Çalışma Saatleri : Pazartesi - Cuma 09:30 ile 18:30 | Cumartesi 10.00 ile 18.00

blog

Genital Bölge Beyazlatma Nasıl Yapılır?

Genital bölge kararması birçok kadının yaşadığı bir durum. İleri yaşlarda sıkça karşılaşılan bu problem her yaş grubunda görülebiliyor. Çoğunlukta temizlik ihmali sebebi ile kaynaklanan kararma kişide özgüven azalmasına, cinsel ilişkiden uzak durmaya ve psikolojik çöküntüye yol açabiliyor.

Genital Bölge Kararması Nedir?

Genital bölge, vücudun diğer bölgelerine göre bir miktar koyu renklidir. Ancak bazı durumlarda bölge çok fazla koyulaşabilir ve kişinin özellikle cinsel yaşamını etkilemeye başlar. Herhangi bir hastalık belirtisi ve tehlikesi olmayan bu sorun kadınlarda psikoloji olarak rahatsız edici hale gelebilmektedir.

Kararmanın Sebepleri

Herhangi bir hastalık habercisi olmayan ve fiziksel rahatsızlık vermeyen kararma genellikle hormonal değişimler sonucu ortaya çıkar. Östrojen hormonunun fazla salgılandığı dönemlerde; gebelik, ergenlik dönemi genital bölge kararmasına sebep olabilir. Ayrıca ilerleyen yaşlarda da kararma olabilmektedir.

Yaz aylarında ıslak mayo ile vakit geçirmek bölgenin nemli kalması sonucu kararmaya yol açabilir.

Lazerle Genital Bölge Beyazlatma

Genital bölge kararmaları için birçok krem bulunmaktadır. Kremler ile bölgede renk açma, kararmayı azaltma amaçlanır. Ancak kesin çözüm sadece lazer tedavisi ile sağlanabilmektedir. Lazer ile kremin ulaşamadığı derinin alt kısmındaki cildi koyulaştıran melanin ortadan kaldırılabilir. Bu sayede hem bölgenin beyazlatılması sağlanır hem de kararmaya sebep olan hücrelerin ortadan kaldırılması sayesinde tekrar kararma sorunu yaşanmaz.

Lazerle genital bölgede renk açma işlemi 10-15 dakikada tamamlanır. Hastanın operasyon öncesi bir hazırlık yapması gerekmekediği gibi sonrasında günlük hayatına devam edebilir. Kalıcı bir beyazlatma sağlayan bu tedavi sırasında hasta acı, ağrı hissetmez.

Genital Bölge Kararması Nasıl Önlenir?

Hormonal sebeplerin dışında genital bölgenin havasız kalması, terleme, temizlik ihmali de kararmaya sebep olur. Önlemek için;

  • Mutlaka pamuklu ve terletmeyen iç çamaşırı tercih etmeli.
  • Jilet ve lazer epilasyon yaptırmak bölgenin kararmasına sebep olabilir. Temizlik için mutlaka ağda tercih edilmelidir.

Genital bölge kararması için tedavi yöntemleri hakkında bilgi almak ve randevu için benimle iletişime geçebilirsiniz.

 

Devam

Gebelik Döneminde Dondurma Yemek Zararlı Mı?

Gebelik özellikle yaz dönemine denk geliyorsa anne adayı için dondurma yemek kaçınılmaz bir keyiftir. Diğer taraftan dondurmanın hamilelikte sorun yaratıp yaratmayacağı konusu da endişe vericidir. Gebelik esnasında dondurma yemek abartılmadan yenildiği takdirde zarar yaratmaz. Gereğinden fazla tüketim ise anne adayında aşırı kilo olarak geri dönüş yapar. Aynı şekilde dondurma bebek için de zararlı bir durum teşkil etmez. Genelde dondurma tüketiminin haftada 1-2 defa olması önerilir. Tüketilen dondurmanın kaliteli olması da önemli bir detaydır. Aynı zamanda gebelik sürecinde annede kan şekeri durumları önem taşıdığından, şeker dengesizliklerini engellemek amaçlı dondurmanın gündüz ya da yemekten 2 saat sonra yenmesi uygundur.

Hamilelerin Dondurma Tüketirken Dikkat Etmesi Gerekenler

Haftada 1 ya da 2 kez fazla porsiyonlarda olmadan tüketim yapılmalıdır. Gebelik dönemi kan şekerinin düzenli kalması ve kilo alınmaması gereken dönemdir. Dondurma en masum tatlı olarak düşünülse de kilo aldırma özelliği de vardır. Kalsiyum desteği açısından dondurma yardımcı bir besindir ancak hamile bir kadın süt ,yoğurt, peynir tüketimini de azaltmamalıdır. Dondurma kalitesi önemli bir detaydır. Güvenilir yerlerden güvenilir markalar alınmalıdır.

Dondurma Anne Karnındaki Bebeği Hasta Edebilir mi?

Dondurma soğuk tüketilen bir besindir. Ancak anne karnındaki bebeğe tüketildiği gibi aynı soğuklukta ulaşması mümkün olmadığından dondurma uygun koşullarda tüketilmediğinde annenin boğaz yollarını tahriş etmesi gibi durumları yaşatır. Onun dışında bebeğe herhangi bir etki yapmaz.

Dondurma aslında kalsiyum, enerji ve protein bakımından zengindir. Kalsiyum gebelik esnasında anne adayı için son derece gerekli bir durumdur. Kalsiyum alımı demek kemiklerin güçlenmesi demektir. Aynı zamanda bebeğin de kemik gelişimini desteklemesi demektir. Hamilelikte anne adayında kramplar, tansiyon, gebelik zehirlenmesi durumları yaşanabilir. Bu durumların engellenmesi amaçlı kalsiyum desteği dondurma ile sağlanabilir. Ana kalsiyum yiyecekleri dışında dondurma ile de destek sağlanabilir.

  • Dondurma sağlıklı ve zararsız bir tatlı kaçamaktır
  •  Dondurma yaz mevsimi gebeleri için vazgeçilmezdir.
  • Dondurmada kalsiyum miktarı anne adayı için kalsiyum alımında son derece dengeleyici özellikler taşır.
  •  Dondurma uygun porsiyonlarda tüketildiğinde yararlıdır.
  •  Dondurmanın kalitesi ve alınan yerin hijyenliği önemlidir.

Dondurma hamileler için doğru miktarlarda tüketildiğinde en zararsız tatlı olarak tanımlanabilir. Aynı zararsızlık diğer insanlar için de geçerlidir. Hamilelik dönemi özellikle tatlıya istek dönemi ile geçebilir. Kilo alımını engellemek amaçlı doktor kontrolünde olunduğu takdirde anne adayı için bu dönem sıkıntı vericidir. Tatlı her şeye yönelmek istemektedir ama yasaktır. İşte bu esnada yaz gebeliği yaşamak bir kurtarıcı durum haline gelir

Devam

Gebelikte Cilt Lekesi Neden Olur?

Gebelikte metabolizma ve hormon dengesi değişir. Hormon dengesinin değişmesi anne adayının vücudun da olumlu ve olumsuz etkilere neden olur. Hamilelikte cilt lekelerinin oluşması değişen hormonların olumsuz bir etkisidir. Hormonların etkisi ile ciltte kızarıklık, renk koyulaşması, kaşıntı ve cilt sarkmaları normaldir. Anne adayının cildinde özellikle koyu kahverengi ve kızarık lekelenmeler oluşur. Hamilelik boyunca artan östrojen hormonu cildi dış faktöre karşı korunmasız bir hale gelir. Özellikle güneş ışınları hamilelik döneminde istenmeyen cilt lekelerinin oluşumuna neden olur. Özellikle yanak ve alın bölgesinde ortaya çıkan koyu lekeler gebeliğe bağlı lekelenmelerdir. Sadece yüz bölgesinde değil vücudun her yerinde lekelenmelere gözlenebilir. Karın bölgesi, yüz bölgesi, genital bölge ve meme bölgesi hamilelikte lekelerden etkilenen bölgelerdendir.

Gebelikte Oluşan Cilt Lekeleri Nasıl Geçer?

  •  Östrojen hormonunun artması ile cilt güneş ışınlarına karşı savunmasız kalır. Bu nedenle doktorunuzun önerebileceği bebeğe zarar vermeyen güneş kremlerini düzenli kullanabilirsiniz.
  • Gebelik lekelenmeleri doğumdan sonra bir yıl gibi bir süre vücuttan kendiliğinden kaybolabilir. Kaybolmayan lekeler için doktorunuzun önerdiği leke açıcı kremler kullanabilirsiniz.
  •  Gebelikte cilt kuruması ve buna bağlı olarak kırışıklıklar ve lekelenmeler oluşabilir. Bunları önlemek için gebeliğiniz boyunca doktorunuzun önermiş olduğu nemlendiricileri ve doğal yağları kullanabilirsiniz.
  • Gebelik dönemi ve sonrasında cilt lekeleri için içeriği vitamin c olan doğal yöntemler uygulayabilirsiniz.

Gebelikte Cilt Lekelerinden Korunmak İçin Öneriler

  • Gebeliğe bağlı oluşabilecek lekelenmelerin önüne geçmek için birkaç tavsiyede bulunacak olursak;
    Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için dermatolog onaylı güneş kremleri kullanmak
  • Bol sıvı içerek ve sık sık yıkanarak cildin nemini desteklemek
  • Gebelik döneminde doktorunuzun onayladığı nemlendirici kremler ve yağlar kullanarak cildinizin nem desteğinin sağlayabilirsiniz.
  • Güneş ışığından korunmak için sık sık güneşe çıkmamaya özen gösteriniz.
  • Cildinizin temizliğini her gün düzenli ve özenli yapmaya çalışınız.
  • Cildiniz çok yağlı bir yapıya sahip ise hamilelik döneminde bu yağlanma artacaktır. Cildinizde meydana gelen fazla yağlanmaları önlemelisiniz
  • Cildinizin sağlıklı olması için dengeli ve yeterli beslenmelisiniz.
Devam

Gebelikte Diyet Yapılır Mı?

Hamilelikte anne adayı ve bebek için sağlık tehdidi olmadığı sürece diyet yapılması önerilmez. Anne olmak isteyen kadınlar gebeliğe karar verdiğinde varsa önce fazla kilolarından kurtulmalıdır. Gebeliğe fazla kilolar ile başlamak hem anne adayı hem de bebek için risklidir. Bebeğin anne karnında sağlık bir şekilde gelişmesi ve anne adayının gebeliği sorunsuz tamamlayabilmesi için yeteri kadar vitamin, mineral ve proteinlerden alması gerekir. Anne adayı ideal kilo ile gebelik dönemine girerse rahat ve sağlıklı bir gebelik dönemi geçirir. Anne adayı fazla kiloları ile gebelik dönemine girdiyse sıkı diyet yapmaktan kaçınmalıdır. Doktorunuzun önermiş olduğu dengeli beslenme ve hafif egzersizler ile birlikte gebeliğinizi sorunsuz tamamlayabilirsiniz.

Hamilelikte Dengeli Beslenme Nasıl Olmalıdır?

Fazla kilolar ile gebelik dönemine girdiyseniz kilo vermek için sıkı bir diyet yapmanız bebeğiniz için oldukça zararlıdır. Sıkı bir diyet yapmak yerine dengeli ve yeterli beslenerek gebelik döneminde fazla kilo almanızı önleyebilirsiniz. Gebelikte dengeli beslenmeniz ile ilgili önerilerde bulunacak olursak;

  • Öğünleriniz de az ve sık yemeye özen göstermelisiniz.
  • Tek yönlü beslenme yerine vitamin, protein ve mineralleri dengeli alabileceğiniz menüler tercih edin
  • Günlük üç litre su içerek kısa egzersizler yapmaya özen gösteriniz.
  • Çok yağlı ve asitli yiyeceklerden uzak durmalısınız.
  •  Fazla kilolarınız var ise doktorunuzun size ve bebeğinize zarar vermeyecek şekilde hazırlamış olduğu yemek listesine uyum sağlayabilirsiniz.

Gebelik Döneminde Sıkı Diyet Yapmanın Zararları Nelerdir?

Gebelik döneminde fazla kilolar, gestasyonel diyabet ve hipertansiyon dediğimiz rahatsızlıklar yok ise doktorunuz diyet yapmanızı önermez. Gebelikte sıkı diyet yapmak bebeğinize ve size zarar verir. Gebelikte diyet yapmanın zararlarından bahsedecek olursak;

  • Düşük doğum ağırlıklı ve anomalili bebek dünyaya getirmek
  • Zor doğum, uzamış doğum eylemi ve ölü doğum gibi istenmeyen gebelik sonlanmalarını yaşamak
  • Yeteri kadar mineral, protein ve vitamin desteği alamayan anne adayı psikolojik olarak baskı hissi yaşar.
  • Yeterli besin alamayan bebekte zeka ve gelişim geriliği görülür.

Doktorunuz önermediği sürece gebelik döneminde diyet yapmaktan uzak durmalısınız.

Devam

Hamilelikte Alkol Tüketmenin Zararları

Hamilelik sürecinde anne adayının yediği ve içtiği her şeyin bebeğe olumlu ve olumsuz etkileri vardır. Hamilelikte alkol kullanımı anne ve bebek için zararlıdır. Alkol kullanımı hamilelik boyunca ciddi ve kalıcı hasarlara neden olabilir. Anne adayı alkol kullanıyorsa gebeliğe karar verdiği zaman alkol kullanımını bırakmalıdır. Gebelik döneminde bebek ve anne adayı için en iyi olan alkolü bırakmaktır. Anne adayının alkol kullandığı fark edilirse ailesi ve doktoru tarafından alkolü bırakması için desteklenmelidir. Alkol bağımlılığı olan anne adayları desteklenerek bu durumdan kurtulması sağlanabilir.

Hamilelikte Alkol Kullanımının Bebeğe Zararları Nelerdir?

  • Hamilelikte alkol kullanımı bebeğin anne rahmindeki gelişimini bozabilir.Anne adayının alkol kullanımına bağlı olarak bebek düşük doğum ağırlığı ile dünyaya gelme riski taşır.
  • Hamilelik döneminde alkol kullanan annenin bebeği yaşamının her döneminde hastalıklara karşı daha açık olur.Bebekte zeka geriliği, gelişim geriliği ve anomaliler gözlenebilir.
  • Bebekte merkezi sinir sistemi anomalilerinin yaşanma riski artar.
  • Alkol bebeğin anne karnındaki yerinin daralmasına ve gelişim alanının kısıtlanmasına neden olur.
  • Bebekte sonraki yaşamında öğrenme güçlüğü ve gelişim bozuklukları yaşanır.

Hamilelikte Alkol Kullanımının Anne Adayına Zararları

Hamilelikte kullanılan alkolün az ya da çok kullanılması önemli değildir. Alkol miktarı ne olursa olsun hamilelik için risk içeren bir faktördür. Anne adayı için alkolün zararlarını sıralayacak olursak;
Hamileliğinde alkol kullanan anne adaylarının hamileliği düşük, ölü doğum, zor doğum ve anomalili bebek doğması gibi istenmeyen sonuçlara neden olabilir.

Hamilelik öncesinde alkol kullanan anne adaylarının bebek sahibi olma ihtimali azalır.
Alkol kullanımı annenin dengeli ve yetersiz beslenmesini bozar. Anne adayı hamilelik için gerekli enerjiyi ve besinlerini yeteri kadar alamaz.

Hamilelikte alkol kullanan anne adayları için doğum eylemi ve hamilelik süreci oldukça zorlu bir süreç olur.
Hamilelik öncesinde alkol kullanan anne adayları her geçen gün alkol kullanımını azaltırsa bebekteki ve kendindeki olumlu gelişmeleri görebilir. Alkolü bırakmak için hiçbir zaman geç değildir.

Devam

Gebelikte Uzak Durulması Gereken Yiyecekler

İnsanlar ömürlerinin uzun olması için yeme ve içmelerine dikkat etmesi gerekiyor. Bazı insanlar düzenli besin tüketirken bazıları düzensiz olarak tüketmektedir. Günümüzde teknolojinin ilerlemesi ile birçok ürünlerde katkı maddesi vardır. Bu ürünleri tüketirken dikkat etmek gerekir. Sağlıklı besinler tüketmek insan sağlığı ve gelişimi açısından önemlidir. Gebe kadınlarda kendi sağlığı ve bebeğin sağlığı açısından da sağlıklı ve düzenli beslenmesi gerekir. Her besinden eşit miktarda tüketilmesinde fayda vardır. Bazı besinleri çok tüketmek veya az tüketmek doğru olmaz. Bebeğin gelişimi açısından her besine ihtiyaç vardır. Ama bazı besinler vücut için zararlı olduğu gibi gebe hanımlar için de zararlıdır. Gazlı içecek, cips, fastfood gibi ürünler gebe hanımlar için tüketilmemesi gereken besinlerdir. Bu besinler hamilelik süresince kesinlikle tüketilmemelidir. Bebeğin bu ürünlerden etkilenmesi gelişimine etki edebilir. Bu besinler sindirme açısından zor ürünler olduğu için hamile bayanlarda mide rahatsızlıklarına yol açabilir. Daha çok düzenli sebze ve meyve tüketmek sağlık açısından önemlidir. Her meyveden eşit miktarda tüketmek doğrudur. Ürünlerin aşırı tüketimi hamileler için ciddi sorunlara neden olabilir.

Gebelikte Uzak Durulması Gereken Yiyecekler

Gebelikte güzel beslenmenin yanında tüketilmemesi gereken ürünler ve yiyecekler de vardır.
• Cips ve kızartmalar,

Kabuklu deniz ürünleri,

  • Alkollü ve gazlı içecekler,
  • Kahve ve soya ürünleri,
  • Fazla şeker içeren ürünler,

gibi yiyecek ve içeceklerden gebelik döneminde uzak durulmalıdır. Bunun yanında bazı hamile bayanlar doktora danışmadan bitki çayı tüketmektedir. Bu yanlış bir davranıştır. Doktora sorup doktorun tavsiyesi doğrultusunda bitki çayları tüketilmelidir. Doktorlar genelde hamile bayanlara neler tüketmesi gerektiğini söylemektedir. Kadınlarında gebelik döneminde ne yiyip içmesi gerektiğini bilmesinde fayda vardır.

Gebelikte Yanlış Tüketim

Gebelikte kadınların normal hayatlarında olduğu gibi yiyip içmeleri kendilerine rahatsızlık vermektedir. Bu durum kadınların günlük yaşamlarını da etkilemektedir. Kadınlar normal hayatta kullandıkları alkol gazlı içecek türü yeme içme alışkanlığın ara vermelidir. Yanlış beslenme sadece kendi rahatını kaçırmayacağı gibi bebeğin hayatını riske atabilir. Bunun sonunda düşük gibi olağanüstü olaylar meydana gelmektedir. Kadınlar gebelik süresince doktor gözetiminde beslenme alışkanlıklarına bir düzen getirmeli ve buna göre beslenmelidirler.

Devam

Gebelikte Bol Su içmenin Önemi

Her gün en az herkes 2.5 litre su tüketmesi gerektiğini biliyor. Suyun faydaları saymakla bitmez. Beynimizin %80’i sudan oluşur ve vücut susuz kaldığı takdirde, beyin ve diğer organlar fonksiyonlarını yerine en iyi şekilde getirmemeye başlar. Yorgunluk, halsizlik ve daha pek çok hastalık az su tüketmenin peşi sıra gelen bir takım olaylardır. Normal bir insanın dahi günde en az 2.5 litre su tüketmesi gerekirken, bu miktar hamilelik döneminde artış gösterir. Gebelik döneminde su tüketmek gerçek anlamda önemlidir. Hem annenin sağlığı açısından hem de bebeğin sağlıklı bir şekilde gelişimi açısından su tüketimi bu dönemde daha fazla öneme sahiptir.

Hamilelik Döneminde Bol Miktarda Su Tüketilmelidir

Hamilelik döneminde sık sık ve bol miktarlarda su tüketilmesi gerekiyor. Bu dönemde tüketilen suyun miktarı ve sıklığı daha fazla olmalıdır.  Bol su tüketimi annenin rahim kasılmalarını engeller ve erken doğum riskini en aza indirger. Aynı zamanda bu dönemde bol bol su tüketmek idrar yollarında oluşan enfeksiyonları engeller Hamile annenin bu dönemde ödem kapmamasına ve şişkinlikten uzak durmasına da yardımcı olur.

Gebelikte bol su içmenin bazı faydaları;

  • Kabızlığı önler ve bol su tüketimi anne adayının cildini daha parlak ve pürüzsüz gösterir.
  • Bol su tüketimi bu dönemde hemoroidi önler.
  • Bol su tüketimi aynı zamanda bebeğin suyunun azalmasının da önüne geçer.
  • Mide bulantısı ve mide yanması gibi sorunları da en aza çeker.

Hamilelikte Su Tüketmenin Yararları

Hamilelik dönemi boyunca aksatmadan ev ertelemeden mutlaka düzenli olarak su tüketilmesi gerekiyor. Bu dönemde anne ve bebek susuz kaldığında, kabızlık, hemoroid, bebeğin suyunda azalma, baş ağrıları, mide bulantısı ve mide yanmaları gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Aynı zamanda anne ve bebek, dehidrasyona maruz kalabilir. Bu gibi sorunlarla karşılaşmamak, bebeği daha sağlıklı ve tam zamanında doğurmak, daha güzel bir cilde ve sağlıklı doğuma sahip olmak için bol bol su tüketmeye özen gösterilmelidir. Suya meyve ve sebzeler de eklenebilir.

Özellikle vücudun terleme sebebi ile su ihtiyacının arttığı yaz dönemlerinde yanınızda bir pet şişe ile gezmek hem su tüketiminizi kontrol altında tutmanızı hem de sıkça su içmenizi sağlayacaktır.

Devam

Genital Bölge Beyazlatma Hakkında Merak Edilenler

Her kadın koltuk altı ve bikini bölgesi gibi istenmeyen kararmalardan ve kokulardan hoşlanmaz. Bu gibi durumlarda beyazlatma yöntemlerini araştırırlar. Doğal yolla veya bir uzman hekim tarafından genital bölge beyazlatma yöntemi günümüzde mevcuttur. Limon masajı ile istenmeyen karamanların önüne geçmek oldukça kolay ve bi o kadarda basit bir yöntemdir. Bir kaç damla limon sıkılarak duş esnasında yıkadıktan ve düzenli kullanımdan sonra kararmalar sona erecektir. Diğer yöntemler ise zeytinyağ, elma suyu veya siyah üzüm masajları sayesinde beyazlatma yöntemlerini rahatlıkla uygulama yapmak oldukça kolay olacaktır.

Genital Bölge Kararması Nasıl Geçer Ve Beyazlatmak Mümkün Mü?

Genital bölge kararması bayanların genetik bir durum sonucu oluşan durumlardan biridir. Bu bölgenin tamamen beyazlaması için bitkisel doğal yolla veya teknolojik çözümler günümüzde oldukça yaygındır. Teknolojik olan yöntemler diğer yöntemlere göre daha kalıcı ve kesin çözümdür. Uzun süreli beyazlatma yöntemi isteniyorsa eğer kesinlikle lazer uygulaması oldukça etkili olacaktır. Lazer tercihi teknolojik yöntemler arasında yer aldığı için bayanların daha çok tercih ettiği ve kalıcı beyazlatma yöntemleri arasında yer alır. Diğer yöntemlere göre seanslar halinde uygulanır ve kalıcı beyazlatma işlevi sayesinde rahat bir şekilde bayanlar bu yöntemi seçer.

Genital Bölge Temizliği Nasıl Yapılmalı?

Genital bölge temizliği bayanların hem hijyen hem de sağlık bakımından önem verdikleri konudur. Temizliğin iyi yapılmaması durumunda gözle görülebilen kaşıntı, yanma, batma gibi istenmeyen kokular sorun haline geliyor. Hatta enfeksiyon kapma gibi durumlarda kısırlığa kadar yol açan sorunlarla karşılamakta olası durumlara yer açıyor. Bu yüzden düzenli ve dikkatli bir şekilde genital bölge temizliği yapıldığı takdirde bu gibi problemlerin önüne geçmeyi sağlar. Şimdi vereceğimiz ip uçlarından yola çıkarak sizlerde temizliğinizi düzenli bir şekilde yapabilirsiniz:

  • Her zaman bölge kuru tutulmalıdır.
  • Pamuklu iç çamaşırlar tercih edilmelidir.
  • Vajinal duştan sakınmalıdır.
  • Genital bölge jelleri sayesinde istenmeyen kokulara son verilir.
  • Düzenli ve dengeli beslenmek çok önemlidir.
  • Genital bölge tıraşı düzenli yapılmalıdır.
  • Sigara ve alkolden uzak durulmalıdır.
  • duş aldıktan sonra iyice kurutulmalıdır. Bu yöntemler sayesinde istenmeyen kokulara ve kaşıntı gibi problemlere son verebilirsiniz. Düzenli bir şekilde temizlik her zaman sağlık açısından ve istenmeyen sorunlara karşı önlem almak için çok önemlidir.

Genital Bölge Beyazlatma Lazer Fiyatları

Günümüzde bir çok bayanın tercih ettiği lazer yöntemi oldukça yaygın olan acı hissi vermeyen ve kararmaların önüne geçip istenmeyen koku ve kaşıntıları da ortadan kaldıran kalıcı bir yöntemdir. Bu sayede kalıcı ve uzun ömürlü olduğu için bir çok bayan bu yöntemi seçer. Uzman hekim tarafından uygulanan lazer yöntemi seanslar halinde yapılır ve kararmalar son bulana kadar işleme devam edilir. Uygulama yöntemi uygulanacak olan genital bölgenin deri altına kolaylıkla girer ve kara olan bölgelerin tamamen yok olmasını sağlar. Hiç bir şekilde zararı olmayan ve kişilerin acı hissetmeden uygulanan son derece kesin tedavi yöntemidir. Seans başı fiyatlandırılan lazer yöntemi seans sonuna kadar kararmaların önüne geçiyor. Bu sayede bayanlar rahat bir şekilde temizlik ve hijyen sağlıyor. Kesin çözüm olduğu için ve uzun ömürlü olduğundan dolayı tek seansta işlem yeterli gelmez. O yüzden uzman hekimin vermiş olduğu seanslar doğrultusunda rahat bir şekilde karamanların önüne geçilir. Beyazlanan bölgeler hem temiz hem de sağlıklı bir şekilde kalacaktır. Lazer ile genital bölge beyazlatmak en etkili yöntemdir.

Devam

Erkekte Kısırlık Nasıl Anlaşılır?

Erkeklerde kısırlık sorunu gün geçtikçe artmaktadır. Bunun pek çok nedeni olabilmektedir. Bu nedenlerin başında da bilinçsizce kullanılan ilaçlar gelmektedir. Özellikle sporcuların kullandıkları ve vücutlarını geliştirmek için içtikleri ilaçlar erkeklerde kısırlığı tetiklemektedir. Aynı zamanda eroin, kokain, esrar gibi uyuşturucularda erkeklerin hormonlarını değiştirdiği ve bozduğu içinde kısırlık sorunun oluşmasına neden olmaktadır. Erkeklerde kısırlığa neden olan bir diğer etken ise ne yazık ki birçok erkeğin çok sık kullandığı sigaradır. Sigara sperm sayısı üzerinde olumsuz bir etkiye sahiptir. Sperm sayısını azaltan sigara erkekleri adım adım kısırlığa doğru itmektedir.

Erkekte Kısırlık Nedenleri 

Erkeklerde kısırlığın pek çok nedeni bulunmaktadır. Bu nedenler arasından bazıları ise şunlardır;
Hormon bozuklukları erkeklerde kısırlığa yol açmaktadır. Hormon bozukluğuna ise pek çok etken neden olmaktadır. Sigara, stres, uyuşturucu, içilen yanlış ve bilinçsiz ilaçlar bunlardan bazılarıdır.

  • Bazı kısırlık sorunları ise genetik faktörlere dayanmaktadır.
  • Erkeğin daha önce geçirmiş olduğu bazı hastalıklar da kısırlığa neden olabilmektedir. Özellikle de enfeksiyon ve iltihap içeren hastalıklar kısırlığa neden olmaktadır.
  • Erkeğin organını bazı nedenlerden dolayı travmalarla karşı karşıya kalması ve kaza gibi durumlarda kısırlığa neden olabilmektedir.
  • Radyasyon, çevresel ve bazı kimyasal etkenlerde kısırlığa neden olmaktadır.
    Kısırlığı bu ve bunun gibi pek çok nedeni bulunabilmektedir. Önemli olan sorunu kısa sürede anlamak ve çözümü için harekete geçmektir.

Erkeğin Kısır Olabileceğinin Belirtileri 

Erkeğin kısır olabileceği şüphesi ilk olarak çiftlerin bir yılı aşkın bir süredir korunmadan beraber olduğu halde bebek sahibi olmaması durumunda ortaya çıkmaktadır. Sivilce sorunları, kıllanma gibi hormon bozukluklarını işaret eden durumlarda kısırlığa işaret edebilmektedir. Bunların dışında ise kasıkta ara ara oluşan ağrı ve kramp gibi rahatsız edici durumlarda kısırlığın belirtileri arasında görülmektedir. Erkeklerde kısırlığın olabileceğini düşündüren en önemli belirtilerden biri ise meninin azalması sorunudur. Bu ve bunun gibi sorunlar ile karşı karşıya kalan erkeğin mutlaka uzman bir doktordan yardım alması gerekmektedir. Bu belirtilerin olması kesin olarak kısır olunduğunu göstermemektedir. Kesin tanı için gerekli olan test ve tetkiklerin yapılması gerekmektedir. Teknolojinin ilerlemesi ile beraber canlı hücre sperm bulunmayan hasta erkeklerde bile sperm üretilmektedir.

Erkekte Kısırlığı Anlamanın Yolları  Nelerdir?

Erkeğin kısır olduğunu anlamak için bazı testlerin yapılması ve uzman tarafından bu testlerin yorumlanması gerekmektedir. Öncelikle sperm analizi yapılmaktadır. Erkekte bulunan sperm sayısı ve spermlerin kalitesi bu test ile ortaya çıkmaktadır. Kısırlık sorunu ile doktora başvuru yapan erkeklerde ilk olarak bu test uygulanmakta daha sonra ise duruma göre farklı yollar izlenmektedir. Eğer bu test sonucunda canlı hücre bulunmamışsa, aynı zamanda yumurtalıklarda da hücreye rastlanmamışsa erkeğin kesin olarak kısır olduğu teşhisi konulmaktadır. Bu durumda erkeğin çocuk sahibi olması ancak bir mucizeye bağlıdır. Ancak eğer yapılan test ve tetkikler sonucunda canlı hücrelere rastlanmışsa ancak farklı sorun ve şikayetler buna ekleniyorsa ilaç, ameliyat gibi farklı tedavi yöntemleri ile çiftlerin çocuk sahibi olması sağlanmaktadır.

Sperm tahlili sonucunda hiç sperme rastlanmamışsa ne yapılır?

Erkekte kısırlığı anlamak için yapılan test olan sperm analizi sonrasında eğer menide hiç sperme rastlanmamışsa testisler içinde sperm aranmaktadır. Arama sonucunda eğer canlı hücreler olan spermlere rastlanırsa testis içinden bu spermler iğne yolu ile alınabilmektedir. Bu tekniğin adı ise TESA’dır. Bu yöntem sayesinde testislerin sperm üretip üretmediği anlaşılmaktadır. Yapılan işlemler sonucunda ise testislerdeki spermin durumuna göre bir tedavi yöntemi seçilmektedir.

Devam

Tüp Bebek Yöntemi Hakkında Merak Edilenler

Çiftler normal yollardan bebek sahibi olmadıklarında uzman doktorlar yardımıyla tüp bebek tedavisi ile bebek sahibi olurlar. Tüp bebek yönteminin çok eski tarihlere dayanan bir geçmişi vardır. Tüp bebek nedeni belirlenemeyen infertil de, erkek kaynaklı sorunlarda ve kadın kaynaklı kısırlık sorunları gibi durumlarda başvurulan yöntemdir. Tüp bebek süreci uzun ve dikkat isteyen bir süreçtir. Bu sürece doktorunuzun uyarılarına ve tedavisine disiplinli bir şekilde uyarsanız tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olabilirsiniz. Tüp bebek diğer yöntemlere göre gebelik şansını artırdığı için genellikle ilk tercih edilen yöntemlerdendir. Tüp bebek yöntemi sayesinde sağlıklı gebelik, anomalisiz bebek ve kontrollü bir hamilelik yaşarsınız.

Tüp Bebek Hangi Durumlarda Yapılır?

Yardımcı yöntemler uygulanıp gebelik oluşmadıysa

Sebebi bilinmeyen bir infertilite mevcut ise

Cerrahi ya da diğer nedenlerden dolayı anne adayının tüplerinde hasar oluşmuş ise

Sperm sayısı ve kalitesinde sorun olan baba adaylarında

Endometriozis olan kadınlarda

Yumurtalık rezervinde sorun var ise

Yaşanan genetik bir soruna bağlı sağlıklı bir gebelik isteniyorsa

Aile planlaması yöntemi olarak tüpleri bağlanmış ise

Sebebi belirlenmiş infertilite durumlarında tüp bebek tedavisi uygulanır.

 Tüp Bebek Tedavisi Nasıl Yapılır?

Tüp bebek tedavisi 5 aşamada yapılan bir süreçtir. İlk olarak tüp bebek tedavisinden önce infertilitenin nedeni bulunur ve buna uygun tedavi yöntemi seçilir. Tüp bebek nasıl yapılır kısaca anlatacak olursak;

  1.       Yumurtalıkların Uyarılması

Anne adayının adetinin 3. Gününde içerisinde hormon bulunan kullanıma hazır akıtma subkutan olarak anne adayına uygulanır. Yumurtalar HCG hormonu yardımı ile uyarılır ve olgunlaştırılır. Yumurtalar ultrason ile takip edilir. İçerdiği hormon normalden fazla yumurta oluşumunu sağlar. Yumurtanın uyarılması 10-12 gün arasında kişiden kişiye değişiklik gösteren bir durumdur.

  1.       Yumurta Toplanması

Yumurta uyarma işleminden sonra oluşan yumurtalar yeterli olgunluğa ulaştığında yumurta çatlatma iğnesi yapılır. Bu iğne yapıldıktan 36 saat sonra transvajinal ultrasonografi ile genel anestezi altında yaklaşık 30 dakika süren bir işlemle yumurta toplama işlemi yapılır. Yumurta toplama işleminde en önemli olan çatlatma iğnesinin vaktinde yapılmasıdır. Bu işlemde ortalama 12 adet yumurta toplanır. Bu sayı kişiden kişiye değişiklik gösterirken 40 adet yumurtaya kadar çıkabilir.

  1.       Fertilizasyon

Yumurta toplama işleminden sonra oluşan oosit hücreler laboratuar ortamında seçilmiş kaliteli spermler ile mikroenjeksiyon ya da klasik tüp bebek yöntemi ile döllendirilir. Bu sayede kaliteli ve sağlıklı embriyolar oluşur. Bu embriyolar anne rahmine transfer edilene kadar takip edilir.

  1.       Embriyo Transferi

Laboratuar ortamında oluşan embriyolar anesteziye gerek duymadan anne adayının rahmine 72 saat sonra yerleştirilir. Oluşan embriyo blastosit safhasında iken anne rahmine transfer yapılır. Bu süre embriyonun kalitesine ve sayısına göre değişiklik gösterebilir. İnce katater yardımı ile rahim içine embriyo yerleştirme işlemi yapılır.

Tüp Bebekte Gebelik Nasıl Sonlanır?

Tüp bebek tedavisinden sonra bebeğin istenilen yerde yerleşmemesi yani dış gebelik, kese oluşumu var ama bebeğin kalp atımlarının oluşmaması, kanama gibi sorunlarda yaşanabilir. Yaşanan bu komplikasyonlar normal sağlıklı bir doğumun yaşanmasını engeller. Bu sorunlar oluştuğu takdirde anne adayı takip edilerek uygun tedavi ile gebelik sonlanması yapılır. Anne adayına ilaç tedavisi başlanır. Laparoskopik olarak eğer dış gebelik varsa kese yerleştiği bölgeden alınır. Bu işlem sırasında genel anestezi uygulanır. Bir diğer yöntem olarak da kürtaj yöntemi kullanılabilir. Bu yöntem ile de gebelik sonlandırılır.

Tüp Bebek Yönteminin Riskleri

Sağlık için uygulanan her yöntem az veya çok kendi içinde risk barındırır. Tüp bebek yöntemi de içerisinde belli riskler içeren bir yöntemdir. Düşük, dış gebelik, yumurta toplama ve transfer gibi işlemlerden sonra enfeksiyon kapma, erken doğum, kanama, baskı hissine bağlı psikolojik bozukluk, düşük doğum ağırlığı, mesane problemleri, kullanılan hormonal ilaçlarına bağlı olası kanser risklerinde artma gibi çeşitli riskleri içerisinde barındırır. Doktorunuzun uyarılarını dikkate alarak ve uygun yöntem ile yapılan her tedavide bu riskler mümkün olduğu kadar en aza indirilmeye çalışılır.

Devam