çocuk sahibi olabilmesi mümkün olacaktır.

Görüldüğü üzere kısırlık, mevcut tıbbi hizmetler sayesinde çocuk sahibi olmada büyük bir engel değildir. Doğru tedavi ve uzmanlar ile birlikte kişiler kolay bir şekilde destek sağlayabilir. Türkiye’de çok fazla merkez olsa da kişilerin özellikle seçim aşamasında dikkat etmesi gerekir. Online olarak yapacakları araştırmalar ve incelemeler kişilerin merkez seçiminde en büyük yardımcılarından birisi olacaktır. 

Türkiye’de kısırlık ve hamileliğe engel olan diğer sorunları yaşayan çift sayısı çok fazla olduğu gibi benzer kişilerin aldığı tedavileri, sonuçların nasıl olduğunu incelemek de internet aracılığı ile mümkündür. Merkezlerin değerlendirilmesi bu tip veriler sayesinde çok daha kolay olacağı gibi doğru karar verilmesinde de büyük bir yardım sağlayacaktır.

Tüp bebek tedavisinde dikkat edilmesi gereken şeylerin başında tedavideki prosedürler önceliklidir. Öyle ki uzman hekim tarafından yapılacak kontroller ile birlikte çiftlerin neler yapması ve neler yapmaması gerektiği detaylı olarak aktarılır. Bu nedenle de çiftlerin yüksek şans oranına sahip olabilmek adına bu uyarılara dikkat ederek beslenmesinden sporuna kadar her şeyi yerine getirmesi gerekmektedir. Normal yollar ile çocuk sahibi olamayan çiftlerin bu alternatif yöntemler son şansı olacağı gibi prosedürlere uygun bir şekilde yapılacak tedavi ile bu konuda başarıya ulaşılabilir.

tup bebek tedavisi

Büyük bir özlem ile beklenen bebek için belirtildiği gibi planlara ve uyarılara dikkat etmek tüp bebek tedavilerini tekrarlamayı önceleyeceği gibi ilk denemelerde yüksek başarı ve olumlu sonucun alınmasını sağlar. Bu bakımdan tedaviye başlamadan önce çiftlerin bu konuda kararlı olması ve ilk gün itibari ile sonuca odaklanması gerekmektedir.

Ankara Tüp Bebek Fırsatı

Tüp bebek konusunda kişilerin Ankara’yı değerlendirmesi gerekir. Öyle ki bölgede binlerce kişiye hizmet veren Esra Çabuk Cömert, bu alanda kendini kanıtlamayı başarmış ve pek çok kişinin de yeni umudu olmuştur. Ankara tüp bebek konusunda akla ilk gelen seçeneklerden birisi olan Esra Çabuk Cömert’i siz de tercih edebilirsiniz.

tup bebek nasil yapilir

Tüp Bebeği En Fazla Kaç Defa Deneyebilirsiniz?

Tüp bebek tedavisi ile çiftler üzerinde yapılacak olan bir çalışma, üç deneme sonrası gebelik oranını yüzde 95 şeklinde olduğunu göstermektedir. Bu durumun dışında kalan bir grupta tedavi sayısı konusunda bir sayı verilememektedir.

Uzmanlar, 4. ya da 5. denemelerde gerçekleştirilen tüp bebek başarısının ilk üç denemeye oranla biraz düştüğü görüşündedir. Bu tedavi sürecindeki başarı oranı yapılacak olan çok denemeye bağlı bir şey değildir. Kaliteli embriyo ve çiftlerin yaşı gibi birden çok etkenler tüp bebek tedavisinde elde edilen başarı oranını kritik bir noktada etkilemektedir.

Tüp bebek tedavisinde elde edilen başarı öncelikle kadının yaşı ile alakalıdır. Normal yollar ile gebe kalamayan kadınlar için tedaviye başlama yaşı 20 ve 35 yaş arası olmalıdır.

Yumurtalık Erkenden Yaşlanır Mı?

Kadınlar belirli bir yumurta rezerviyle doğarlar. Yaş ilerlediğinde ve adet görmeye başladıklarında her ay bir tane yumurta olgunlaşmakta ve spermle buluşma umuduyla uterusa gönderilmektedir. Her ay bu böyle sürer ve 45’li yaşlara gelindiğinde son bulur. Çünkü artık yumurta rezervi tükenmiştir.

Yumurtalığın erken yaşlanması dediğimiz olay aslında her kadında azalmakta olan yumurta rezervinin beklenenden erken sona yaklaşması ve bu yaklaşmayla beraber yumurta kalitesinin düşmesidir.

Buna çeşitli faktörler sebep olabilir. İlerleyen yaş sebeplerin başında gelmekle beraber geçirilmiş hastalıklar, yumurtalığa zarar veren ilaç kullanımları, sağlıksız yaşam alışkanlıkları ve genetik faktörler gibi çeşitli sebepleri bulunmaktadır.

Herhangi bir semptom göstermemekle beraber genellikle rutin jinekolojik muayeneler sırasında fark edilirler. Bunu fark ettiğinizde gebe kalmak için çok vaktiniz yoktur.

Eğer gebe kalmayı planlıyorsanız doktorunuzla görüşmeli ve elinizi çabuk tutmalısınız çünkü yumurta rezerviniz tükendiğinde artık pek bir seçeceğiniz kalmaz.

Henüz gebelik düşünmüyorsanız doktorunuzla görüşüp planlayarak yumurtalarınızı dondurabilirsiniz.

Yumurta Dondurma İşlemi Nedir?

Yumurta dondurma işlemi erken yumurtalık yaşlanması, erken menopoz riski bulunan ve kanser tedavisi görecek kadınlara tekrar anne olma şansı sunan bir işlemdir.

Yumurtalarınız vajinal USG yardımıyla overlerinizden toplanır ve laboratuvarda vitrifikasyon yöntem ile gençliğinden ve kalitesinden ödün vermeden özenle siz gebe kalmaya karar verinceye kadar saklanır.

Gebe kalmaya karar verdiğinizde tüp bebek tedavisi ile sağlıklı bir şekilde gebe kalabilirsiniz.

yumurta dondurma nasil yapilir

Yumurta Alımı (oosit donosyonu) Nasıl Olur?

Oosit donosyonu işlemi yumurtaları olmayan veya elverişsiz olan kadınların çocuk sahibi olabilmesinin önünü açan bir yöntemdir.

Oosit donosyonu işleminde yumurta verici bir kadından alınan oosit ile baba adayının spermi birleştirilerek ede edilecek zigot anne adayının rahmine yerleştirilir. Bu yöntem sayesinde menopoza girmiş kadınlar bile çocuk sahibi olabilirler.

Oosit donosyonu işleminde yumurtanın alınacağı kişi seçimi iki yolla olabilir. İlk yol tanıdık birisinin yumurtalarının alınmasıdır fakat bu yöntem çok tercih edilmez. İkinci yol anonim bir yumurta vericisinden yumurta almaktır. Bu yolda alıcı ve verici asla bir araya getirilmezler.

Yumurtasını bağışlayan kadının fiziksel özellikleri kayıt altına alınır; genetik, viral vs. yönlerden her türlü sağlık incelemesi yapılır.

Çiftler yumurta vericisinin kayıt altına alınan fiziksel özelliklerine bakarak kendilerine uygun vericiyi seçebilirler.

Tedavide anne adayına yumurta stimülasyon işlemi yapılmaz çünkü anne adayının yumurtaları kullanılmayacaktır. Anne adayına sadece endometriyumu gebeliğe hazırlayacak tedavi uygulanır.

Vericiye ise yumurta simülasyonu uygulanır ve yumurtaları toplanır. Baba adayından alınan sperm örnekleriyle yumurtaların döllenmesi sağlandıktan sonra zigot anne adayının rahmine yerleştirilir.

yumurta alimi nasil olur

Oosit Donosyonundan Kimler Faydalanabilir?

  • Rahmi olan, ancak yumurta rezervi bitmiş

  • Overleri (yumurtalık) cerrahi olarak alınmış

  • Konjenital (doğuşsal) olarak overi olmayan

  • Genetik hastalık taşıyıcısı ve kalınma riski olan

  • Yumurta rezerv ve kalitesi gebelik için uygun olmayan

  • Genetik sebeplerden dolayı tekrarlayan düşük öyküsü bulunan kadınlar oosit donosyonu yönteminden faydalanabilirler.

  • Oosit donosyonu yöntemi sayesinde bu sorunları olan birçok çift çocuk sahibi olabilirler. Ancak bu yöntem ülkemizde yasal değildir.

Varikosel Nedir?

Varikosel testislerdeki kirli kanının drenajını sağlayan venlerin kapakçıklarındaki işlev bozukluğu sonrası ortaya çıkan varis durumudur.

Erkeklerin %15’inde görülebilir ve ağrı, kısırlık, testis küçülmesi gibi sorunlara yol açabilir.

Testislerde venöz kan biriktiği için şişlik, kabarıklık, ağrı, terleme, sıcak hissi gibi semptomlar verebilir.

Sebebi belli olmamakla birlikte infertilite ile başvuran erkeklerin %30’unda varikosel görülmektedir.

Varikosel %90 oranda sol testiste izlenmektedir. Bunun sebebi daha çok sol testisin anatomik özellikleri ile ilgilidir. Yüzde 8 oranda bilateral (iki taraflı) %2 oranında da sağ tarafta izlenir.

Tüplerin Olmaması Kısırlık Yapar Mı?

Tüp dediğimiz yapılar sağlıklı bir kadında her menstural sikusta uvulasyonla kadın üreme hücresi olan oositin ovaryumdan (yumurtalık) spermle buluşmak ve döllenmek için geçtiği yapıdır. Burada eğer başarılı bir döllenme olduysa zigot hareket ederek uterusa düşer ve burada gelişimini sürdürür. Yani anlaşılacağı üzere tüpler ovaryum ile uterus arasında bir köprü görevi görmektedir.

Eğer köprüyü kaldırırsanız oositle sperm bir araya gelemez ve döllenme olmaz .

Doğum kontrol yöntemlerinden birisi olan tüp ligasyonu (tüpleri bağlatmak) da ovaryum ile uterus arasındaki bağlantıyı kesme esasına dayanır. Tüp ligasyonu yaptıran çiftler bir daha asla doğal yollarla çocuk sahibi olamazlar. Tekrardan çocuk sahibi olabilmek için bir uzmandan yardım almaları şarttır.

Tüpler eğer tek taraflı yok ise gebelik için bir ihtimal var demektir ama sağlıklı bir kadınınki kadar yüksek değildir.

Tüpler eğer iki taraflı yok ise bu infertilite sebebidir.

Tüplerin yokluğu doğal yollarla gebe kalmaya engel olabilir ancak çiftler yardımcı üreme teknikleri ve tüp bebek tedavisi sayesinde sorunsuzca bebek sahibi olabilirler.

Varikoselin Etkileri

Varikosel testisin venöz drenajını bozduğu için testislerde sıcaklık artışına sebep olur ve zararlı metabolitlerin uzaklaştırılmasına engel olur. Bunun sonucunda varikoselli bir erkeğin spermiyogramında:

  • Sperm hücresi sayısında azalma

  • Sperm mortalitesinde (hareketliliğinde) azalma

  • Sperm morfolojisinde (şeklinde) bozukluk ortaya çıkar.

  • Varikosel teşhisi genellikle infertilite ile başvuru sonucu konulur. Ancak bazı semptomlarla erken teşhisi mümkün olabilir. Bunlar:

  • Testis üzerinde düzensizlik, şişlik, ağrı

  • Uzun süre ayakta kalma, spor ya da cinsel aktivite gibi efor gerektiren durumların ardından yaşanan ağrılar varikosele işaret ediyor olabilir.

Varikoselin tedavisi kişiden kişiye ve hastalığın derecesine göre değişmekle beraber cerrahi ya da semptomatik tedavi seçenekleri mevcuttur.

varikosel etkileri
amh testi nasil yapilir

AMH Nedir?

AMH (Anti Mülleran Hormon) kadında overin granüloza hücrelerinden salgılanan glikoprotein yapıda bir hormondur.

Bazı kadınlarda yumurta rezervi yaşına göre beklenenden düşüktür. Böyle bir düşüklüğün erkenden belirlenmesi son derece önem arz etmektedir. Belirlenemediği taktirde üretken yaşlar henüz daha bitmeden doğurganlık kaybedilebilir.

AMH yumurtaların etrafını çevreleyen hücreler tarafından salgılandığı için kadınlarda yumurta rezervinin belirlenmesindeki en önemli markerdır.

Sonuç olarak kadınlardaki AMH düzeyi yumurta rezervini yani doğurganlığı gösterir.

AMH Testi Nasıl Yapılır?

AMH testi için menstural siklusunuzun her hangi bir günüde (adet döneminde olmanız gerekmez) aç tok fark etmeksizin verecek olduğunuz kan örneği yeterlidir. Ancak AMH testi rutin testler içinde olmayıp doktorunuzdan istemeniz gerekebilir.

AMH Değeri Nasıl Yorumlanır Ve Ne İfade Eder?

AMH düzeyi hastanın yaşına göre bir referans değeriyle karşılaştırılır. Normal değerlerde olması over rezervinizde her hangi bir sıkıntı olmadığını işaret ederken referans değerinin altında olması Over rezerv düşüklüğüne ve erken menopoza işaret ediyor olabilir.

Böyle bir durum karşısında doktorunuza size sunacağı tedavileri belirleyebilmesi için çok önemli bilgiler vermektedir.

Aynı zamanda AMH düzeyi, bir kadın vücudunun IVF yöntemine nasıl tepki verdiğinin anlaşılması için de kullanılabilir.

tup bebek tedavisinde kullanilan ilaclar
tup bebek tedavisi uzun surer mi

Tüp Bebek Kaç Defa Denenebilir?

Tüp bebek tedavisi doğal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftler için bir umut kapısıdır. Bu tedavi sayesinde doğal yollarla gerçekleşme ihtimali %20-25’lerde olan gebelik oranı %90’lara çıkmaktadır.

Tüp bebek tedavisi özet olarak sperm ve yumurtanın laboratuvar şartlarında bir araya getirip döllenmesinin ardından zigotun anne rahmine yerleştirilme işlemidir. Bu tedavinin uygulanması için sağlıklı sperm ve yumurtalar gereklidir. Eğer bu hücrelerin sayısında sıkıntı yok ve çiftlerin sağlık durumu el veriyor ise tüp bebek tedavisinin uygulanma miktarının da bir sınırı yoktur.

İlk tüp bebek tedavisinde gebelik elde edemeyen çiftler hemen umutsuzluğa kapılmamalıdırlar. İkinci ve ya üçüncü denemelerinde yüksek olasılıkla istedikleri gebeliğe ve sağlıklı bir çocuğa kavuşacaklardır.

Tüp bebek tedavisi gören çiftler üzerinde yapılan bir çalışma il üç denemeden sonra %95 oranda gebeliğin başarıyla gerçekleştiğini ortaya koymaktadır. Ancak bazı uzmanlara göre 4. veye 5. tüp bebek denemelerindeki başarı oranının ilk üç denemeye göre düşmektedir.

Başarısız olunan tedaviler sonrası çiftler umutsuzluğa kapılmamalıdırlar Çünkü gerçekleşen her başarısızlık başarıya doğru atılan bir adımdır. Bu süreçte doktorunuz başarısızlığın sebebini araştırmak ve tedavi etmek amacıyla genetik tanı, suni ana rahmi oluşturma ve sperm seçme yönteminin değiştirilmesi gibi uygulamalara gidebilir.

Tüp bebek denemeleri başarısız olan çiftlerin bir sonraki denemelerinde blastokist transferi uygulanması önerilir. Normal tüp bebek denemesinde döllenmenin 3. günü günü embriyolar rahme konulurken blastokist transferinde embriyolar 5. gün rahme transfer edilir ve bu süreçte embriyoların gelişimi incelenerek en kaliteli embriyo seçilmeye çalışılır. Bu yöntem sayesinde transfer edilen embriyo anne rahmine yüksek oranda tutulur.

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar kanser yapar mı?

 Tüp bebek tedavisinde klomifen, human menopozal gonadotropinler(HMG), üriner  FSH, rekombinant FSH, gonadotropin relasing hormon agonistleri, GnRH antagonistleri, human moryonik gonadotropini, progesteron, letrazol, folik asit,kabergolin kullanılmaktadır.

 Bu ilaçlardan bazıları bulantı, kusma, baş ağrısı ateş basması, karında şişlik şikayetlerine neden olabilir.

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar doğası gereği FSH ve LH hormonlarını arttırarak östrojen ve progesteronu arttırmaktadır. Yalnız bu durum sadece kısa bir süreç içinde gerçekleştirilir. Tedavilerinizin ardından yumurtalarınız elektif koşullarda sizden alınır ve sizin için uygun olan yöntem tercih edilerek gebelik sürecinize doğru adımlar atılmış olunur.

 Verilen tedaviler sonucunda artan östrojenin kansere neden olup olmadığına dair iddialar insanların aklını karıştırmaktadır bu konuda yıllardır yapılan birçok bilimsel çalışma sonucuna göre yumurtalıkların uyarılması sırasında ortaya çıkan yüksek doz östrojen hormonunun meme kanserine yol açtığına dair bir kanıt gösterilememiştir. Ayrıca tüp bebek tedavisi hakkında yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda tüp bebek tedavisinin rahim (endometrium kanseri) veya rahim ağzı kanserine neden olduğuna dair bir kanıt yoktur.

Yalnız ailesinde veya 1. derece akrabalarında (anne ,teyze gibi) meme kanseri öyküsü olan, meme kanseri riski yüksek hastalarda veya henüz tespit edilmemiş meme kanseri olanlarda yüksek östrojen düzeyi, meme kanserini klinik olarak daha belirgin hale getirebilir .Bu durumdan ötürü risk grubuna girenlerin yıllık meme muayenelerini, meme USG ve gerekiyorsa mamografi takiplerini düzenli bir şekilde yaptırmalıdır.

 Sonuç olarak çiftlerimiz gönül rahatlığı ile tüp bebek tedavilerinden istifade edebilirler.

50 Yaşında Bir Çift Anne Baba Olabilir Mi?

Çiftlerin anne baba olabilmeleri için anne adayının yumurta rezervi ve babanın sağlıklı spermleri gereklidir.

Ne yazık ki 50’li yaşlarındaki bir kadın menopoza girmiş ve yumurta rezervi tükenmiştir, tükenmese bile kalan yumurtaların döllenme kapasiteleri düşmüş döllenseler bile oluşacak bebeğin sakat doğma ihtimali artmıştır. Erkek için böyle bir durum söz konusu değildir. Erkek vücudunda sperm üretimi uzun süre devam edebilir. Ancak erkeklerde yaş ilerledikçe üretilen sperm kalitesi de düşecektir.

Ama çiftler hemen umutsuzluğa kapılmamalıdırlar. Çünkü günümüzde mevcut olan tüp bebek tedavisi bu çitlerin bebek isteminde bir umut uşağı olabilir.

50’li yaşlardaki bir kadının yumurtaları bittiği için mecbur olarak başka bir kadından yumurta donosyonu şarttır. Erkek için ise kendisine ait spermlerinin kalitesi ölçülerek eğer spermler uygun dölleme kabiliyetine sahiplerse baba adayının kendi spermleri kullanılabilir. Aksi taktirde erkek için de sperm donosyonu gündeme gelecektir.

Ancak ülkemizde yumurta ve sperm donosyonu işlemi yasal değildir.

Anne adayının gebelik için her hangi bir sağlık sorunu (diyabet, hipertansiyon gibi) yok ve anne rahmi gebelik için uygunsa donör sperm ve yumurtalar kullanılarak tüp bebek tedavisi ile bebek sahibi olabilirler.

Tüp Bebek Tedavisi Uzun Sürer Mi?

Gebeliğin oluşmasına neden olan en temel oluşum yumurta ve spermin döllenmeyi sağlamasıdır. Bu konuda sorun yaşanması veya farklı nedenlerden kaynaklanan etmenlerin bir araya gelmesi tüp bebek olasılığını ön plana çıkarır.

Tüp bebek tedavisi gebeliğe engel olan döllenme veya bebeğin ilk aşamalarda tutunmasını sağlayan engelleri ortadan kaldıran başarılı bir örnektir. Başarılı olması için ise farklı kriterler etki eder. Bu kriterler arasında yaş, gebeliğin oluşmasına engel olan durum gibi ana etmenler kadar doktorun seçimine kadar olan tüm olasılıklar bulunur.

Bunun için başarılı olmasını sağlayan etmenler üzerinde durulmalıdır. Uzun sürmesine bu şekilde set çekilmiş olur. Tedavi birçok bileşen barındırdığından dolayı dikkatle izlenmelidir.

Tüp Bebek Tedavisinde Seçilen Protokole Göre Tedavi Süresi Değişir Mi?

Tüp bebek tedavisi hastanın durumuna bağlı olarak farklı yollar denenen bir süreçtir. Çünkü kişiye özel ve buna göre yapılan bir dizi işlem sürecini beraberinde getirir. Protokol adı verilen bu süreçlerin izlemleri de farklı olduğundan dolayı süreler de faklı gelişir. Çünkü belirlenen aşılama veya yöntemlerin her biri birbirinden farklı olacaktır. Birinde aşılama süresi farklı iken diğerinde sadece aşılama yapılması da mümkün olabilir. Sadece tüp bebek tedavisinde yaşanan bir durum değildir. Her hastalık için uygulanan süre ve tedavi farklılık gösterir. Tüp bebek konusunda da işlemden beklenen sonucu almak için farklı protokoller ve süreler gerekli olur.

Bu bölümde Tüp Bebek üzerine sıkça sorulan sorulara ve cevaplarına ulaşabilirsiniz.
Tüp Bebek Tedavisi Başarı Oranları
Tüp bebek tedavisinde başarı oranı infertilite nedenine ve yaşa göre değişir. Özellikle kadının yaşı çok önemli bir etkendir. Kadın ne kadar genç ise ve yumurtalık rezervi ne kadar iyiyse yaklaşık şansı o kadar fazladır.
38 yaşından küçük yumurta kapasitesi normal kadınlarda uygulanan ardışık 3 tüp bebek uygulaması sonrası kamültatif hamilelik oranı yüzde 80 olmaktadır. Diğer bir deyişle infertilite problemi olan 100 çiftin 80’inden fazlası art arda 3 tüp bebek tedavisi uygulaması içinde hamileliğe yakalanmaktadırlar.
Tek tüp bebek denemesi için başarı oranı kadının yaşı 35ten daha küçük ise tüm tedavi basamakları sorunsuz gitse bile yaklaşık yüzde 50 civarındadır. 35-37 yaş grubunda hamilelik oranları yüzse 40-45lere inmektedir. 38-40 yaş grubunda ise bu oran ancak yüzde 30 civarındadır. Kadın yaşı 40-42 grubunda ise başarı yüzde 20’ye 42’nin üstünde ise daha da düşük sayılara ulaşır. 45 yaş üzerinde her tüp bebek tedavisi denemesinde hamilelik şansı yüzde 5’in altındadır.
Kısır Çiftler Bebek Sahibi olabilir mi?
Tüp bebek en çok bilinen fertilite tedavisidir. Ancak doğal yollardan gebe kalmakla zorluk çeken çiftlere önerilecek daha farklı tedavi yöntemleri de mevcuttur. Hangi yöntemin önerileceği kararı yaş, daha önceden yaşanmış gebelik, ne kadar süre gebelik uğraşısı içinde olunduğu, tüplerin, yumurta kalitesinin ve sperm değerlendirmesinin sonucunda verilmektedir.
Fertilite İlaçları
Eğer fertilite problemi düzenli yumurtlamanin olmamasından kaynaklanıyor ise tablet ya da enjeksiyon şeklinde verilebilecek fertilite ilaçları sayesinde yumurta gelişimi sağlanabilmektedir.
Aşılama Tedavisi (İnseminasyon)
Bu tedavi doğurganlığın en yüksek olduğu yumurtlama döneminde spermlerin basit bir yöntemle rahim içine yerleştirilmesi ile uygulanmaktadır. Bu yöntem tüplerin sağlıklı olduğu ve nedeni açıklanamayan fertilite problemlerinde görülmektedir. Sperm sayısı ve haraketliliğinin çok düşük düzeylere inmeden azaldığı, spermin rahim ağzından geçişinin engellendiği ya da cinsel ilişkinin vajinismus, erken boşalma gibi nedenlerle gerçekleşemediği çiftlerde de etkin olarak kullanılmaktadır. Aşılama tedavisi genelde fertilite ilaçları ile birlikte uygulanmaktadır. Tedavinin başarı oranı yüzde 15 olup kadının yaşına , erkeğin sperm değerine ve tüplerin sağlık durumuna göre değişim göstermektedir.
Tüp Bebek Tedavisi
Bazı hastalıklar direkt olarak tüp bebek adayı olarak değerlendirilirler. Bunlar her 2 tüpü de tıkalı olan kadınlar ile sperm sayısı çok düşük ya da menide hiç spermi olmayan erkeklerdir. Bunun yanında belirli tedavi basamaklarını geçirmiş olmalarına rağmen gebelik elde edilemeyen çiftler ya da yaş faktörü nedeniyle vakit kaybettirilmek istenmeyen hastalar da tüp bebek tedavilerine yönlendirilirler. Tüp bebek tedavisi ilk olarak geliştirildiğinde bu tedaviyle ciddi erkek kısırlığı hastaları dışındaki hastalar tedavi edilmekteydi. 1992 yılında mikroenjeksiyon yönteminin geliştirilmesi ile ciddi erkek kısırlığı vakalarında da gebelik elde edilmesi mümkün olmaya başladı. Bu teknikle her bir yumurtanın içine özel bir mikroenjeksiyon iğnesi ile tek bir sperm enjekte edilerek dölleme sağlanabiliyor. Bu hastalarda cerrahi yolla testislerden sperm elde edilebiliyor.
Mikrodiseksiyon TESE yöntemi ile hastaların ortalama yüzde 55-60ından sperm elde edilebiliyor. Hastadan çok az sayıda sperm elde edilse bile gebelik şansı mevcuttur. Tedaviye rağmen gebelik elde edilmediğinde eğer herhangi bir anatomik bozukluk bulunmadıysa da hastalarda birtakım alternatifler düşünülebilir. Bu tekniklerin etkisi yüzde 100 kanıtlanmadıysa da tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı vakalarında alternatif olarak sunulabiliyor. Bu tekniklerin en önemlileri PGT adı verilen Preimplantasyon Genetik Tanı metodu, Endometrial Kokültür denilen rahim içi doku kültürü tekniği ve transfer sonrası kan sulandıran iğnelerin kullanılması teknikleridir.
Tüp Bebek Tedavisinde Yaş Sınırı Var Mıdır?
Yumurtalıkları çalışmayan veya yumurtalıkları kaliteli olmayan kadınlarda ne yazık ki tedaviden olumlu sonuç almak mümkün olmayabilir. Kadının yaşı tüp bebek tedavisi için çok önemlidir. Kadının yaşı 37 olduğunda hem yumurtasının kalitesi düşmekte hem de sayısı azalmaktadır. Bu yüzden kadın için en verimli doğurganlık çağı 25-34 yaşları arasındadır. Kadın doğurganlığındaki azalma 38 yaşından sonra daha da hızlanmaktadır. 38-39 yaşlarındaki hamile bir kadının düşük riski 18-34 yaşları arasındaki hamile bir kadının düşük riskinden yüzde 43 oranda daha fazladır. 40-42 yaşlarındaki kadında ise bu oran 2 katına ulaşmaktadır. 44-45 yaşlarından itibaren tüp bebekte anormali riski ya da fiziksel rahatsızlık oranı yüksek, düşük riski daha fazla olduğundan ayrıca bebeğin sosyal ihtiyaçları açısından uygun görülmediğinden uzmanlar tarafından tüp bebek tedavisi uygun görülmemektedir.
Hemen Ara
Whatsapp